15 Ağustos 2010 Pazar

Geleceğin Başlangıcı

Arsenal, bu sezonda ligi Liverpool'da açıyor. Tabi ki, geçen sezonun 6 gollü açılışının bir benzerini, bu akşam da beklemek biraz hayalcilik olur. Tam tersine Arsenal kadrosundaki eksikler bu akşamki maçı klasik bir '1-0 olsun' maçına dönüştürüyor. Ama hepimiz biliyoruz ki, Arsenal-Liverpool fikstürü hiçbir zaman 1-0 ile kalmıyor.

Arsenal'in bugünkü performansına sakat ve formsuz oyuncuların durumu damga vuracak. Song, Denilson, Diaby, Bendtner, Djourou ve Ramsey sakatlıklarından dolayı bu akşamki maçta kesin olarak oynayamayacak isimler. Onlara ek olarak, dünya kupası yorgunları Fabregas ve Van Persie'nin de ilk onbirde sahaya çıkması beklenmiyor. Ancak, dün akşam hem David Silva'nın hem de De Jong'un forma giyebildiğini gördükten sonra bizimkiler neden oynayamıyor diye sorasım geliyor kendime. Cesc ve RVP'nin form durumları hakkında bütün hafta temkinli konuşan Wenger, son dakikada bu ikiliyi sinsice sahaya sürerse şaşırmam gerçi.

RVP ve Cesc'in bu akşam oynayamaması durumunda ise, Arsenal orta sahası gençlere emanet olacak. Song'un sakatlığında Frimpong'un sahaya çıkması kesin gibiyken, ona orta sahada Nasri'yle birlikte eşlik edecek 3. oyuncu Rosicky veya Wilshere olacak. İleride ise RVP'nin yokluğunda Chamakh'ın arkasında Arshavin ve Walcott'un oynayacağını öngörmek mümkün. Bu dizilişle Arsenal'in bol pozisyon bulması olası, ancak maçın kaderini asıl belirleyecek olan, bu orta sahanın takım savunması açısından Liverpool gibi bir rakibe karşı nasıl bir sınav vereceği. Söz konusu performans Legia maçındakine benzer bir şekilde gerçekleşirse, Arsenal maçı kazanmak için yine 6 gol atmak zorunda kalabilir.

Tabi savunma demişken, Arsenal'in kalesinden de bahsetmeden geçmek olmaz. Schwarzer'ın, Fulham yönetimine ayrılmak istediğini belirtmesinden sonra, dün akşam Bolton karşısında oynatılmayışı ve Given'ın City'de yedek kalması, Arsenal'in kaleci sorununun çözümü açısından olumlu gelişmeler. Ancak bu transferlerden birisi 3-4 saat içerisinde gerçekleşmeyeceğine göre Liverpool karşısında takımın kalesini Almunia-Fabianski ikilisinden birisi koruya(maya)cak. Bana göre bu isim, her şeye rağmen Almunia olmak zorunda. Hiç değilse onun hata yapmadan maç bitirdiğine tanık olduk. Fabianski'nin varlığında henüz böyle bir doğa olayı gerçekleşmedi.

Liverpool cephesine de değinmek istiyorum, ancak onların hazırlıklarını, Arsenal kadar detaylı bir inceleme yapacak kadar takip etmedim. Buna rağmen, Hodgson'ın, Fulham günlerine yakın bir anlayışla sahaya çıkacağını söylemek yanlış olmayacak. Torres'in sakatlığının neredeyse iyileştiği ve bu akşam forma giyme ihtimali olduğu söylense de, kendisini ilk onbirde beklemiyorum. Onun yokluğunda Hodgson, 4-4-1-1'inin en ucuna Ngog'u ve onun arkasına Joe Cole'u koyacak. Ortada Gerrard/Masch ikilisi ve kanatlarda Maxi ve Kuyt olacak. Ngog'un şu ana kadar bekleneni vermekten uzak olduğunu düşünürsek, bu bölgede yeni transfer Jovanovic'i görmek de beni şaşırtmayacak. İleri uçta kim olursa olsun, Liverpool'un hücumu tamamen Gerrard/Cole ikilisinin uyumuna bağlı olacak. Hodgson'ın, Arsenal'in diri kanat savunmacılarına karşı Kuyt ve Maxi'yi kullanmak yerine, rakibin yumuşak karnı olan, göbeğini Gerrard ve Cole ile delmeye çalışacağını söylemek yanlış olmaz. Savunmada ise geçen seneye göre daha çok savaşan ve çok daha disiplinli bir Liverpool göreceğimizi söyleyebiliriz. Takım savunmasında, Hodgson'ın etkisiyle belli bir gelişme olacağını öngörsem de, Liverpool'un bekleri, bana göre, hala soru işareti. Kısaca özetlemek gerekirse, taktiksel anlamda Arsenal'in açıp kanatlara yaymaya, Liverpool'un ise kapatıp ortaya sıkıştırmaya çalıştığı bir maç izleyeceğiz.

Liverpool için bu maç yeni bir dönemin başlangıcıyken, Arsenal için de Wenger'in, dün 2014'e kadar uzattığı sözleşmesinin ilk maçı. Her iki hoca da, sabırları hızla tükenen taraftarlarına bir an önce gümüş hediye etmek zorunda ve bu yolda ilk adımı bu akşamki maçla atabilirler. Wenger dün, "Artık zamanı geldi" diyerek, önümüzdeki 3 yılda kupa kazanma uğruna, kulübün son 5 yılda uyguladığı bir takım politikaların değişebileceğinin sinyalini verdi. Hodgson ise üzerinde ekstra bir baskı hissetmediğini, her zaman olduğu gibi işini yapacağı açıkladı.

Anlaşılan o ki bu akşam, Premier Lig'in iki güzide kulübünün yakın geleceğine göz atma fırsatı bulacağız. Umarım her iki kulüp açısından da parlak bir geleceğin ilk maçı olur ve zevkli bir 90 dakika izleriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder