15 Eylül 2010 Çarşamba

Ayak Yorgan İlişkisi

Bu sene de transfer kapandı, elimize bir takım rakamlar kaldı. Biliyorum çok da heyecan verici bir konu değil ama yine de şöyle bir göz atasım var. Yukarıdaki rakamlar, bu sene Premier Lig takımlarının transfere yaptıkları net harcamayı (=transfer gideri - transfer geliri) gösteriyor. Listenin tepesinde doğal olarak City var ve en yakın takipçisi Chelsea'nin 5 katı olan harcamalarına bakarak olayı abarttıklarına bir kez daha şahit olunabilir. Listenin tepesi pek sürpriz değilken aşağıya indikçe ilginç bir sıralama orta çıkıyor. En dipteki Villa'nın £12.7m'lik transfer geliri elde ettiğine bakarak, Martin O'Neill'in istifasının sebebini anlamamız mümkün. Onların hemen üzerindeki Liverpool'un Benitez ile yollarını ayırmış olması tabi ki tesadüf değil. Liverpool, boğaza kadar gelen borçlar yüzünden hareket edemez hale geldiğinden bu listenin aşağılarındayken, Villa ise oyuncularına gelen cazip teklifleri değerlendirmek suretiyle banka hesabını güçlendirme politikası izlediğinden en dipte. Arsenal'in sıkı bütçe politikası onları her zamanki gibi orta sıralara yerleştirirken, Man Utd aynı geçen sene gibi bu sene de ayağını yorganına göre uzatmakta.

Listenin üst yarısını Birmingham, Stoke, Wolves, West Brom, Wigan gibi takımların oluşturması ilk bakışta sürpriz gibi gözükebilir, ancak bu tablo bence gayet doğal. Tüm bu takımlar, Premier Lig'e nispeten yeniler ve bu sayede ekonomik olarak gelişmekteler. Mesela Stoke City'nin 2007'deki geliri £8m, toplam ödediği maaşların toplamı £7m iken; bugün gelirleri £60m'nin üzerinde ve ücret ödemeleri £29m civarına çıkmasına rağmen, toplam gelire oranları ciddi anlamda düşmüş durumda. Benzer gelir yükselişi rakamlarını Birmingham, Wolves ve Wigan'da da görmek mümkün. Son 10 senedeki ücret artışı furyasının en çok etkilediği kitle Bolton, Everton, Fulham ve Blackburn gibi Premier Lig'in gediklisi olan orta ölçekteki kulüpler. Zaten yukarıdaki tablodan da bu kulüplerin tamamının temkinli harcadığını görmek mümkün.

Bir sonraki tabloda, ilk listenin son 18 yıldaki görünümü var. Bu listenin de liderleri sürpriz değil. Para babası sahipleri olmadan saçan Liverpool'un da neden krizde olduğunu görmek buradan görmek mümkün. Arsenal'in, sıkı bütçesi onları bu listenin de ortasına çekmiş. United'ın son 18 yıldaki transfer gelirlerinin 3'te 1'ini Ronaldo'dan gelen para, o para olmasa listede City'nin hemen altına yerleşecekler zaten.

Bu sene Avrupa genelinde transfer harcamalarına şöyle bir baktığımızda da Doğu Avrupalıların yükselişini görüyoruz. Bizim Süper Lig, İngiliz Championship'inin yarısından düşük transfer geliriyle, 75 milyon euro harcamayı başararak resmen ateşle oynadığının sinyallerini veriyor. Nitekim, gelir/gider oranına baktığınınzda en kötü durumdaki ligin Türkiye olduğunu görüyoruz. İtalyanların gelirinin 5'te 1'i Balotelli ve Kolarov sayesinde City'den gelirken aynı City, İngiltere'nin giderlerinin 4'te 1'ini oluşturuyor.

Aslına bakarsanız, Avrupa transfer piyasında şu sıralar 3-4 tane büyük oyuncu kaldığını söyleyebiliriz. City, Real, Inter ve Barça dışında belli bir seviyedeki harcamaların üzerine çıkabilen yok. Arsenal ve Bayern gibi takımlar temkinli politika izlediklerinden; United, Liverpool ve Milan ise borç eritmekle meşgul olduklarından muslukları kapatmış durumdalar. UEFA'nın yeni standartları uygulamaya girdiğinde bu rakamların daha da mütevazi seviyelere çekilmesi beklenebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder