12 Ağustos 2010 Perşembe

5 Ateşten Gömlek

5- Bernd Schuster: Avrupa'da sezonun en ilgiyle beklediğim takımlarından birisi Beşiktaş. Denedikleri şeyin (isimli hoca+şöhretli transflerler) riskli olduğunu biliyoruz (bkz: geçen seneki Galatasaray). Bu tip projeler, geleneğinde pahalı transferler olmayan kulüplerde özellikle tehlikeli bir hal alıyor. Öte yandan Schuster, böyle bir işin altından kalkacak tecrübeye sahip; kariyeri boyunca hem küçük hem de büyük takımlarla bir takım başarılara ulaşmayı başarmış, "winner" bir hoca. Bana göre, kendisinin önündeki en büyük engel, aynı Rijkaard örneğinde olduğu gibi kulüp yönetimi ve bizim küçük kafalı futbolcular olacak.

4- Luigi Delneri: Küçük takımlarda başarılı olmuş hocaların, büyük takım maceraları pek bir çetrefillidir. Hele ki, söz konusu büyük kulüp, geçmişin şaşaalı günlerine dönmeye çalışan Juventus ise, Del Neri'nin giydiği gömlek alev alev değildir de nedir? Benim 10 sene öncesinden hatırladığım Juve, sağlam organizasyonu olan, ne yaptığını bilen bir kulüptü. Serie A'ya geri dönüşlerinden beri ise ne yapmaya çalıştıklarını anlayan olmadı. Ne transferde, ne saha içerisinde dikiş tutturamadılar. Bu noktada, geçen sezonun Serie A'daki flaş teknik adamı olan Delneri onlara nasıl yardımcı olur hiçbir fikrim yok. Delneri, kendi felsefesi olan kanat hücumlarına dayalı futbolu, Juve'nin yetersiz kadrosuna nasıl oynatır orasını da bilmiyorum. Tek bildiğim, geçen seneki Juventus'tan daha kötü bir takım ortaya çıkaramayacağı. Umarım Juve'nin Avrupa arenasına dönüşünün gerçekleştiği bir sezon olur.

3- Jose Mourinho: Geçen sene hiçbir şey kazanamamış Real ve geçen sene her şeyi kazanmış Mourinho'nun buluşması belki çok da ateşten bir yakınlaşma olmayabilir. Nitekim, 200 milyon euro harcayıp, bir şey kazanamayan Real zaten moral olarak dibe vurmuş durumda. Mourinho'nun buradan sonra gideceği yön sadece yukarısı olur gibi duruyor. Tabi işin bir de Jose'nin kariyeriyle ilgili tarafı var. Şu ana kadar eline aldığı bütün görevleri tamamlayıp bırakan (Chelsea-ŞL hariç) Portekizlinin önündeki ilk hedef, Barcelona'nın İspanya Ligi'nde yarattığı dominasyonu kırmak. Bunun oldukça zor bir görev olduğunun sanırım hepimiz farkındayız. Ama Mourinho'nun elinde de bunu başarmak için gerekli kadro ve bütçenin olmadığını da kimse söyleyemez. 1,5 senedir süren Cescgate'ten sonra bilin bakalım Mourinho'nun bu yoldaki bir numaralı destekçisi kim?

2- Roy Hodgson: Geçmişini arayan kulüp? Kuçük takımlarla başarılı olmuş hoca? Ateşten gömlek? Buyrun İngiltere'nin Juventus'una o zaman... Delneri'nin devraldığı sportif enkaza ek olarak Hodgson, bir de psikolojik enkaz devralıyor. Şu ana kadar krizi iyi yönettiğini söyleyebiliriz. Önce Gerrard, sonra da Torres'in Liverpool'da kalması kesinleşti. Mascherano gidici gibi duruyor. Nitekim Hodgson, bugün Poulsen'e imza attırdı. Premier Lig'de ilk 4 yarışının hiç olmadığı kadar çetin olacağı bu sezonda, Hodgson'ın Liverpool'u tekrar ilk 4'e sokması bence iyi bir sonuç olur, ancak bunu siz, 20 yıldır şampiyonluk bekleyen taraftara sorun. Bu açıdan, bana göre Hodgson, Avrupa'daki en sıcak 2. gömleği giymiş durumda.

1- Rafael Benitez: Mourinho çok terleyen bir arkadaş olsa gerek, onun çıkardığı gömlek hep cayır cayır yanıyor. Ancak Benitez'e bıraktığı mirasla o bile kendisini aştı. Geçen sene elini attığı her kupayı kazanan Mourinho'nun koltuğuna oturan Benitez'in, Avrupa'nın en ateşten gömleğini giydiği konusu sanırım tartışma götürmez. Yeni kulübünde Rafa'dan minumum beklenti, Seria A dominasyonunu sürdürmesi olacak. Bu konuda şansı var, ki Milan ve Juventus kendisine rakip olacak kadrolara hala sahip değiller. Ha Ranieri, geçen sene tamamlayamadığı maratonu, bu sene önde bitirirse, Benitez'e hayatının kazığını atmış olur. Avrupa'da ise erken çıkış bekliyorum Benitez'den. Bilmiyorum neden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder