11 Ekim 2010 Pazartesi

Cumaya -3 Mü?

Milli takım arası sağolsun, gündem yine ölü. Bizim memlekette, basın habersiz günleri Arda'nın sakatlığı ve Mesut'un sevinciyle geçiştirmeye çalışırken, İngiltere'de haftanın konusu Liverpool.

Burada da uzun uzun bahsettik aslında ama, Liverpool'un içinde bulunduğu durum geçen hafta bahsettiğimizden biraz daha karamsar bir hal aldı. Bank of Scotland'ın, kulübe verdiği süre Cuma günü doluyor ve Gillette ve Hicks, Liverpool'un New England Sports Ventures'a satışını engellemek için ellerinden geleni ardına koymacak gibi.

Yankilerin, satışı durdurmak için önünde iki yol var. Bunlardan birincisi, Çarşamba günü görülmesi beklenen duruşmada, Hicks ve Gillette'in, geçen hafta aldıkları Liverpool yönetim kurulunu fesh etme kararının, mahkeme tarafından onaylanması. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi halinde, John W. Henry ile Liverpool'un fesh edilmiş yönetimi anlaşmış olacak ve NESV'in yeni yönetimle tekrar masaya oturması gerekecek. NESV'in Liverpool için £300m ödemeye hazır olduğunu, Hicks'in ise £600 istediğini göz önüne alırsanız tarafların anlaşmasının biraz zor olduğunu anlarsınız.

Çarşamba günü, mahkeme, yankilerin fesih kararını geçersiz bulsa bile, Hicks ve Gillette için herşey bitmiş anlamına gelmiyor. Amerikalılar, eğer mahkemeyi satışın adil bir bedelden yapılmadığına ikna ederlerse, yine istediklerini elde edebilir ve Liverpool yönetimi ve NESV arasındaki anlaşmayı rafa kaldırabilirler.

Peki, kimsenin düşünmek bile istemediği bu ihtimal gerçekleşirse ne olacak?

Kısaca söylemek gerekirse, Gillette ve Hicks efendiler, Cuma'ya kadar 237 milyon pound bulmak zorunda kalacaklar.

Kendilerine bu kadar parayı kim verir? Köydeki analarına telgraf çekseler, kadıncağız yastık altındakileri çıkarıp yollar mı bilmiyorum. Ancak, bu para bulunamadığı takdirde, Liverpool için zaten kötü giden işler, iyice arap saçına dönecek.

Alacaklı, Bank of Scotland, büyük ihtimalle, kulübü kayyum yönetimi altına sokacak. Kayyum da, kulübün tepesine bir mali müşavirin oturup, kulübün ne kadar geliri varsa alacaklılara paylaştırması, o da yetmezse varlıkların satışına gidip, kulübün tamamen likidite olmasına kadar gidebilecek bir süreci başlatması anlamına geliyor. Kayyum belki iflas demek değil ve bu yönetimin altından kalkmış spor kulüpleri var. Hatta, yıllardır kayyum altında hayatını sürdüren dünyaca ünlü global şirketler bile var.

Liverpool'un durumuna bakarsak, sahadaki başarısız sonuçların, kulübün elini zayıflattığını görüyoruz. An itibariyle, kulüp, elde ettiği gelirlerle, borçlarının ancak faizlerini ödeyebiliyor. Gelir akışının yetersizliği demek ise, kayyumun varlık satışına gitmek zorunda kalacağı anlamına geliyor ki, bu da Torres, Gerrard ve Reina'nın, Ocak'ta elden çıkarılmasına neden olabilir.

Kayyumun Liverpool açısından belki de tek olumlu yanı, kulübün öyle yada böyle Hicks ve Gillette'in elinden çıkmasına neden olacak olması. Anlayacağınız, NESV bundan 1 ay sonra gelip, kayyum yönetimi altındaki kulübü yine satın alabilirler ancak teklifleri, sanırım şu ankinin yarısı kadar filan olur.

Geçen sene Portsmouth örneğinde de gördük ki, İngiltere Futbol Federasyonuna bağlı bir kulüp, kayyum altına girdiği anda 9 puan ceza alıyor. Bu kuralın olası bir uygulaması ise şu anda 6 puanla 18'inci durumdaki Liverpool'u, -3 puanla ligin dibine yolluyor. Bu, kulübün Şampiyonlar Ligi hayallerini daha 7. hafta kaybetmesi anlamına geliyor ki, Liverpool'un küme düşmeme mücadelesi vermek zorunda kalabileceğini iddia eden aklı başında spor yazarları bile var.

£230m borcu olan, ligin dibine negatif puanla demirlemiş ve kayyum yönetimi altındaki bir kulübü kim satın alır peki?

Kim satın alır bilmiyorum da, kulübün talibinin bu satışı yok pahasına kapatmaya çalışacağı kesin gibi. Ben deyim, 150 siz deyin 200..

Çok karamsar bir tablo çizmiş gibi görünsem de, Çarşamba günü mahkemeden çıkacak karara göre tüm bu yazdıklarım Liverpool için yüzleşilmesi gereken gerçekler haline dönüşebilir. Liverpool, harbiden de büyük bir camia olduğunu kanıtlayıp bütün bu yükün altından kalkmayı başarabilir ya da bir başka büyük camia Leeds gibi çok zor günler de yaşayabilir. Kesin olan, tüm bu olaylara neden olan yankilere olan nefretin inanılmaz boyutlara ulaşacak olması. Daha şimdiden, bir takım Liverpool forumlarında "Gillette ve Hicks, Liverpool sokaklarında rahat yürüyememeli" temalı kampanyalar mevcut. İşler daha da kötüye gittiği takdirde, yanki biladerlerin İngiltere topraklarına bir daha ayak basması bile zor olur sanırım.

1 yorum:

  1. liverpool batsın hayatımıza biraz heyecan gelsin :)

    YanıtlaSil