5 Mayıs 2010 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi Finali

Gianluigi Buffon, geçen hafta Manchester City'e gitmeyi düşünüp düşünmeyeceğine dair sorulara, "City, Avrupa'nın büyük kulüplerinden birisi değil. Avrupa arenasında kendini kanıtlamamış bir takıma gitmek istemiyorum." diye cevap verdi. Evet, Man City zengin ancak hala "kariyer" peşinde olan oyuncuları cezbedecek bir kulüp değil. "Para" peşindekilerle ise çok uzağa gitmek mümkün değil.

Harry Redknapp başarılı bir hoca. Ancak gittiği takımlarda verdiği cömert kontratlar da pek meşhur. Ligin ilk 7'sine soktuğu ve FA Cup kazandığı son takımı Portsmouth'un, kendisi ayrıldıktan sonraki durumu ortada. Pompey'e göre finansal kaynakları daha büyük de olsa, Tottenham, son 2-3 sezondur transfer piyasasının en hareketli takımlarından birisi. Pompey gibi onlar da, bir "büyüme" içerisindeler. Ancak gerekli kaynaklar sağlanmadan yaşanan bu suni büyümenin acı reçetesini Portsmouth'un bu sene ödediğine de şahit oldular.

Takımınız ihtiyacı ister Man City gibi "itibar" olsun, ister Tottenham gibi "kaynak", olası çözümlerinizden ilki Şampiyonlar Ligi'ne katılmakta yatıyor. Premier Lig'in farklı nedenlerden dolayı bu turnuvaya ihtiyacı olan iki takımı da, lokal Şampiyonlar Ligi Finali'nde bu akşam karşı karşıya geliyor.

Son hafta Burnley ile oynayacak Tottenham'ın 1 puan gerisindeki City, bu akşam kazanmak zorunda olan ve baskıyı biraz daha fazla hisseden taraf. Nitekim, Şampiyonlar Ligi'ne gidemediği takdirde Mancini'nin takımın başında kalmasının zor olacağı İngiliz basınında yazılanlar arasında. Dünkü basın toplantısında Redknapp da buna işaret ederek "Harcadıkları paranın karşılığını almak isteyen taraf City, dolayısıyla baskı altında olan da onlar" dedi. Mancini de, "Bu akşam kulübün tarihini değiştireceğiz" diyerek aslında City açısından bu maçın ne kadar önemli olduğunu kabul etmiş oldu.

Akıl oyunlarını bırakıp sahaya baktığımızda ilk gözümüze çarpan, her iki takımın da kaleci problemi yaşamakta olduğu. Arsenal maçında omzu çıkan Given ve Bolton maçının son dakikasında sakatlanan Gomes bu akşam yok. City'nin kalesi Fulop'a emanetken, Cuducini'nin de yokluğunda Tottenham kalesi genç Alnwick'e emanet. Spurs'de kaleci sorununa ek olarak, haftasonu Bolton karşısında oynayan Ledley King'in bu akşam sahaya çıkacak durumda olmama ihtimali de var. City'nin de Lescott'tan yoksun olduğunu göz önüne alırsak her iki takımın da defansif anlamda benzer eksiklerle sahada olacağını söyleyebiliriz. Özellikle 2 kalecinin böylesine stresli bir maçta gösterecekleri performans sonuca direkt etki edebilecek potansiyelde.

İki takımın orta saha ve ileri uçlarında büyük bir sürpriz olacağını zannetmiyorum. Mancini'nin yapması gereken en önemli tercih Adebayor'la başlayıp başlamamak konusunda olacak. Kazanmak zorunda oldukları maçta, daha gole yakın olan Bayor-Tevez-Bellamy üçlüsüyle başlaması olası gözüküyor, ki bu da Adam Johnson'un orta sahaya kayması demek. İtalyan teknik adamın Johnson, Barry, De Jong ve Vieira arasından seçeceği 3 orta saha oyuncusu City açısından hayati önem taşıyor ki son dönemde bu bölgede bir yaratıcı oyuncu yoksunluğu çektikleri söylenebilir. Hucüm planları ilerideki 3 adamın ne yaptıklarına biraz fazla bağımlı. Ancak özellikle çok formda olan Tevez'e, Bellamy ve Bayor da eşlik ettiğinde, genç Alnwick'e hareketli bir gece hediye etmeleri muhtemel.

Son 2 aydır Pavlyuchenko ve Defoe ikilisine ileride görev veren Redknapp açısından da orta saha tercihleri bu maçta kritik bir rol oynayacak. Assou-Ekotto, bu akşam da, pek de güven vermediği sol bek mevkiinde sahaya çıkacak. Onun önünde de oldukça formda olan Bale'in oynaması kesin gibi. Göbekte Huddlestone'un yeri garantiyken, Modric de sürpriz bir Palacios tercihi olmazsa ilk 11'de olacaktır. Redknapp'ın Pavlyuchenko'yu yanında tutup Palacios'u göbeğe monte ederek daha defansif bir takımla sahaya çıkması da olası bir senaryo. Krancjar'ın yokluğunda sağ kanat yine Bentley'e mi emanet olacak yoksa Redknapp, sakatlığı geçmiş gibi görünen Lennon ile başlar mı maç saatinde göreceğiz.

Özet olarak, orta sahada yaratıcı/fiziksel oyuncu dengesini daha iyi kuranın kazanacağı bir maç olacağını söyleyebiliriz. Maçın stresi ortaya bir orta saha kavgası çıkarırsa, bu, beraberliğin yaradığı Tottenham'ın ekmeğine yağ sürecektir. Yüksek tempolu bir maçta ise City'nin saha avantajını daha iyi kullanabileceğini söyleyebiliriz. Her iki takım açısından da Şampiyonlar Ligi yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Tabi ki ligi 4. bitiren takımın geçmesi gereken bir ön eleme turu olduğunu da unutmamak gerek. Zoru başarıp, Premier Lig 4 büyüklerinden birini geride bıraktıktan sonra Şampiyonlar Ligi'nin kapısında kalmak daha bir acı verici olacaktır. Gerçi bunu konuşmak için biraz erken. Önce bu akşamki finali kim kazanacak onu görelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder