1 Eylül 2010 Çarşamba

No News is Bad News

_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________ _____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________
_____________________________________________________________________

Buyrun boşluk bıraktım. Arsene Wenger için aklınıza gelen ne kadar övgü varsa yazın, hepsinin altına imza atarım. Hatta sizin aklınıza gelmeyen övgüleri de ben yazarım. Ama gün öyle bir gündür ki, tüm bunları bir kenara koymak gerekir.

Bugün Arsene Wenger, çok inandığı ve üzerinde yıllarca emek harcadığı takımının bir sezonunu, göz göre göre riske attı. Geçen sezon yaşanan skandallar daha dün gibi hafızadayken, koca transfer dönemi boyunca bir kaleci bulamadı; ilgilendiği tek kaleciyi de alamadı.

Anlamaya çalışıyorum, inanın ki başaramıyorum. Dünyanın en çok kar eden kulüplerinden birisi nasıl olur da Almunia/Fabianski ikilisine mahkum bırakılır gerçekten inanmak mümkün değil. Hadi Almunia'yı geçtim, ona bir şey olması durumunda, bırakın Arsenal'in kalesini, kulübün arka bahçesinde ekili mısırları bile koruyamayacak durumda olan Fabianski'nin kaleye geçmesi riskini nasıl alabilir bir teknik direktör.

Koca transfer döneminde Arsenal, en büyük sorunu olan kaleci mevkii için sadece 1 kaleciye 3 resmi teklif yaptı. Haziran'da Scwarzer'a 2 milyon pound teklif eden Wenger, transfer tarihinin en garip işlerinden birine imza atarak, Ağustos başında Fulham'a yine £2m'lik teklifle gitti. Hatta bu tekliften sonra Mark Hughes, "Arsenal yine aynı teklifi yaptı, anlamadık" gibisinden bir açıklama yaptı. Herkes Arsenal'in teklifini yükseltip transferi bitireceğinden emindi. Schwarzer, kulübe ayrılmak istediğini bildirdi ve kadro dışı bırakıldı. Fulham onun alternatifini aramaya başladı. Almunia, gelecek planları yapmaya başladı. Ama gel gelelim Wenger, teklifini £3m'a çıkardı ve oradan öteye hiçbir adım atmadı. Yani 1-2 milyon pounda kıymamak uğruna, takımı 2011 yılına yarım kaleciyle soktu.

Geçen sezonki rezillikten sonra, Arsenal taraftarının Wenger'den beklentisi, takımın kaleci sorununa kökten bir çözüm bulmasıydı. Yani 10-15 milyona kıyıp, Neuer, Stekelenburg, Lloris bir isimle anlaşıp, bu konuyu uzun bir süreliğine kapatmasıydı. Schwarzer ismi ortaya atıldığında genel tepki, "en azından elimizdekilerden iyi ve tecrübeli, varsın gelsin" şeklinde oldu. Kısa süreli bir çözüm olsa da, herkes Avustralyalıya razıydı. Zaten Fulham'ın, seneye kontratı bitecek olan 37 yaşındaki kalecisinden para kazanmak için de son şansıydı. Transferin bitmemesi için ortada hiçbir neden yoktu.

Gerçekten büyük hayal kırıklığı... Bana göre bir saplantı, bir inattan başka da hiçbir şey değil bu. Wenger'in, Arsenal için yıllarca harcadığı mesai, an itibariyle umrumda değil. Takım, sezon sonunda bir başka şerefli ikinciliğe daha imza atacak ve biz burada, "acaba iyi bir kaleciyle olur muydu?" diye çene yoracağız. Wenger teklifini £2m daha yukarı çekse iş tamamdı. Bakalım bu cepte kalan £2m, bu sene Arsenal'in başına ne işler açacak.

Koskoca kulüpte de, Wenger'e "Abi bir kaleci al" diyecek tek bir yöneticinin de olmaması ayrı bir tartışma konusu. Biz, bizim yöneticilere kızıyoruz ama acaba teknik direktörün 'tek adam' olduğu sistemler de kusursuz mu? Buyrun siz karar verin.

3 yorum:

  1. Kaleci pek problem olmaz gibi geliyor bana. Almunia idare eder bir kaleci. Fabianski felaketinden önce de, Mannone ve diğer adının söylenmesi zor olan Polonyalı kaleci var.

    Bence asıl sorun Song'un yedeği olabilecek oyuncuda. Diaby, Denilson falan ön libero değil. Frimpong sezonu kapattı. Eastmond ve Nordtveit var ön libero oynayabilen ancak onların asıl mevkileri de ön libero değil. 32-33 yaşında bir adam alınmalıydı veya birileri kiralanmalıydı bence.

    YanıtlaSil
  2. valla bu yazıya da ben koşulsuz imza atarım. fakat wenger'in emeğini de boşa sayamam. wenger kaleci, iyi bir centre back[squlliaci iyi ama yetmez, sakatlıklar dün gibi aklımda] sağlam bir dmf[songa bi şey olmasın diye dua etcez başka yolu yok] alsaydı kıvama gelmiş bu kadro hem şampiyonlar liginde, hem de ligde müthiş işler yapardı hele ki van persie'nin yedeği gelmişken. ama şu durumdan anladığım hedef yine ligde ilk 4 olursa ilk 2, şampiyonlar liginde çeyrek final olursa bir yarı final. domestic kupaları yine es geçer tahminim wenger.

    son ana kadar kaleci alınmasını bekledim mi, anasayfayı f5 manyağı yaptım dün saat 6'da, evet yaptım. ama geçen sene devre arasında forvet transferi yapmadığı zaman sinirlendiğim kadar sinirlenemiyorum şu duruma. geçen sezon deplasmandaki tottenham maçını alsaydık ki alıyorduk da her şey çok farklı olacaktı diye düşünmek bazen insanı çıldırtıyor.

    bu sene yine güzel futbol, yine gençlerden patlamalar göreceğiz ama benim içimde kupa kazanacağımıza dair bir his yok hiç. bari carling cup falan kazan wenger ya. teselli olur aq. olsun sinirlensem de wengere, seviyorum yine de aq.

    "in wenger i doubt"

    YanıtlaSil
  3. kalecinin 'idare eder' olduguna katiliyorum.. ancak 'idare eden' kaleciyle de ne kazanilir onu bilmiyorum.. arsenal'in hic bir sey kazanamadigi son 6 senede kaleci mevkiinde hep idare etmesi de tesaduf olmasa gerek..

    YanıtlaSil