3 Temmuz 2010 Cumartesi

Kahraman

Euro 96'da Alpay, gole giden Vlaoviç'i düşürseydi ondan da 'kahraman' diye bahsedecektik. Aynı o pozisyon gibi, futbolda kırmızı kart görmenin kahramanlıkla sonuçlandığı ender anlardan birine tanıklık ettik dün akşam. Alpay'ın yapmadığını, Luis Suarez yaptı ve takımını önce ayağıyla sonra da eliyle kurtardı. Hem de 120. dakikada... Genç bir futbolcunun, oynadığı ilk dünya kupasında böylesine dramanın başrolünü oynaması, neden sabah akşam futbolun peşinden koştuğumuzun bir başka göstergesi adeta.

Dramanın öbür tarafındaki adam Asamoah ise turnuva boyunca, 'takımın yıldızı' olarak lanse edilmesinin şişirdiği özgüveninin kurbanı oldu. Suarez kırmızı gördüğü dakikada, yerin dibinde, magmaya yakın bir yerlerdeydi; Asamoah ise yarı finale giden Gana takımının yıldız oyuncusu olarak Everest'in tepesinde. Futbol öyle garip bir oyun ki, tek bir penaltı bu iki adamın yerlerini değiştiriverdi.

Tabi ki, herkes Suarez'i kahraman olarak görmüyor. Maçtan sonra, genç oyuncuyu hırsızlıkla suçlayan, FIFA'yı 'goaltending' kuralını uygulamaya geçirmeye davet eden yazılar da okudum. Daha bir önceki Brezilya maçı yazısında futbolun hatalarla güzel olduğundan bahsetmiştik ki, Uruguay maçında yaşananlar da bunun en ekstrem örneklerinden birisi. Suarez'e hırsız demek biraz olayı abartmak ve futbolun aslında bir oyun olduğunu unutmak demek. Genç oyuncu, milisaniyeler içerisinde bir seçim yaptı ve bu seçimi yüzünden oyun kurallarının öngördüğü gibi de cezalandırıldı. Topu eliyle keserken, ne Gana'nın penaltıyı kaçıracağını öngörebilirdi, ne de Uruguay'ın maçı kazanacağını. O sahayı terkettikten sonra gerçekleşen zincirleme reaksiyonlar silsilesinin tamamından onu sorumlu tutmak biraz haksızlık. Reaksiyonu başlatan adam olarak kimilerine göre 'hırsız' olsa da, bana göre kendisi gerçek bir 'kahraman'.

6 yorum:

  1. bu hareketinden sonra, 120. dakikada da olsa o maçta oyundan atılan, yarı final maçında oynayamayacak olan ve rakibe penaltı kazandıran suarez'in nasıl "emek hırsızı" olarak değerlendirilebildiğini hala anlayamıyorum. adamı futboldan men etmelerini falan bekliyolardı herhalde bazıları. hele bu olayı henry'ninkiyle karşılaştıranlar var ki paralel bi evrende yaşadıklarını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  2. Bence hem kahraman hem de hırsız... Karar verebilmiş değilim ama hak gasp ettiği de açık. Goaltending kuralı bence gelmeli.

    Hayat zaten sıkıcı ve adil değil. Futbol adil olsun en azından.

    YanıtlaSil
  3. Hakem, Suarez'in elini görmese ve Gyan yine penaltıyı kaçırsa, hem hakemi hem de Suarez'i bitirmiş; İngiltere maçından sonra alevlenen teknoloji kurallarının getirilmesi için aşırı derecede bir çemkirme içine girmiş olacaktık. Hakem pozisyonu gördü, kuralı uyguladı ve Gana'ya maça kazanma şansını verdi. Gana bu şansı değerlendirse bugün konuşulacaklar yine farklı olacaktı. Bence olayın asıl mağduru Suarez'dir. Adam bir anda kendini uçurumun kenarına itti ama düşmedi. Gana ise, bence, hakkı yenen değil, iki kere avucunun içine kadar gelen turu geçemeyen taraftır.

    Çizgi kuralları için teknolojinin gelmesi taraftarıyım ama şu olaydan sonra Fifa'yı biraz da anladım sanki. Çünkü böyle bir kural gelse her hatadan sonra yenisi istenecek ya da, bu tip durumlarda olduğu gibi, uygulanan kurallarda bile hata aranacak. Bugün en büyük davalarda bile avukatlar çok açık olan kanunları kendi lehlerine, bir şekilde kullanarak davaları kazanıyorlar. Hayatın ve futbolun hali hazırda olan sınırlarını daha da katılaştırırsak, alacağımız zevk de o kadar azalacaktır...

    YanıtlaSil
  4. Yahu zaten kural adil değil diyorum zaten ben.

    Ayrıca sorun zaten şurada gizli: "Gana'ya maçı kazanma şansını verdi." Şans verme meselesi değil. Suarez orada futbolun özüne bağlı kalsa zaten Gana maçı kazanacak, bitecek olay. Futbol kurallarının dışında müdahele ediyor ve takımına ikinci bir şans veriyor. Bu bence açık bir "loophole". Böyle durumlarda kuralları akıllıca kullandı dememek lazım.

    Basketbolda goaltending varsa futbolda da olabilir.

    YanıtlaSil
  5. Suarez hırsızdır, cezasını çekmesi onun bir emek hırsız olmadığını göstermez. Bunun emek hırsızlığı olmadığını iddia etmek, 3 kişiyi öldüren birinin hapisten çıktıktan sonra artık katil olmadığını söylemeye benzer. Cezasını görmesi emek hırsızlığı yapmış olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    YanıtlaSil
  6. futbolun özüne bağlı kalmak olayını çözemedim ben. eğer ganalının golü atmaya hakkı varsa suarez'in de o topu engelleme hakkı var. hak dememek lazım ama açık falan değil bu. suarez'in karşı tarafa zarar veren bişey yapıp da bu aksiyonun onun yanına kar kalması gibi bi durum mu var burda? adam futboldaki en ağır cezayı aldı. dünya kupası yarı finalinde tribünde oturacak. daha ne istiyosunuz?

    suarez ne kadar emek hırsızıysa, o topu her seferinde karşı kaleye göndererek rakibi elemeye, şampiyon olmaya çalışan bütün futbolcular da o kadar emek hırsızıdır.

    YanıtlaSil