10 Temmuz 2010 Cumartesi

Babadan Oğula Totalizm

Hollanda, 30 yıl sonra gelip başına iş açacağını bilse total futbolu icat eder miydi acaba? Muhtemelen icat ederdi ama ithal etmezdi. Portakal usulü total futbolun 1 numaraları ihracat limanı olan Barcelona'nın temelini oluşturduğu İspanya Milli Takımı, yarınki finalde tereciye tere satmaya çalışıyor olacak.

Barcelona için total futbolun ihracat limanı dedim çünkü külübün tarihinde, 150'nin üzerinde maç yönetmiş 4 hocanın tamamı Hollandalı. Takımın şampiyonluklarının yarısı da Rinus Michels, Johan Cryuff, Louis Van Gaal ve Frank Rijkaard yönetimindeki yıllarda gelmiş. Bu 4 adamdan en önemlisi, tabi ki, total futbolun fikir babası Rinus Michels.

Michels, total futbolun temellerini 1965'de, kümede kalma savaşı verirken devraldığı Ajax'ta attı. O projenin altın çocuğu da genç yetenek Johan Cruyff idi. Ajax'ı, Avrupa'nın tepesine kadar taşıyan bu ikilinin yolları, Michels'in Barça'ya gidişiyle 2 seneliğine ayrılsa da, daha sonra Katalan kulübünde tekrar birleşti. 74 Dünya Kupası için Michels, Hollanda Milli Takımı'nın başına geçtiğinde, icat ettiği total futbolu ve Johan Cruyff adını tüm dünya bir daha unutmamak üzere öğreniyordu.

Michels'in kariyerinin son dönemi yaklaşırken öğrencisi Johan Cruyff, onunla aynı kariyer yolunu izleyerek önce Ajax'ın sonra da Barcelona'nın başına geçiyordu. Total futbol anlayışı, temelleri çok fazla değişmese de Cruyff'la beraber biraz daha modernleşiyordu. Cruyff, Barcelona'nın gelmiş geçmiş en başarılı hocası olurken, sisteminin göbeğindeki adam da Josep Guardiola'ydı.

Cruyff, Barça'da yönetici pozisyonuna geçtikten sonra, önce Van Gaal ve sonra da Rijkaard ile çalışarak, onlarında yardımıyla total futbol felsefesini hem güncel tutmuş oldu hem de bu anlayışın modernizasyonuna devam etti. Tüm bu Hollanda akımının üzerine gelen Josep Guardiola'nın, başarılı olması tabi ki tesadüf değil. Guardiola, iyi bir hoca olabilir ancak Barcelona'nın bügün geldiği noktanın temelleri, Rinus Michels tarafından, 1969'da atıldı. Öyle ki, David Winner'in 2000 yılında yayınladığı "Brilliant Orange: The Neurotic Genius of Dutch Football" adlı kitabında total futbolun tanımı şöyle yapılıyor:
"Sahaya yayılma Hollanda futbolunu karakteristiğiydi. Michels ve Cruyff, ellerindeki yetenekli oyuncuları kullanarak oyun planlarını, sahanın her yerine yaymaya ve oyun alanını mümkün olduğunca genişletmeye dayandırmışlardı. Topu kaptırdıkları anda rakip yarı alanda prese başlıyorlar, defanslarını da orta sahanın 10 metre gerisine kuruyorlardı. Bu defans hattı, rakibi orta sahaya sıkıştırmak için agresif bir şekilde ileri çıkıyor, sık sık ofsayt taktiğine başvuruyordu."
Şimdi bana, bu tanımın, Barcelona'nın bugün oynadığı futbol için aynen geçerli olmadığını kim söyleyebilir. Acı bir gerçek ki, Hollandalıların temellerini attığı ve yıllarca kullandığı bu futbol anlayışı, en mükemmel halini bir İspanyol kulübü olan Barcelona'da aldı ve bu gelinen noktanın kaymağını yiyen de ilk onbirinde yedi Barçalı oyuncu bulunan İspanya Milli Takımı.

Durumu daha da ilginç yapan, Bert Van Marwijk'in Hollanda'sının, totalizmi terkedip pragmatizmin peşinden giden bir ekip olması. Pragmatizmin kitabını yazmış Almanya, İtalya gibi ülkeler sağolsun, bu anlayışla oynayan ülkeler futbol camiasında "turnuva takımı" olarak bilinmekte. Ancak, pragmatik Hollanda totalizmi bıraktığı ilk büyük turnuvada, gider total futbola kaybederse, bana göre, bu dünya futbol tarihinin gördüğü en ironik sonuçlardan birisi olacak. İspanya'nın nihayet ulaştığı dünya kupasının da mimarları, total futbolu 40 yıldır ayakta tutan 2 Hollandalı olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder