11 Mayıs 2010 Salı

Kaptanın Batan Gemisi

Albert Riera, bundan 1 ay önce, Liverpool'u 'batan gemi'ye benzettiğinde ne kadar yerinde bir tespit yapıyordu farkında mıydı acaba? Bilmiyorum, futbolcular kulübün finansal tablolarıyla ne kadar içli dışlılar ama geçen Cuma günü açıklanan rakamlara bakıldığında Liverpool'un borcu geçen yıl boyunca 54.9 milyon pound artarak £475.2 milyona vurmuş durumda olduğu görülüyor. Borcun yarattığı faiz ödemeleri yıllık £40m'i aşarken, Liverpool tarihinde ilk defa futbolcuların maaşları £100m barajını aşmış durumda.

Liverpool'un borçlarının £230m kadarını Royal Bank of Scotland'a ödenecek krediler oluşturuyor. Geçen sene £350m civarı olan bu borç, sene sonunda RBS ile yapılan pazarlıklar ile çevrilerek Gillette ve Hicks'in nakit enjektesiyle £237m civarına çekilmişti. Birçokları bunu kulübün ekonomisini kurtaran bir hamle olarak gördü ancak kazın ayağının öyle olmadığı sonradan anlaşıldı. Nitekim, Gillette ve Hicks, Abramoviç veya Arap şeyhlerinin aksine Liverpool'u bir kazanç kapısı olarak görüyordu ve kulübün onlara olan borcu 89 milyondan 144 milyon pound civarına kadar yükseliyordu.

Liverpool'un başını ağrıtan bir başka faktör de borçlarını çevirirken kendilerine oldukça sempatiyle yaklaşan RBS'in global finansal krizde zor duruma düşmesiydi. Avrupa Birliği'nin, kendi rekoru olan 100 milyar poundluk bir vergi affıyla ayakta tuttuğu banka, derin bir yeniden yapılanmanın içerisine girmek zorunda kaldı. Hatta bu yapılanmanın sonuncunda da yaklaşık 20.000 çalışanını işten çıkarmak zorunda kalması bekleniyor. Avrupa Birliği, RBS'e 2013'e kadar süre vermiş durumda ve bu süre sonunda hedeflerine ulaşamaması halinde bankayı ağır yaptırımlar bekliyor. Lafın kısası, RBS cephesinde Liverpool'a yapılacak hiçbir kıyak kalmamış durumda. Hatta kendisi de zor durumda olan bankanın, borç ödemeleri konusunda oldukça agresif bir tavır alması bekleniyor.

Bu koşullar altında, Liverpool'un kurtuluşu kendisine zengin bir alıcı bulmakta yatıyor. Ancak, takım öyle bir sezon geçirdi ki en iyimser Liverpool alıcı adayları bile koşarak kaçtı. Bu sezon Avrupa'dan erken elenip Şampiyonlar Ligi gelirlerinden tamamen mahrum oldukları yetmiyormuş gibi önümüzdeki sezon da bu turnuvaya katılamayarak, iki yılda potansiyel bir £60-70m'i çöpe atmış oldular. Üstüne üstlük ligi de 7. bitirerek bir araba dolusu yayın gelirinden de oldular. Önümüzdeki sezon için artan tek gelirleri yeni forma reklamları gibi gözüküyor, ki 450 milyonluk borcun yanında 7 milyonluk bu artış biraz komik kalıyor.

Tüm bu karamsar senaryo yetmediyse Benitez'in "Takımın şampiyonluğa oynaması için 6 oyuncuya ihtiyacım var" açıklamasını ekleyeyim buraya. Liverpool'un başında geçirdiği 6 senede 49 oyuncuya £210m harcayan ve kulübün maaş ödemelerini £66m'den £101m'ye çıkaran Benitez'in hala 6 oyuncuya daha ihtiyacı olması akıl alacak gibi değil. Sezon boyunca, kulüp yönetimine, "Torres giderse, giderim", "Gerrard giderse, bırakırım", "Transfer bütçesi verilmezse istifa ederim" gibi tehditler savuran İspanyol'un, takımın başında kalması halinde, bu söylediklerinin en az birisiyle bu yaz karşılacak olması ise ironik. Gerçi Benitez'in bunlardan birini olurken görmeden bavullarını toplayıp İtalya'ya uçması ve kendisinden sonra gelecek olana en şiddetlisinden bir tufan bırakması daha olası gözüküyor.

Liverpool'un, bu şartlar altında, Benitez'e veya başka bir hocaya 6 oyuncu filan alamayacağı ortada. Hatta görünüşe bakılırsa Gerrard-Torres ikilisinden en az birisini elden çıkarıp gelen parayı tamamen borç ödemesinde kullanmak zorunda. (Geçen sene Man Utd'ın yaptığının aynısı yani). Her iki oyuncuyu da satmaya karar verirlerse belki ellerine transfer yapacak bütçe de kalır. Geçen sene başında patlayan transfer piyasasında her iki oyuncunun da fiyatları 70-80 milyon pound civarındaydı. Gel gelelim Torres tüm sezonu sakat geçirip, Gerrard da Liverpool kariyerinin en kötü sezonunu oynayınca bu fiyatlar 30-40 milyona kadar indi. Her iki oyuncunun da talipleri aynı: Real ve City. Hani geçen sezon sonunda bu iki oyuncu satılmış olsa, Kop, belki kulüp binasını basardı ancak hem 150 milyon pound gelir elde edilmiş olurdu hem de lig 7.'liğinden daha iyi bir yerde bitirecek bir takım kurulurdu.

Tüm rakamlar apaçık ortada olsa da, hala Liverpool'un içinde bulunduğu durumu abarttığımı düşünenler olabilir. Ancak durumun ciddiyetini açıkca ortaya koyan 2 örnek daha var. Bunlardan birincisi, kulübün yeni başkanı Martin Broughton'un şimdiden EPL ve UEFA yönetimleriyle kulübün geleceğinin masaya yatırıldığı 2 toplantıya katılmış olması. Toplantıların sebebi ise hem EPL hem de UEFA yönetimlerinin, Liverpool'un önümüzdeki sezon turnuvalarına katılma şartlarını yerine getirebileceğinden emin olamaması. İkinci ciddi uyarı ise, kulübün hesaplarının denetçisi KPMG'nin denetim raporunda yatan şu cümle:
"These conditions indicate the existence of a material uncertainty which may cast doubt on the parent company's ability to continue as a going concern"
Yani KPMG diyor ki; "İçerisinde bulunulan maddi belirsizlik, işletmenin hayatına devam edebilme yeteneğini şüpheli hale getirmektedir". Kısaca: "İflas edeceksiniz, haberiniz olsun!"

Buna benzer uyarıları alan en son kulüp Portsmouth oldu. Ondan önce de Leeds United var; aynı yola girip çıkamayan. Zaten bu uyarılara rağmen belinizi doğrultamazsanız, gelip kulüp yönetimini elinizden alıyorlar, başınıza da bir kayyum oturtuyorlar ki elde avuçta ne varsa satıp borçlarınızı ödesin.

Biliyorum, bu tip senaryoları kimse desteklediği takıma yakıştıramıyor. Leeds United taraftarı da zamanında inanamamıştı buna. Bugün, Man Utd taraftarları da £700m borçları olduğunu ve başarısız bir sezon geçirmeleri halinde aynı uyarıları kendilerinin alacağını aklına getirmek istemiyor. Hatta bir çoğu Ronaldo'nun satışından gelen 90 milyon euronun hala bankada Ferguson'u beklediğine filan inanıyor. Gerçekle ister şimdi yüzleşmek istesinler, ister kapıyı çaldığında, Liverpool'un önümüzdeki birkaç ay içerisinde atacağı adımlar kulubün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Bu adımlar arasında yıldız oyuncuların satışı da olabilir, daha mütevazi bir hocayla hedef küçültme de. Takımın vazgeçilmezi olan Gerrard bile kendisini Real ya da City forması giyerken bulabilir. Yani kaptan gemiyi kurtarmak için kendisini feda edebilir. Ha bu fedakarlıklar Liverpool'u kurtarmak için yeterli olur mu? Umarım olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder