14 Aralık 2010 Salı

Aman Ne Büyük Sürpriz

Bir büyük maç daha Arsenal açısından hayal kırıklığıyla bitti. Arsenal taraftarı bu olaya o kadar alıştı ki, skora doğru düzgün üzüldüklerini bile sanmıyorum. Hatta, Man Utd'a bahis yapan bir kısım sevinmiştir bile.

Wenger'e maç sonrasında, "Bir büyük maç daha hüsran" dediler. "Futbol uzmanı olan sizsiniz, bunun analizin size bırakıyorum. Ben, bugünkü maçı konuşmak için buradayım" dedi. Eh Wenger efendi soruyu görmezden geldi ya, Arsenal'in, Chelsea-Man Utd karşısındaki makus talihi de istatistiklerden siliniverdi zaten. Wenger'in görmezden geldiği ilk kronik hastalık da değil zaten bu. Arsenalliler, her şeye alıştığı gibi bu cevaplara da alıştı.

Aslında, dünkü maç Arsenal'in neden büyük maçları kaybettiğini apaçık ortaya çıkaracak bir şekilde gelişti. Sahadaki 2 takım da, sahaya futbol adına pek bir şey koyamadı. Kalitesiz maça rağmen United'ın kazanan taraf olmasının sebebi de tek bir şeyi hatasız yapmalarıydı. O tek şey de tabi ki "savunma" idi.

Biz Arsenal'in savunma yapamadığını biliyorduk da, dünkü maçtan bir istatistik vermek istiyorum izninizle. Arsenal takımının "top kazanan orta saha" oyuncusu olduğu söylenen Alex Song'un, dünkü top kazanma istatistiğine aşağıdaki grafikten bir bakalım.

Yok, grafik aslında boş değil. Gördüğünüz 3 noktacıktan mavi olanı Song'un maç boyu kazandığı tek topu gösteriyor. Peki ona orta sahada eşlik eden diğer 2 adam? Rosicky'nin kazandığı top sayısı 1, Wilshere'ın 2. Bana göre akıl almaz bir istatistik. Arsenal'in bu kadar kötü savunma yapan orta sahasına rağmen fark yememiş olması, United'ın da ne kadar kötü oynadığının bir göstergesi aslında.

Maçtan sonra eleştiriler genelde Clichy'e yöneldi ancak kendisini, orta sahada hiçbir şekilde rahatsız edilmeden kopup gelen Nani'ye karşı birebirde bıraktığınız sürece, gole davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Geçen sene aynı fikstürde Ferguson, Arsenal'i Nani ile yıkmıştı. Aradan 1 sene geçti, Ferguson yine aynı şeyi denedi, Wenger bunu yine yedi.

Arsenal, savunmayı hiç beceremese de, standartın üzerindeki pas yüzdesiyle genelde hücumda etkili olmayı başarabiliyor. Sürekli olarak kaybettikleri büyük maçlarda bile, Arsenal'i topa hakim olan, top çeviren takım olarak görüyoruz. Ancak dün akşam, takımın bu yönünden de eser yoktu. Çok iyi organize olmuş Man Utd savunması karşısında Nasri'nin, Van Der Sar'dan seken şutu hariç neredeyse hiçbir şey üretemeyen Arsenal, maç bir 90 daha oynansa, golü bırak pozisyon bile bulamayacak gibiydi.

Wenger, ikinci yarı duruma müdahale etmek için (yine 60.'ı bekledi) takımı 4-4-2'ye çevirmek istedi ancak orta sahada 5 kişiyle zorlanan Arsenal, bu dakikadan sonra hepten teslim oldu. Orta sahanın ortasında Fabregas'ın tek başına kaldığı bu dönemde kaptırılan her top United'a kontra şansı doğurdu.

Sanırım bu maç hakkında daha derinlemesine konuşmaya da pek gerek yok. Sahada hiçbir şey yapamayan Arsenal'in, çok az yapan United'a boyun eymesi beklenen bir sonuçtu zaten. 7 yenilgi alanın hiç şampiyon olamadığı Premier Lig'de, Arsenal şimdiden 5'lemiş oldu. Takım, 7-8 maçlık bir galibiyet serisine girmediği takdirde, Nisan'da yine kontağı kapatır. Bu arada Ferdinand'ın Sagna'ya attığı uçan tekmeyi görmeyen Webb'i ve United'ın kazandığı penaltıda kendinden çok eminmişçesine elle oynama hareketi yapan yan hakemi de kutlamak gerek.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder