2 Mayıs 2010 Pazar

The End

Bu akşam sonlar akşamı. Premier Lig, şampiyonunun belirleneceği Liverpool-Chelsea maçıyla sona ererken, Rafa Benitez de, büyük ihtimal, Anfield'e son kez "kazanamayacağı" bir maçla çıkıyor. Hafta içi, Juventus cephesinden yapılan "%99 bitti" açıklamasının üstüne, Benitez'in de "Liverpool yönetimi benimle geleceğim hakkında konuşmadı" demesi ayrılık ihtimalini güçlendiren gelişmelerdi. Gerçi 5 sene daha sözleşmesi olan Benitez'le geleceği hakkında daha ne konuşulması gerekiyordu o da ayrı bir tartışma konusu.

Benitez'in Liverpool'daki geleceğini tehdit eden aslında hayal kırıklığı şeklinde geçilen sezondan çok Liverpool'un içerisinde bulunduğu finansal kriz. Yani, sezon başında yapılan yanlış transfer hamlelerinden sonra oldukça güç kaybetmiş gözüken takımın, tekrar şampiyonluğa oynaması için kesenin ağzını açması gerektiği gerçeği. Liverpool'un şu anki ekonomik şartlar altında böyle bir hamleyi yapacak bütçesi olmadığından, ufukta bir yeniden yapılanma gözüküyor olabilir. Mesela, Torres'i City'e £50m'a satıp yerine 2-3 oyuncu alınması bir opsiyon olabilir. Ancak, Liverpool camiasının Benitez'e karşı sarsılan güveni, böyle kritik bir operasyonu İspanyol'un ellerine bırakma kararını olumsuz etkiliyor. Özellikle Alonso'nun yerine alınan Aquilani'nin bütün sezonu yedek geçirmiş olması Benitez'in elini zayıflatan etkenlerden birisi.

Liverpool'un tek seçeneği 'operasyon' değil tabi ki. Eldeki takıma birkaç ucuz takviye yapılarak önümüzdeki sezona aynen girilebilir ve "Bu sefer Torres sakatlanmayacak ve Aquilani de vites büyültecek" diye umulabilir. Ancak bu noktada eldeki malzeme aynıyken Benitez'in neyi değişik yapacağı sorusu gelir akıllara. Yani, Liverpool yönetimi, kadroyu yeterli görüp bu kadrodan daha iyi verim alacak bir hoca arayışına girebilir. Bu noktada Liverpool'un başına geçecek isim için Mourinho'dan Martin O'Neill'a uzanan bir grup ismin adı geçiyor. Ancak, Benitez'in bırakacağı koltuğun tam anlamıyla bir "hot seat"e dönüşecek olması, olası adayların bu görevi kabul etmeden önce birkaç kere düşünmelerine neden olacak.

Benitez'in, takımın başında kalıp kalmayacağı kulübün yeni başkanı Martin Broughton'un Pazartesi günü kendisiyle yapacağı görüşmede kesinleşecek, ancak bugünden kesinleşen bir şey var ki, İspanyol teknik adam bu akşam çıkacağı maçı "kazanamayacak". Yok, bunun sebebi Chelsea'nin yenilemeyecek bir takım olması değil tabi ki. Önümüzdeki hafta sırasıyla Wigan ve Stoke ile içeride oynayacak Chelsea ve Man Utd'ın bu akşamki sonuçlardan sonra büyük ihtimal şampiyonluk turunu atacak olmaları. Liverpool bugün çıkar Chelsea'yi yenerse, şampiyonluğu Sunderland deplasmanından galibiyetle dönecek Man Utd'a hediye edecek ve Man Utd-Liverpool arasındaki şampiyonluk dengesinin Man Utd lehine değişmesine sebep olacak. Benitez için daha acı bir son düşünülemez herhalde. Görevde olduğu 6 sezonun özetinin, "4 Man Utd şampiyonluğu görüp, tarihi Liverpool üstünlüğünün Man Utd'a gitmesine sebep olmak" olarak yapılması İspanyol'u bayağı bir üzecektir sanırım. Hani gitmeyeceği varsa bile bu galibiyetten sonra kesin gider herhalde.

Chelsea açısından bakıldığında işler bu kadar komplike ve dramatik değil tabi ki. Perşembe akşamı 120 dakika oynamış, moral olarak bitmiş, sezonun kapısına kilidi vurmuş, hocaları son maçına çıkan, beyinleri galibiyet istese de kalpleri yenilgiyi kabul edecek bir rakibe karşı oynayacaklar ve 3 puan onları şampiyon yapacak. Oldukça basit gözüküyor aslında. Tabi ki gittiğiniz yer Anfield olunca olaya "basit" diyemiyorsunuz. Chelsea, bu akşam çıkıp Liverpool'u yenecek form durumuna ve kadro yapısına sahip ancak bunu yapabilmeleri için Alex Ferguson liderliğinde tüm hafta sürdürülen 'akıl oyunları'ndan kendilerini arındırmaları gerekiyor. Neyse ki, kadroları ve hocaları maçın stresini kaldıracak tecrübeye sahip. Hatta öylesine tecrübeli ki, Premier Lig yazarları arasında, bu şampiyonluğun Chelsea'nin veteran kadrosunun kazanabileceği son kupa olduğu görüşü oldukça yaygın. Belki bu akşam Chelsea için de bir "son" akşamı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder