28 Haziran 2010 Pazartesi

Sanatçı Ölümü

Bizim memlekete özgü bir olaydır. Ne zaman ünlü birisi bir trafik kazasında can verir de haber medyaya yayılır; o zamandır ki bölgenin belediyesi söz konusu kavşağı yeniden düzenleyip güvenli hale getirir. Oysa aynı kavşakta bir sürü 'normal vatandaş' da ölmüştür. Hatta yöre ahalisi oraya "ölüm kavşağı" gibisinden bir isim de takmıştır.

Çok kolay bir teknolojik gelişmeyle önlenebilecek hakem hataları yüzünden çok takımın canı yandı. Bu yüzdendir ki tenisi, NBA'i, rugby'si bu teknolojik uygulamaları yavaştan bünyelerine katarak, insan hatası faktörünü ortadan kaldırma yoluna gittiler. Söz konusu uygulamaların tamamı da başarılı oldu. Peki, diğer spor dalları hataların önlenmesi yolunda gelişme kaydederken, futbol ne yaptı? Blatter, "futbolu hatalar zevkli yapıyor" dedi; Platini, insan hatasını ortadan kaldırmak için sahaya 2 insan daha koymayı denedi.

Bu konuyla ilgili en son yazıyı, IFAB ve Britanya futbol federasyonları başkanlarının yaptığı toplantının ardından yazmışım. Uluslarası anlamda, teknolojik gelişmenin futbola uygulamasının tartışıldığı son platform o toplantıydı ve FIFA üyelerinin tamamı öneriye "ret" oyu vermişti. Aynı tarihte de, futbol mahallesinin "normal vatandaş"ı Birmingham'ın aynı kavşakta canı yanıyordu. Onun hemen öncesinde de, mahallenin önde gelenlerinden İrlanda'nın kopardığı kıyamet de belediye tarafından itinayla duymazdan gelinmişti.

Tüm bu ihmaller bizi düne kadar getirdi ki, ünlü sanatçılarımızdan İngiltere Milli Takımı, belediyenin göz bebeği olan anayolda duvara toslayıp hayatını kaybetti. Dünyanın en iyi hakemlerinin görev aldığı, FIFA'nın en önemli organizasyonu kapsamındaki dünyanın en ünlü iki federasyonunun maçında, sahadaki 4 hakemden hiçbiri 1 metre içeride olan topu göremedi. 10 yıllık ihmal geldi FIFA'nın elinde patladı. Belediye, iplemediği kavşağın bedelini ağır ödedi; dünyanın en dişli medyalarından birisine malzeme oldu.

Ben, bu noktadan sonra geri dönüş olduğunu zannetmiyorum. Dünya futbol tarihinin gördüğü en kötü yönetici olan Sepp Blatter bile, bu yaşananlara seyirci kalamayacak. IFAB'ın Dünya Kupası sonrası ilk toplantısının ana gündemi 'kale çizgisiyle ilgili teknolojik gelişmeler' olmak zorunda. Hali hazırdaki Hawk Eye ya da Cyclops'u mu futbola uyarlarlar, yoksa Jabulani'nin içinde zaten bulunan çipi mi devreye sokarlar, orasını keyifleri bilir. Ben böyle bir teknolojinin, Blatter'in iddia ettiği gibi de "çok pahalı" olacağına inanmıyorum. En ucuzu 250-300 milyon euroya malolan modern stadların maliyetinin yanında, bu sistemlerin maliyeti devede kulak kalacak. Tabi ki Blatter'in asıl korkusu, dar gelirli ülkelere bu konuda yardım yapmak zorunda kalacak olmasından kaynaklanıyor. Dünya futbolunun patronunun, bu sporun gelişimi için para harcamaktan korkuyor olması da ayrıca trajik.

Bizim ünlü sanatçının hayatını kaybettiği kazadan 4 saat sonra, aynı kavşakta, daha mütevazi bir sanatçı benzer bir ihmalin kurbanı oldu. Tabi ki bu kaza ilki kadar ses getirmedi nitekim ölen kişi yeterince meşhur değildi. Meksika'nın maruz kaldığı hata, aslında 'gol çizgisi teknolojisi'nin ne kadar geç kaldığının bir başka göstergesi. Bu teknoloji şimdiye kadar çoktan uygulamaya geçmeliydi ki olası bir ofsayt uygulaması için yolu açsın. Nitekim, görüyoruz ki, şu anki statükoyla yol bayağı bir uzun. FIFA, ofsayt kamerasını devreye sokana kadar NBA, oyuncularının götlerine çip takmış olur heralde. Ha böyle bir çip ne işe yarar ben de bilmiyorum.

1 yorum:

  1. Golleri, pozisyonların başlangıcından itibaren 37 ekran televizyondan izleseler santra yapılana kadar geçen zaman yeter. Dördüncü hakem bakar, muhtemel bir ihlal varsa orta hakemi çağırır. Çipmiş, Hawk-eye'mış gerek yok. Kendileri de farkında bence bunu ama maliyeti veya işin karmaşıklığını bahane yapabilmek için fikirleri de karıştırıyorlar. Ağır faullerde, topsuz alanda olan şeyler için de uygulanabilir bu.. Dördüncü hakem teknik direktörlere değnekçilik yapacağına ekrana baksın.

    Yalnız burada hakemlerin ne düşündüğü de önemli.. Euro 2008'de ilk turların ardından stadlardaki dev ekranlardan pozisyon tekrarı verilmemesini istemişlerdi. Kabul de görmüştü bu... Çünkü seyirciler bir hatanın ardından bütün maç hakeme karşı cephe alıyordu. Futbolcular da aynı şekilde.

    Dün Meksika maçında herkes dev ekranda ofsaytı gördü. Hakemlerden en az ikisi de gördü... Skandal olmasın diye ısrar ettiler, bence. Rosstti'nin kariyeri dev ekrandan gol iptal eden adama inecekti çünkü.

    Sözlük'te ich, Almanya-İngiltere maçının yan hakemi için "44 yıl sonra 1966 dünya kupası finalinin yan hakemi tefik bakhramov'un yerine oyuna girdi. yanlış ülkeye, yanlış basına çarptı. önümüzdeki 44 yıl boyunca yarrağı yedi."
    demiş. Verilmeyen golden sonra bütün Twitter artık video teknolojisinin maçlara entegre olacağını konuştu bile. Sonuçta işin içinde İngilizler var.

    YanıtlaSil