11 Mayıs 2010 Salı

Hocam Kalk Yerine Yat

Ne yalan söyleyeyim, ben Gianfranco Zola'nın nasıl olup da Premier Lig'de takım çalıştırıdığını hiç anlamadım. Geçen sezonun yarısında aldığı takımla olumlu görüntü çizdiğinde de pek şaşırdım. Gerçi sezonun yarısında aldığı takım ne kadar kendisinindi o da tartışılır. Hani Paul Ince'e aynı şans verilseydi durum ne olurdu bilinmez. Geçen sezonu bir yana koyduğumuzda, ben Zola'nın ne oynattığı futboldan bir şey anladım; ne de yaptığı transferlerin ne amaca hizmet ettiğini çözebildim. Taraftar, hala fanatik bir şekilde Chelsea'yi destekleyen, West Ham'ın rakiplerini izlemek yerine Chelsea-Arsenal maçını izlemeye giden Zola'ya da zaten bir türlü güvenemedi. West Ham, Nisan ayında Wolves'a kendi sahasında yenildiğinde, ben, Zola'nın takımı küme düşüreceğinden emindim. O maçtan sonra kulübün sahiplerinden David Sullivan, takımı, kulübün resmi web sitesinden "utanç verici" olarak niteleyince de Zola'nın kovulacağına emin oldum. Patronlarla papaz olan Zola'nın kovulma kararı beklediğimden 1 ay kadar geç geldi. Zola, takımı kümede tutmayı başardı ama kovulmamayı başaramadı. İtalyan rüyadan uyandı; Premier Lig, Joker'inden olmuş oldu. Yerine, Avram Grant, Slaven Bilic ve Mark Hughes'ün adları geçiyor. Hepsi az sırıtan, ciddi adamlar; benim için farketmez, hayırlısı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder