13 Haziran 2010 Pazar

Premier Lig Gerçekleri

Maç skorunu gördükten sonra burada, gelip teknik adamlar hakkında ahkam kesmeyi pek sevmiyorum. Hele ki, Capello gibi bu işe yıllarını vermiş bir hoca söz konusuysa. Ancak, dün akşamki İngiltere'yi izlerken, sadık bir Premier Lig izleyicisinin bildiği birçok gerçeğin Capello tarafından dikkate alınmadığını gördüm. Bakın örnek verince daha iyi anlayacaksınız.

Premier Lig Gerçekleri #1: Robert Green sıradan bir kalecidir.

Robert Green ve takımı West Ham, son derece sıradan bir sezonu geride bıraktı. Formsuz olmasını bir yana koydum, Green zaten hiçbir zaman üst düzey bir kaleci olmadı.

Premier Lig Gerçekleri #2: Joe Hart ülkenin en formda kalecisidir.

Joe Hart ise, son derece parlak bir sezonu geride bırakırken Premier Lig'de yılın kalecisi seçildi. Capello, tecrübeyi tercih edecekse James'i, formu tercih edecekse Hart'ı kaleye koyması gerekiyordu. O ortalamayı almayı tercih etti. Bu kararın sonucu ağır oldu.

Premier Lig Gerçekleri #3: Ashley Young, an itibariyle, en iyi İngiliz sol kanat adamıdır.

Premier Lig'in son 2 senedeki en etkili sol kanat oyuncusu bana göre Aston Villa'lı Ashley Young. Ancak Capello, onu, Güney Afrika'ya getirmeye bile tenezzül etmedi. Bu bölgede devşirme bir kanat adamı olan James Milner tercihini tartışmayacağım, ancak Milner'ın hastalığı nedeniyle sahayı erken terkettiği ABD maçında, onun yerine Shaun Wright-Phillips'in girmesi şaka gibiydi.

Premier Lig Gerçekleri #4: Shaun Wright-Phillips hiçbir baltaya sap olamadı, olamayacak da.

Son 5 senedir yedek kulübesinden kafasını çıkaramayan Wright-Phillips, kariyerinde sol kanatta kaç maça çıkmıştır bilen varsa beni de aydınlatsın. Yani Capello, elinde formda bir sol kanat oyuncusu varken, bu bölgedeki tercihini formsuz bir sağ kanat oyuncusundan yana kullanmış oldu. İşlemeyen sol kanadıyla İngiliz Milli Takımı maç boyu Ashley Cole'dan da yararlanamadı. Üstelik Amerikalıların tüm pozisyonları da o bölgeden geldi.

Premier Lig Gerçekleri #5: Gerrard ve Lampard, hucüma yakın oynadıklarında daha etkililer.

Gerrard ve Lampard, kendi takımlarında, arkalarında bir ön libero ile, hucüm hattına daha yakın oynuyorlar. Bu pozisyonda hem onların pas ve şut yeteneklerinden daha iyi yararlanma şansı doğuyor hem de defansif görevler altında ezilmeleri engellenmiş oluyor. Gareth Barry sağlıklı olsaydı, Capello büyük ihtimal onun bu ikilinin arkasında oynadığı bir 4-3-3 ile sahaya çıkacaktı. Onun yokluğunda ise klasik bir 4-4-2'yi tercih etti. Böyle yaparak da Gerrard ve Lampard'tan birini feda etmiş oldu. Bu iki oyuncudan bu şekilde verim alınamadığı daha önce defalarca görüldü. Capello, bir kez daha görmeyi tercih etti.

Premier Lig Gerçekleri #6: Heskey'i oynatmak büyük bir risktir.

Capello'nun Heskey ısrarı kuşkusuz en çok tartışılan konu. İtalyanın neden Heskey'de ısrar ettiği İngiltere'nin ilk golüne bakılarak anlaşılabilir. Pivot özellikleri, top tutması vs... Ancak Capello'nun, bütün sezonu yedek kulübesinde geçiren bir başka oyuncuyu daha ilk onbirde sahaya sürmesi, özellikle de fizik gücü yüksek ABD takımına karşı, büyük bir riskti. Gol pozisyonu haricinde hiçbir varlık gösteremeyen, ayağına geçen tek pozisyonu da kalecinin üzerine nişanlayan Heskey'nin İngiliz Milli Takımı'nın oyuncusu olup olmadığının yorumunu size bırakıyorum.

Premier Lig Gerçekleri #7: Peter Crouch, kafa topu alır.

Dünkü maçın ikinci yarısında gördük ki İngiliz takımı, özellikle sağ kanattan, sürekli ceza sahasına yüksek ortalar yaptı. Eğer böyle bir taktik uygulanacaksa, bunu yapmadan önce Peter Crouch'u sahaya sürmek mantıklı bir adım olabilir. Nitekim, Crouch kafa topu alır.

Premier Lig Gerçekleri #8: Ledley King defoludur.

Hafta içi antremanlara çıkamayacak düzeyde kronik sakatlığı bulunan King'in, uzun bir sezonun ardından Dünya Kupası'nı da oynamasını beklemek biraz haksızlık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder