20 Kasım 2010 Cumartesi

3 Büyük Günah

Hangisi daha acı bilmiyorum. Tottenham'ın, Emirates'e çıkıp Arsenal'i futboluyla ezerek 3-5 gol atmasını izlemek mi, yoksa Arsenal'in mükemmel oynadığı bir ilk yarının ardından, ikinci yarıda intihar edişine şahit olmak mı. Karşı takım iyi oynadığı zaman hiç olmazsa "Adamlar haketti" diyebiliyorsunuz. Ancak, takımınızın yıldız oyuncusu ve kaptanı, hakemin gözü önünde, beyinsizce bir işe imza atıp, kafayla alabileceği yükseklikteki topa elini uzatıyorsa, bu noktada kelimeler kifayetsiz kalıyor (Bir kaç tane çok sağlam küfür hariç).

Geçen hafta, Arsenal, Everton'u yendiğinde, buraya yazdığım yazıda ısrarla bir takım olumsuzluklardan bahsettim. Bunlardan birisi, takımın bu sene hortlayan bir hastalığı olan, "sabırlı olma" adı altında yaptığı, maçı rölantiye alma, yavaş oynama denemeleriydi. Bugün gördük ki, ilk yarıda ezdikleri rakiplerine karşı Arsenal'li oyuncular ikinci yarıya "rölanti" talimatıyla çıktılar ve çıkmalarıyla golü yemeleri de bir oldu. Bütün Arsenal savunmasının uyuduğu pozisyonda, Bale, maçtaki ilk olumlu hareketini yaptı ve golü attı. Tottenham'ın golü, Arsenal'i hafiften uyandırsa da, işlerin o andan itibaren yokuş aşağı gideceği belli gibiydi. Nitekim, 60-65 civarı, Chamakh'ın, Denilson'la beraber, Spurs defansını 2'ye 2 yakaladığı ve saçmalayıp topu ayağına dolaştırdığı pozisyonda, Chamakh'ın Fas'taki yedi sülalesine söven bendenize "Ya ne kızıyon öndesiniz işte" diyen kız arkadaşıma "Bak atamadık ya, şimdi adamlar cezayı kesecek" demişliğim var. Müneccim gibi adamım belki ama, Fabregas'ın Tottenham'a hediye ettiği penaltıyı, kıçımın açıkta kaldığı bir gece kabusumda bile göremezdim herhalde. Geçen sene, Diaby'nin, United adına Arsenal ağlarına astığı kafa golü geldi birden aklıma. Dedim, "Arsenal'in 3 büyük günahından birisi hortladı yine": "Baskı altında bireysel hata yapan oyuncular!"

Hortlayan 2. günah hangisi peki? "Arsenal'in B planı yok." Kahvehane terimi diyeceksiniz ancak varsa bana anlatın yahu. İşler kötü gittiğinde Arsenal takımı üzerinde yapılan taktiksel, diziliş veya anlayış değişikliğinden bahsedebilecek birisi varsa buyursun. Oyuncu değişiklikleri illa ki 60'dan sonra başlıyor ve bu değişikler, 'aksayanı al, tazesini sok'tan öteye gidemiyor. Bugün, Redknapp, ikinci yarıya 4-4-2 ile çıkarken, Wenger ne yapıyordu mesela? Clichy'nin ileri giderken bıraktığı boşluklardan iyi yararlanamayan Lennon'un yerine, aynı görevle Defoe girerken, acaba Arsenal sol kanat savunmasına herhangi bir önlem alıyor muydu? Almadığının kanıtını Tottenham'ın ilk golüne ve ya Koscielny'nin sarı kart gördüğü pozisyona bakarak görmeniz mümkün.

Arsenal'in oynadığı kabus gibi 2. yarıda, 3. büyük günah da hortlamasaydı, olmazdı zaten. Takım, klasik, duran top golünü de yedi; rahatladı. Tottenham frikik atarken, sahadaki en iri adam olan Kaboul'u, Fabregas ile savunmak kimin fikriydi bilmiyorum ama Spurs açısından bulunmaz nimet olduğu kesin. Kaboul, maç boyu hem kendi, hem de Arsenal ceza sahası içerisindeki bütün kafa toplarını aldı. Buna rağmen, Spurs frikiğinde bu adamı savunmak Arsenalli oyuncuların aklına gelmedi.

Bana göre bu maç Arsenal'in, defolu jenerasyonunun zırt dediği yer oldu. Senelerdir, "çoluk çocuk", "baskı altında dağılıyorlar" diye yerden yere vurulan takım, kendilerini eleştirenleri haklı çıkarırcasına, mükemmel bir 45 dakikanın ardından adeta darmadağın oldu. Aklıma gelen soru "İyi başlayıp 2-0 öne geçtiği maçta böylesine dağılan bir takım gerçekçi olarak Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi'ni hedefleyebilir mi?". Henüz, tamamen umudu kesmiş değilim ancak tekrar tekrar aynı filmi izlemek gerçekten kabak tadı verdi artık. Kuşkusuz ki, bu durumun tek sorumlusu, maalesef, Arsene Wenger. Eğer, Arsenal için bu sene de hüsranla biterse, kendisinin sportif direktörümsü bir konumda olduğu ve takımın gerçek bir taktisyen hoca ile sahaya çıktığı bir düzen hayal etmeye başlayacağım. (Hatta başladım bile).

1 yorum:

  1. yıllardır seviyorum ve saygı duyuyorum arsene wengere fakat artık yeter hem kupasız geçen yılların verdiği hayal kırıklığı hemde chelsea nin bu kadar aksadığı bir dönem olsa gerek kızgınım artık! yeter patron, ver parayı al kaleciyi ve defansı, koca arsenal 50-60 milyona batacak değil ya ki bir kaleci senin için 10 yıl hizmet verecek, artık değişim zamanı, seneye fabregas da gidecek o zaman ne olacak peki? hiç olmadığım kadar utandığım o anı, yere çöküp başını ellerinin arasına aldığın o anı, tüm sezon boyunca mı yaşayacağız?

    YanıtlaSil