9 Eylül 2010 Perşembe

Sezon Açılışı

Hem Van Persie hem de Walcott sakatlandığına göre, Arsenal, sezonu resmi olarak açmış demektir. Önümüzdeki 6 hafta boyunca her iki oyuncu da yok ve insan kendi kendine sormadan edemiyor: "Acaba bu oyuncular için vakit geldi mi?"

Hem Theo'nun hem de RVP'nin çok yetenekli olduğu tartışma götürmez. Her ikisi de tek başlarına maç kazandıracak kapasitede adamlar. Ancak, bir başka ortak özellikleri de Arsenal kadrosuna girdikleri günden beri 5-6 ay düzenli forma giymeyi başaramamış olmaları. Ne RVP takımı bir sezon götürebildi, ne de Walcott sakatlıklardan sıyrılıp beklenen patlamayı yapabildi.

Arsenal, son 5 senedir şampiyonluğu bir şekilde kaçırıyor ve her sezon sonunda geriye dönüp baktığımızda "Ah ulan sakatlıklar olmasaydı" diye sayıklarken buluyoruz kendimizi. Bu keşkelerin senelerdir baş kahramanı olan RVP ve Walcott'un kredisi acaba bir yerde bitmeli mi? Yoksa bu iki oyuncu da kaybettikten sonra başka yerlerde patlamalarını izlemek için fazlasıyla değerli mi?

Tabi ki bu kararı verecek kişi Arsene Wenger, ancak bana göre RVP'nin kredisi artık tükendi, kalmadı, bitti. Yok, denedik olmadı ve "Thanks for all the fish" Robinciğim. Hayır, kendisinin geliş gidişleri sanırım uzun süreli bir sakatlığa nazaran daha sinir bozucu bir hal aldı. Hani Hargreaves'in 17 yıldır süren sakatlığı bile böyle asap bozmamıştır. Hiç olmazsa Ferguson, sezonunun planını kendisine güvenerek yapmıyor. Önümüzdeki 150 sene içerisinde, tıp yeterine ilerleyip Hargreaves'in tedavisini bulunca, Ferguson'a bonus olacak adam. Wenger, geçen sene eşeği tamamen RVP'ye bağladı ve bunun faturasını pahalıya ödedi. Hadi bu sene Chamakh var diyelim ama ona bir şey olursa, Bendtner'in de sakatlığında yine forvetsiz kalacak takım. Ben Van Persie'nin takımdan ayrıldığını görmek istemem, çünkü bana göre kendisi bu sene üzerine geçirdiği 10 numaralı formaya yakışacak özellikleri üzerinde toplayan bir isim. Ama kendisi gösterip de vermeyen sevgili gibi be arkadaş. Biz büyüdük, dünya kirlendi, RVP hala gol kralı olacak.

Walcott'un da RVP gibi kredisini tükettiğini söylemek biraz yanlış olabilir. Nitekim kendisi hala çok genç. Onu bu aşamada kaybetmek, Wenger için gerçekten büyük bir risk olur. Theo, gidip Tottenham'da filan patlarsa, Arsenal'lilerin canı, küçük parmaklarını sehpanın ayağına çarpmışcasına acır. Bu ihtimalin korkusuyla, Walcott'a ne kadar daha sabredilir orasını pek bilmiyorum. Tahminim, kendisinin Arsenal kapısından RVP'den çok sonra çıkacağı.

Bu sakatlıklar, Arsenal'in canını bir başka yakıyor çünkü kulüp kendi çapında bir 'salary cap' politikası yürütmekte. Yani kapıdan birileri çıkmadan, başkaları giremiyor. Sürekli sakat olup hiçbir fayda alınamayan adamlar RVP ve Theo gibi yüksek ücretli oyuncular olunca, bir nevi Arsenal'in kapısı da yeni ve 'sağlam' yıldızlara kapanmış oluyor. Biz de her sene başında Wenger'in, Walcott ve Van Persie'nin nasıl patlama yapacağı konusunda anlattığı hikayelere inanmak zorunda kalıyoruz. Bilmiyorum, belki acımasız olacak ancak senelerdir Arsenal'in şampiyon olmasını engelleyen sorunlara neşter vurma vakti geldiyse, neşteri ilk yiyen her zamanki gibi RVP olmalı gibi geliyor bana.

3 yorum:

  1. böyle her sene bi umutla van persie'yi 11'lere falan yazıp takım üstüne düşünüyoruz ya... yazık ya bize.

    YanıtlaSil
  2. van persie olmaz chamakh olur, bendtner olur hiç olmadı vela olur yahu.

    ama rvp'yi satmaz wenger. walcottu öldürsen satmaz zaten. tek ihtimal bu oyuncuların yedeklerinin onlar kadar performans göstermesi.

    o değil de wenger gene köpürür fifaya bence. geçen sezon rvp italya maçında sakatlanmıştı bu sezon da walcott gitti. bence fifa kulüp takımlarına sakatlıklarda ödeme yapmalı.

    YanıtlaSil
  3. federasyonlar dune kadar tedavi masraflarini bile odemiyordu.. gerci odeseler ne farkeder, arsenal'e kaybedilen premier lig puanlari olarak odemeyeceklerse i$ i$ten gecmi$ oluyor biraz..

    YanıtlaSil