30 Eylül 2010 Perşembe

FM Gerçek Oluyor

Transferin son dakikası futbol sezonunun en uzun 60 saniyesidir sanırım. O son dakika hangi dakikadır, kimin saatine göredir, TRT'nin saatine göre ayarlasak geç kalır mıyız hiç bilmem.

Sanırım FIFA'dakilerin de benim gibi bu konuda kafası karışık olsa gerek ki, yarından itibaren bu konuyu kökünden çözecek bir sistemi yürürlüğe sokuyorlar. 2008'den beri 18 ülkede test edilen ve olumlu sonuçlar alınan "Transfer Matching System (TMS)", artık FIFA'ya bağlı tüm federasyonlar için zorunlu hale geliyor.

Sistem aslında oldukça basit. FM'in gerçek dünyaya uyarlanmış halini anımsatan TMS, transferin taraflarının, alışverişin tüm detaylarını girdiği bir programdan ibaret. Bu girdiler arasında, oyuncunun ve kulüplerin detayları, transfer bedeli ve ödemenin hangi banka hesapları arasında, ne zaman gerçekleşeceğinin bilgileri, oyuncu için diğer kulüplere ödenen bedeller ve yine oyuncunun bonservisinin sahibi olan tüm kurumların isimleri var. Transferin, FIFA tarafından onaylanması için mecburi olan 30'dan fazla detay sisteme aktarıldığı anda alışveriş gerçekleşmiş oluyor. Sistemin merkezi saati tarafından tutulan "transfer penceresi" kapandığı anda ise TMS kendini kapatıyor ve bu dakikadan sonra yapılan hiç bir işlem geçerlilik kazanmıyor.

TMS'i önemli yapan aslında bu transferin son dakikası meselesi değil. FIFA'nın bu sistemden elde etmeyi planladı en büyük fayda, "şeffaflık". Öyle ki, her transferde sisteme girilmesi mecburi olan 30 küsür madde arasında, tek bir tanesinin bile doğruyu yansıtmadığı anlaşılırsa, FIFA'nın, transferi iptal etme yetkisi olacak. Bu şeffaflıkla, ilk etapta, Kakuta ve Tevez transferlerinde yaşanan kaosun önüne geçmeyi planlayan FIFA, uzun vadede, Avrupa futbolunun kronik sorunları olan kara para aklama ve vergi kaçakçılığı gibi meseleleri de çözmeyi planlıyor.

Bizim memleketin trilyonerlerinin neden kulüp başkanı olmaya pek bir meraklı olduğunu anlayamayanlar, büyük ihtimal kara para aklama ve vergi kaçırma kavramlarından bihaberdir. Biz zannediyoruz ki, bu zengin amcalar, takım sevgisinden ve ya babalarının hayrına, milyonlarca euroyu gömüyorlar bizim futbol kulüplerine. Elimde belge olmadığı için kimseyi burda töhmet altında bırakmak istemem, ancak Avrupa'nın neresine giderseniz gidin benzer tezgahların, futbol endüstrisinin yumuşak karnı olan transferler üzerine kurulduğunu görebilirsiniz.

Blatter, TMS'den pek bir umutlu. "Devrim diyor", "Şeffaflık" diyor. Önce TMS, sonra 2014'teki FFP'nin uygulamaya girmesinden sonra, Avrupa futbolunda bir şeylerin değişeceği ve bu değişimden en çok etkilenen ülkelerden birinin de Türkiye olacağı açık. Ha bu değişim, "Para babası başkan" dönemini tamamen kapatır mı? Zannetmiyorum. Ama TMS ve FFP, bugün "kara para aklama" olayının önüne geçmeyi başarsın, yarın, Türk futbolu yepyeni bir sabaha uyanır. Kurumsal bir sabaha, aydınlık bir geleceğe.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder