16 Eylül 2010 Perşembe

Bra6a

"Aman efendim rakip Braga, ne olacak yani?"...

İngiliz ulemasının maç hakkındaki sonucu bu. Bu yorum sahibinin cehaletini ortaya sermekten başka bir işe yaramıyor, çünkü biz biliyoruz ki Braga, son 1,5 yılın Avrupa'daki en çok gelişme kaydeden takımlarından biri. Geçen sene Portekiz ligini Benfica'yı son 3-4 haftaya kadar kovalayarak 2. bitiren, bu sene de Şampiyonlar Ligi'ne Sevilla'yı eleyerek gelmiş bir takım. Çok abartmak da istemiyorum tabi ki ama yine de sahaya çıkmadan 3 puanı alabileceğiniz bir takım olmadığı aşikar sanırım.

Braga'yı küçümsemek istemiyorum, çünkü bunu yapmak Arsenal'in sahada oynadığı futbola haksızlık olacak. Maç boyunca, her zamanki organize görüntüsüne ek olarak, 3. bölgede de çok efektif görünen takım, Arshavin'in ilk yarıda yaptığı yüzlerce top kaybı olmasa rakibe pozisyon da vermeyecekti.

Takımın performansındaki başrolü oynayan adam tabi ki kaptan Fabregas. 2 gol, 2 asist yapan ve penaltı pozisyonunun da pasını veren Cesc, hem Bolton maçında hem de dün akşam öylesine bir oyun oynadı ki, bu sezon için heyecan yapmayayım diyen bendenizi bile yerinde hop hop hoplattı. 3 vakte kadar kendisinin Xavi'ye dönüşümü tamamlanacak ve bundan birkaç sene sonra belki de dünyanın en iyi orta saha oyuncusu ünvanını tartışmasız bir şekilde ona vereceğiz. Tabi ki Cesc'in Barça'da oynamak istediğini biliyoruz ancak sahada gösterdiği performans kesinlikle bu amaca hizmet etmiyor. Böyle oynamaya devam etmesi halinde, sezon sonunda Fabregas'ın bonservisi 350 milyon euroya kadar tırmanır sanırım. Barça yine 35 teklif eder o ayrı tabi.

Dün akşamki Fabregas'ın oynadığı oyun, takımın performansını gölgede bırakırmış gibi olsa da Wilshere ve Chamakh'tan da kısaca bahsetmek gerek. Wenger'in, Wilshere'a bu sene uzun dakikalar vermek istediğini biliyorduk. Nitekim, genç oyuncuyu Bolton'a kiralık göndermekten bu sebepten dolayı vazgeçmişti Fransız. Ancak, herkes açısından sürpriz olan, Wilshere'ın 4-2-3-1'in, 2'sinden birisi olarak oynaması. Wenger, önemli defansif görevleri olan bu mevkide genç oyuncuyu oynatarak, onu 'komple' bir orta saha adamına dönüştürmek istiyor. Zaten, sezon başında yaptığı bir röportajda da "Wilshere forvet arkasında zaten çok rahat oynuyor. Bu sezon, orta sahadaki diğer sorumlulukları da alıp, buradaki ağır işçiliği de öğrenmesi gerek. Bu yükü kaldırmayı öğrenirse, ileride nasıl olsa oynar" diyerek bunun sinyalini de vermişti. Şu ana kadar Wilshere'ın performansı oldukça cesaret verici. Bu bölgedeki rakipleri Diaby ve Denilson'a nazaran çok daha yaratıcı bir oyuncu olan Wilshere, Diaby-Denilson ikilisinden daha ufak tefek görünmesine rağmen sahaya çıktığında rakibi daha çok ısıran, fiziksel bir oyun oynuyor. Olur da Fabregas giderse, Wilshere, Ramsey'le beraber Arsenal'in gelecekteki orta sahasını oluşturacak. Onun, senelerdir denenen ve sonuç alınamayan bir grup oyuncunun önünde şans bulması, bana göre sevinç verici bir gelişme.

Van Persie'nin bu sezonu da Londra Devlet Hastanesi'nde geçireceği anlaşıldığına göre, Chamakh transferinin ve bu oyuncunun göstereceği performansın önemi iyice artmış oldu. Artan sorumluluğuna rağmen Chamakh'ın şu ana kadar gösterdiği performans son derece olumlu. Takımın hücumuna getirdiği fiziksellik ve yarrattığı boyutun yanında Chamakh, tam bir takım oyunucusu. Hatta, en ileri uçtaki adam için biraz fazla yardımsever bile diyebiliriz. Şu ana kadar tamamını izlediğim Arsenal maçlarında, henüz tek bir bencil hareketine rastlamadım. Gol bulmak için golcüsüne muhtaç olan bir takımda bu bir problem olabilirdi ancak konu Arsenal olunca, forvetin bencil olmaması tersi bir etki yaratıyor. Henry gittiğinden beri gollerin eşit paylaşıldığı Arsenal'in, aynı Henry gibi öldürücü bir forvete ihtiyacı olduğunu savunanlar çok, ancak bana göre takım bu sene sorun yaşamaya başlarsa bu ileri ucunda olmayacak.

Dün akşamki oyun ve skor çok büyük süpriz değildi; nitekim Arsenal'i, Londra'da en son yenen, İngiliz olmayan takım Inter ki, bu doğa olayı yaşandığında sene 2003'tü. Ancak, sonucu bir kenera koyup sahada oynanan futbola baktığınızda bence ortaya daha parlak bir senaryo çıkıyor. Bu senaryonun sonunun son 3-4 sezondakine benzer bir şekilde gelişip gelişmeyeceği ise şimdilik her türlü tahminin ötesinde.

1 yorum:

  1. Her sene böyle takımlara 5 6 gol atıyoruz ya. Geçen sene portoya twenteye önceki seneler villareale 3 slavia pragı evimizde ağlattığımız maçlar çok. Ben ekim başı chelsea deplasmanında ne yapacağımızı görmeden zerre ümitlenmeyecem he wilshere falan iyiydi de ama yine gelecek vaat ediyo klasik arsenal oyuncusu bugün için bişey vercek walcott ve persie yine yatışta.

    Kısaca chelsea maçına kadar bütün maçları kazansak da sonra chelseaden yine 3 yiyeceksek hepsi yalan yani:D

    YanıtlaSil