7 Temmuz 2010 Çarşamba

Momentum, İvme ve Bir Fizik Problemi

Aralarındaki mesafe 50km olan X ve Y noktaları arasında ilerlemekte olan A ve B araçlarından A, maksimum hızı olan 100km/h sabit hızla ilerlerken, B 50km/h hızla başladığı yolculuğuna, hızını her dakika 3km/h arttırarak devam etmektedir. Y noktasına önce hangi araç ulaşır?

İlk satırları okuduktan sonra neden bahsedeceğimi anladıysanız, sizi tebrik ediyorum, orta okul fiziğini futbola karıştırma becerisini gösteren şanslı azınlıktan birisiniz. Umarım tedaviniz, benimkinin aksine, iyi gidiyordur.

Hala ne saçmaladığımı anlamayanlar için kısaca açıklayayım. Yukarıdaki problemde A aracı Almanya, B aracı da İspanya'yı temsil ediyor. Kağıt üzerinde İspanya'ya göre kütlesi, yani kadrosunda barındırdığı yetenek, daha az olan Almanya, Dünya Kupası'nda özellikle son 2 turda oynadığı maçlarda çok yüksek bir hıza ulaşmış durumda. Yüksek hızları sayesinde turnuvanın en yüksek momentumuna ulaşan Almanya'yı durdurmak isteyen İspanya, bu akşam sahaya en azından eşit bir momentum koyması gerekiyor. Bu hedefe ulaşmada yolundaki şansları, takımın turnuvanın en yüksek kütlesine sahip olması. Ancak, bugüne kadar oynadıkları futbolla İspanya'nın Almanya'nın momentumunu durduracak hıza ulaştığını söylemek zor.

İspanya, hızlanmak istiyorsa ihtiyacı olan şey ivme. Ekstra ivme için gereken şey ise ekstra kuvvet. Del Bosque'nin bu ekstra kuvveti uzaklarda aramasına gerek de yok. Turnuvanın en büyük hayal kırıklıklarından biri olan Torres'i yanına alıp, David Villa'yı en tehlikeli olduğu yere, rakip kalenin önüne yollaması ve onun doldurmaya çalıştığı sol kanadı da Silva ile takviye etmesi, İspanya'ya istediği ivmeyi kazanması için ihtiyacı olan itişi sağlayacaktır. Torres'li 4-4-2, İspanya'ya son 3 yıldır büyük vefayla hizmet etti, ancak El Nino, belli ki sakatlıktan dönebilmiş değil ve içinde bulunduğu form durumuyla kendisini sahaya sürmek David Villa'yı kaleden uzaklaştırmaktan başka bir amaca hizmet etmiyor. Üstüne üstlük çift forvet, orta sahada kalabalık ve organize bir görüntü çizen Almanlara da sayısal üstünlük veriyor. Bu şartlar altında, Del Bosque'nin maça Silva ile başlayacağını tahmin ediyorum.

İspanya'nın hücum problemleri belki 4-2-3-1 tarafından çözülebilir, ancak Almanya karşısında asıl kritik bölge defansları olacak. İngiltere ve Arjantin'i dörtleyerek rakip savunmalara korku salan Almanya'nın neredeyse bütün atakları Schweinsteiger ve Mesut Özil'li göbekten başlıyor. Buradan kaynaklanan ataklar özellikle Lahm ve Müller'in çok iyi yardımlaştığı sağ kanatta en tehlikeli halini alıyor. Tabi ki Müller'in bu akşam oynayamacak olması Almanya açısından büyük bir kayıp, ancak Almanlar isimler kim olursa olsun sistemlerinin işlemesiyle meşhurlar. Bu noktada, rakip alana her zaman çok adamla geçen İspanya'nın dikkatli olması gereken şey, ucuz top kayıplarından uzak durmak olmalı. Nitekim, olası Alman kontralarını ilk göğüsleyecek oyuncular olan Alonso-Busquets ikilisi şimdiye kadar pek de iyi bir sınav vermedi. Bana göre, kariyerlerini 'kesici'den daha çok 'geriden oyun kuran' adam olarak geçirmiş bu iki oyuncudan, Almanya gibi son derece organize hucüm eden bir takıma karşı 'kesici' görevini üstlenmelerini beklemek biraz haksızlık.

'Kesici' demişken, Almanya açısından bence turnuvanın kahramanı ne Mesut Özil, ne de Muller. Yıllarca Jeremies, Hargreaves ve Ballack gibi engeller yüzünden sol kanada hapsolan ancak bu turnuvada göbekte oynayarak adeta patlama yapan Schweinsteiger, Almanya'nın başarısının en önemli nedenlerinden birisi. Oynadığı bölgenin gerektirdiği defansif ve ofansif görevleri şu ana kadar mükemmele yakın yerine getiren Schweiny, Arjantin maçında savunmada Messi'nin izolasyonundan sorumluyken hala Alman hücumunun en kilit adamı görevini başarıyla yerine getirmeyi başarıyordu. Löw'ün, onu bu akşam da benzer bir görevle sahaya sürmesi kimse için sürpriz olmayacak. Tabi ki Schweiny'nin savunmadaki hedefi bu sefer Xavi olacak.

İspanya'nın ne kadar ivme kazanacağı ve Almanya'nın Muller'in yokluğundan ne kadar etkileneceği bu akşamki fizik probleminin iki önemli bilinmeyeni. Ancak şu kadarını söyleyebilirim, İspanya vites büyültmeyi başaramazsa, bu akşamki maç Almanya için İngiltere ve Arjantin maçlarının bir tekrarı olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder