24 Mayıs 2010 Pazartesi

Dünya Kupası'na Doğru: A Grubu

Şampiyonlar Ligi'ni de everdiğimize göre artık tamamen Dünya Kupası'na konsantre olabiliriz demektir. Kupanın başlamasına 20 gün kala yavaştan gruplara göz arsak fena olmaz. Maksat ayağımız alışsın.

Ev sahibi Güney Afrika'nın da bulunduğu A grubu, turnuvanın tahmini en zor gruplarından birisi gibi duruyor. Grup kuralarına seribaşı olarak giren G.Afrika'nın, 2. torbadan Fransa'yı çekmesi yeterince talihsiz değilmiş gibi, 3 ve 4'ten gelen takımlar da sağı solu belli olmayan Güney Amerika temsilcileri. Biliyoruz ki henüz hiçbir ev sahibi ülke ilk turda elenmedi. 94'te ABD ve 02'de G.Kore'nin üzerine kalır denilen bu ünvanın bu sene sahibini bulması yüksek bir ihtimal gibi gözüküyor. Tabi ki 2002'de FIFA'nın "aman reytingler düşmesin" kaygısıyla G.Kore'yi, hakemleri yardımıyla iktirmesine benzer bir senaryo tekrar yaşanırsa o ayrı.

G.Afrika için karamsar konuşuyormuşum gibi gözükse de aslında çok da umutsuz değiller. Hocaları Carlos Alberto Parreira hepimizin yakından tanıdığı, Dünya Kupası kazanmış bir teknik adam. Onun Brezilya'dayken bile vazgeçmediği fiziksel mücadeleye ve orta saha hakimiyetine dayalı oyun Güney Afrika'nın yaratıcı oyuncuların eksikliğinin hissedildiği kadrosuna uyabilir. Parreira'ya ek olarak seyirci avantajı da G.Afrika'nın elinde ki sadece vuvuzela üfleyerek rakip oyuncuların kafalarını s*kmek suretiyle maç kazanmaları mümkün. Seyirci avantajı ve iyi bir hocaları olmasına rağmen G.Afrika benim bu gruptaki sonuncu adayım. Bunun en önemli sebebi ise kadrolarında üst düzey olarak adlandırabileceğimiz tek bir oyuncu olması. Everton'lu Pienaar'ı bir kenara koyarsak, G. Afrika kadrosu, 2/3'ü yurt içinde forma giyen tamamen kapalı kutu oyunculardan oluşuyor. En problemli bölgeleri gibi duran forvet hattında ise hala tüm yük, bu sezon doğru dürüst maç oynamayan Benni McCarthy'nin üzerinde. G.Afrika'nın, Parreira geleneğine ve kadro yapısına da uygun olarak daha defansif bir anlayışla sahaya çıkıp Pienaar ve McCarthy ikilisinin özel bir şeyler üretmeleriyle gol arayacağını öngörebiliriz. Sanırım onlar için 95.000'lik Soccer City'de çıkacakları Meksika maçı çok büyük önem taşıyacak. İlk maçta alacakları bir galibiyet, üzerlerindeki baskıyı atıp, kendilerine olan güvenlerini patlatabilir. Aksi halde işleri zor gibi gözüküyor.

Grubun büyük abisi Fransa, sanırım turnuvanın en merakla beklenen takımlarından birisi. Dünya futbolseveleri Domenech'in neden hala Fransa'nın başında olduğunu merak ede dursun, Fransa Futbol Federasyon'u, hocalarına olan güvenin sıfır olduğu bir ortamda, Blanc'ın turnuva sonrası takımın başına geçeceğini açıklayarak adeta her şeyin üzerine tüy dikti. 2006'da takımı şampiyonluğa taşıyan Zidane, Vieira, Makalele, Thuram omurgası tarih oldu. Fransa'nın elinde hala çok iyi bir kadro olmasına rağmen, 2006'dan beri sahada ne yapmaya çalıştıkları hakkında hiçbir fikri olan yok. Avrupa Şampiyonası'nda oynadıkları futbol resmen rezaletti ve Dünya Kupası'na da "el" yardımıyla katılabildiler. A Grubu'nu öngörmesi zor bir grup yapan aslında Fransa'nın bu hali. 3 maç sonunda 1 ila 9 arasında hangi puanı alırlarsa alsın pek şaşıran olmayacak aslında. (matematiksel olarak mümkün olmayan 8 puanı alsalar bile şaşırmam). En büyük avantajları Lyon, Bordeaux ve Marsilya üçlüsünün iyi bir sezon geçirmiş olması. Tek tek baktığınızda personel bakımından hiç bir sorunları yok. Ama son oynadıkları İspanya maçında hala çok 'sıradan' ve 'kimliksiz' gözüktüler. Domenech'in, 4 senedir takıma kazandıramadığı kimliği ortaya çıkarmak için 20 günü var. Bunu başarırsa Fransa gruptan rahat çıkar, başaramazsa "Hoşgeldin Blanc" zaten.

Diskalifiye edildikleri İtalya 90'ı bir kenara koyarsak Meksika, 86'dan beri her Dünya Kupası'nda var ve hepsinde de gruptan çıkma başarısını göstermiş durumda. Fransa'nın umulmadık bir 'diriliş' göstermemesi halinde benim için grubun favorisi de kendileri aslında. Marquez ve Osorio'nun göbeğinde bulunduğu tecrübeli bir defansa ve Vela, Hernandez ve Dos Santos gibi 3 genç yetenekten oluşan 'potansiyel'i yüksek bir hucüm hattına sahipler. Vela ve Dos Santos, kulüp takımlarında hala beklenen patlamayı yapamamış olsalar da milli takım forması altında bir başka oynuyor gibiler. Javier Aguirre, Sven Goran Eriksson'dan görevi devraldığından beri takım bir çıkış grafiği içerisinde. Kendisi takımı devralıp ilk maçını kaybettikten sonra Meksika oynadığı 20 maçta yenilgi yüzü görmedi ve bu seri sırasında CONCACAF Kupası'nı 5-0'lık ABD galibiyetiyle aldı. Yine bu 20 maçlık seride 1'den fazla gol yedikleri maç sayısı ise 1. Turnuva takımı görüntüsündeki Meksika, sağlam defansıyla çetin ceviz bir rakip görünümünde. Tek dezavantajları ilerideki genç üçlünün istikrarsızlığı olabilir. Bu üçlü iyi performans verdiği takdirde, Meksika'nın A grubunu kazanması oldukça yüksek bir ihtimal. Ben bu satırları yazarken, takım, Wembley'de İngiltere ile önemli bir hazırlık maçına çıkmaya hazırlanıyor, ki yapacakları olası bir sürpriz bu yazdıklarımın kanıtı niteliği taşıyabilir. İngiltere'den sonra, içlerinde Hollanda ve İtalya'nın da bulunduğu sağlam bir hazırlık maçları serisi oynayacaklar, ki bu da aslında iddialı olduklarını gösteren bir başka ayrıntı.

Aslında tek tek isimlere baktığımızda Uruguay, Fransa'dan sonra kağıt üzerindeki en iyi kadroya sahip. İleride Forlan'a ek olarak, Ajax'ın genç yıldızı Luiz Suarez ve takımın en golcü ismi olan Botafogo'lu Abreu tehlikeli bir forvet hattı oluşturuyorlar. Defansta, ailemizin pskopatı Lugano'ya Villareal'li Godin eşlik ediyor, Juveli Cecares ve Benfica'lı Pereira ile birlikte Avrupa futboluyla içli dışlı olmuş bir geri dörtlü ortaya çıkıyor. Aslında geride ve ileride sağlam olmasına rağmen Uruguay da orta sahada yaratıcı oyuncu sıkıntısı çeken bir başka takım. Takımı yavaş ve öngörülebilir oynatmakla eleştirilen teknik direktör Tabarez, maceralı bir yoldan sonra Dünya Kupası'na kapağı atabildi ki, kendisi, kadrodan yeterli verim alamadığı gerekçesiyle sürekli eleştiri yağmuru altında. Aslında Tabarez'in sorunu da Domenech gibi takıma bir kişilik aşılayamaması. Uruguay'ın istikrarsız oyunu özellikle büyük takımları karşılarında bulduklarında dağılmalarına yol açıyor. En son hazırlık maçını Mart ayında İsviçre'ye karşı oynayan Uruguay, turnuvaya kadar geçen dönemde İsrail ile tek bir hazırlık maçı daha oynayıp kapalı kutu kalmayı deneyecek.

FIFA dünya sıralamasındaki 10. ,17. ve 18. (fr-mek-uru) ülkeleri bulunduran A Grubu oldukça çekişmeli geçmeye aday. Aynı sıralamada 90. olan ve grubun zayıf ekibi gibi gözüken G.Afrika da ev sahibi olmanın avantajıyla bu üçlüye yanaşıyor. İstikrarsız Fransa ve Uruguay'ın performansları grubu şekillendirecek. Meksika yine bir şekilde ikinci tur yapar gibi geliyor. Dünya Kupası sonrası bakıp dalga geçesiniz diye de tahmini sıralamamı yazayım en sona.

A Grubu G B M P
Meksika 1 2 0 5
Fransa 1 2
0
5
Uruguay 0
3
0
3
G. Afrika 0 1
2
1

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder