30 Ekim 2010 Cumartesi

Panik Atak

Arsenal, Emirates'te oynadığı maçlarda genelde sabırlı bir oyun sergiler. Gol ne kadar gecikirse geciksin, Wenger'in felsefesi, karşı takımı, topa sahip olup acele etmeden paslaşarak açmak üzerinedir. Buradaki amaç, bütün maç Arsenal'in paslarını kovalamaya çalışan rakibin benzinini 60-70 dakikada bitirip, son bölümde hata yapmasını sağlamaktır. Ama tabi, Arsenal'in, sabrın dozunu biraz fazla kaçırıp, 'atamayana atarlar' kuralı tarafından cezalandırıldığı maç sayısı da az değildir.

Bugünkü maç da klasik bir cezalandırılma maçı oldu aslında. Arsenal birçok pozisyondan yararlanamadı. Rob Green, 2 tanesi insanüstü olan 5-6 çok önemli kurtarış yaptı. Arsenal, 2 kere direkten döndü derken, West Ham'ın duran toptan bir gol bulup Arsenal'e cezayı keseceğinden emindim aslında. Neyse ki, bu sefer korkulan olmadı ve Arsenal önemli bir 3 puanı zor da olsa almayı başardı. Bunu yaparken, normalde gösterdiği sabırlı performanslar yerine, oldukça panik halinde bir oyun oynaması ise maçın dikkat çeken yönüydü bana göre.

Arsenal'in bugün çok zorlanmasının sebebi aslında geçtiğimiz haftalarda bahsettiğimiz verimsizlik olayıyla yakından alakalı. West Ham karşısında, Arshavin, yine ayağına aldığı topların %40'ını (12/30) rakibe attı, en az 10 tane top kaptırdı; kaleyi bulan şutu yok ve bütün maç boyunca ceza sahası içerisine pas girişimi sayısı 1 (Arshavin'in %40'lık hatalı pas oranına en çok yaklaşan isim %17 ile Nasri). Maçın ilk 5 dakikası istekli görünen Rus'u, geri kalan 75 dakika boyunca yine gezinirken izledik, ki Arsenal golü bulmuş olsaydı, 60'da oyundan çıkan Denilson değil o olacaktı. Tüm bu istikrarlı verimsizliğe rağmen, Wenger'in Arshavin ısrarı ilginç aslında. Bu sezon 10 lig maçının tamamına ilk 11 başlayan tek Arsenal oyuncusu Arshavin.

Sol tarafta Arshavin'in etkisizliğinin ve sürekli kaptırdığı topların en çok etkilediği adam tabi ki Gael Clichy. Normal şartlarda Arsenal hücumunun Sagna ile birlikte önemli bir parçasını oluşturan Fransız'ın, Arshavin'den gelmeyen defansif yardımın etkisiyle daha muhafazakar bir oyun oynamak zorunda kaldığı aşikar. Nitekim bugün, Clichy'nin ceza sahasına yaptığı ilk ortanın dakikası 65. Aynı süre zarfında, diğer kanattaki Sagna'nın yaptığı orta sayısı ise 8. İşin ilginç olan yanı da, West Ham'ın tamamen kendi yarısına çekildiği 65'ten sonra 3 orta yapan Clichy'nin golün de asistini yapan adam olması ve bu asistin Arshavin sahayı terkettikten sonra gelmesi.

Bugün, Arsenal'in sol tarafı gibi orta sahasının göbeği de bayağı bir zorlandı. Bunda Fabregas'ın fizik olarak hazır olmayışının etkisi büyük bence. Parker tarafından maç boyu kovalanan Cesc'in, rakibin fiziksel oyunu karşısında zaman zaman zorlanması, öldürücü pası bir türlü üretememesinin en büyük sebebiydi. Tabi ki, Scott Parker'ın sertliğini bütün maç cezalandırmayan hakemi de tebrik etmek gerekir. Bu arada, UEFA hakem sayısını arttırmaya çalışadursun, bugün West Ham'lı Costa, 4. hakemin 1 metre önünde Chamakh'a kasti bir dirsek koydu ama kimse oralı olmadı. Adamlar işlevsiz olduğu sürece, sahanın kenarına, her 30cm'ye bir hakem koysan ne olur koymasan ne olur.

Yazının başında dediğim gibi, Arsenal bugün verimsizliğinin cezasını ağır ödeyebilirdi. Bu noktada, özellikle ilk yarıda 70 metrede pres yapan ve hücuma da etkili çıkan West Ham'ın mücadelesini kutlamak gerek. Ancak, ilk yarıdaki bu mücadele, 2 yarıda tamamen kendi yarı sahalarına hapsolmalarına neden oldu ki, ikinci 45 dakika Arsenal kalesine neredeyse hiç gelemediler.

Bu noktada, Wenger'i de biraz eleştirmek istiyorum müsadenizle. Bilmiyorum bir yerde istatistiği var mıdır, ancak Wenger, dakika 60'ı bulmadan oyuncu değiştirmiyor arkadaş. Bugün, ikinci yarının başlama düdüğüyle beraber, hem Emirates tribünleri hem de ben; Walcott, Walcott diye bağrındık ama Arsene abim, yine 65'e kadar kasmayı tercih etti. Bir maçta da ilk yarıda berbat oynayan bir oyuncunun, soyunma odasından geri çıkmadığını göreyim yahu. Hani, Arsenal'li oyunculardan birisi kafayı yeyip, bütün maç kendi kalesine şut denese, Wenger yine 65 dakika izler bence. Durum öyle vahim.

Neyse, sonuç olarak, hücumun aksayan yerleri ve gereksiz panik havası hariç klasik bir Arsenal performansı izlediğimizi söyleyebiliriz. Robert Green, gününde olmasa, Arsenal aksamasına rağmen sahadan 5-0 ile ayrılacaktı. Tabi ki bugün, sahadaki oyun ve gol sayısından çok, 3 puanı almak önemliydi. Nitekim, takım, Kasım ayında, 5'i deplasmanda, 8 maçın oynayacak ve bugün kaybedilecek puanlar, sezonun en kritik ayına pek de iyi bir başlangıç olmayacaktı.

2 yorum:

  1. oyuncu değiştirme konusunda kasıntı olan biri varsa o da sir'dür. yetmiş olmadan sahaya kimseyi adım attırmıyor. yaşla bağlantılı olabilir bilemiyorum.
    o değil de bu arshavin'in liverpool'dan aldığı dörtlük kredi hiç bitecek mi acaba? adam sırf zarar ziyan resmen.

    YanıtlaSil
  2. arshavin son zamanlarda iyi değil ama genel olarak iyidir. arshavinin nerdeyse 2 sezon kredisi var liverpool maçından kalan. şurda kaldı nerdeyse yarım sezon ki ben kendisini senin kadar kötü ve yararsız bulmuyorum açıkçası bigboned. walcott ise bence 11 başlamalı artık. 70 gibi de rosicky veyahut arshavinle değiştirebilir.

    YanıtlaSil