9 Haziran 2010 Çarşamba

Rafa'nın Halefi

Liverpool'da, Benitez'in boşalan koltuğu için 2 aday kalmışa benziyor: Fulham ile son 2 senedir çok başarılı bir grafik çizen Roy Hodgson ve kulübün efsane hocası Kenny Dalglish.

Öncelikle her iki ismin de Liverpool için doğru tipte adamlar olduğunu belirtmem gerekiyor. Daha önce söylediğim gibi, Liverpool'un ihtiyacı olan hoca tipi, düşük bütçeyle de iyi takımlar oluşturma yetisine sahip birisi. Nitekim, kulübün transfere saçacağı milyonları kalmadı artık. Ortaya atılan Van Gaal, Pellegrini gibi isimler tam anlamıyla intihar olurdu kırmızılar için.

Son 10 senedir takım çalıştırmayan Kenny Dalglish, Liverpool'un başında bulunduğu 5 senede 3 şampiyonluk ve 2 ikincilik almış bir isim. Zaten Liverpool'un son şampiyonluğu da onun döneminde geldi. Liverpool'a futbolcu ve hoca olarak çok şeyler kazandırmış olan Dalglish, sadece kırmızıların değil İngiliz futbolunun efsane hocalarından birisi. Nitekim, Liverpool'dan sonra başına geçtiği birinci lig takımı Blacburn Rovers'ı, önce Premier Lig'e taşıyıp sonra da burada şampiyon yapan İskoç, daha sonra aynı başarıyı Newcastle United ile de tekrarladı. Liverpool'a McManaman, Redknapp gibi gençleri kazandırmışlığı da olan Dalglish, geçen sene Benitez'in isteğiyle, Liverpool akedemisinde yönetici olmuş ve aynı zamanda kulübün onursal elçisi rolüne getirilmişti. Onun, Benitez'in alev alev yanmakta olan koltuğuna oturmak için gerekli tecrübeye ve karizmaya sahip olduğuna hiç şüphe yok, ancak 2000'de Celtic'ten ayrıldıktan beri hiçbir takım çalıştırmamış olması kafalarda soru işareti oluşmasına neden oluyor. Dalglish'in, bu 10 seneyi bir 'emekli' olarak mı yoksa bir 'teknik direktör' olarak mı geçirdiği sorusunun cevabı burada önem kazanıyor çünkü futbolda 10 sene çok uzun bir zaman.

Dalglish'in, 4 takım ve bir sürü şampiyonluklardan oluşan gösterişli CV'sinin aksine, Roy Hodgson'ın 16 takımı barındıran özgeçmişi oldukça sade. Tabi ki bu sizi yanıltmasın, Hodgson daha mütevazi takımlarına başında, daha çok 'mimar'lık yapmayı seven bir adam. Çalıştırdığı 16 takım arasında en yüksek profil olan Inter ki, onun dönemindeki Inter'i bugünküyle karıştırmamak lazım. Hodgson'un 34 senelik teknik direktörlük macerasında elde ettiği tüm tecrübeyi, son 2 senedir Fulham'ın boyundan büyük işleri başarması için kullandığını hepimiz biliyoruz. Londra kulübü ile 1 yıl daha sözleşmesi olan Hodgson'ın tazminatı £2,5m. Liverpool kadrosunun tamamen kaybettiği 'takım' hüviyetini geri kazandırma işi için biçilmiş kaftan olan Hodgson'un tek dezavantajı, henüz üst düzey bir zirve yarışında bulunmamış olması. Ayrıca, Benitez'in son dakikaya kadar arkasında kalan bir grup Liverpool taraftarı da, geçen sene ligi 12. bitirmiş Fulham'ın hocasına pek hoş bakmayabilirler.

Benim Liverpool'un başına geçmesini istediğim isim hala Martin O'Neill. Ancak hem Dalglish, hem de Hodgson'un takımın başına neler yapacağını görmek heyecan verici olacaktır. Liverpool yönetiminin, taraftarla arasının bozuk olduğunu hesaba katarsak, taraftarların sevgilisi konumundaki Kenny Dalglish'in bu göreve daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Diğer bir ihtimal de Dalglish'in sportif direktör gibi bir pozisyona geldiği bir Hodgson yönetimi olabilir tabi ki. Şu an için kesin olan tek şey, Benitez ve kulüp yönetiminim beraberce ortaya çıkardığı ufak çaptaki enkazı devralan hocanın, biraz sabır ve zamana ihtiyacı olduğu. Tabi 20 senedir şampiyonluk bekleyen taraftara anlatın siz bu 'sabır' lafını.

1 yorum: