25 Mayıs 2010 Salı

Dünya Kupası'na Doğru: B Grubu

Bana göre, uzak ara Dünya Kupası'nın en sıkıcı grubu. Arjantin, Maradona'ya rağmen mutlak favori. Geri kalan 3 takımdan gününde olan 2. tura çıkar gibi gözüküyor. FIFA sıralamasında Arjantin 7, Yunanistan 12, Nijerya 20 ve Güney Kore de 47. sırada bulunuyor. ABD 94'te Arjantin, Yunanistan ve Nijerya yine aynı gruptaydı ve o grubu Nijerya lider bitirmişti. Tabi ki o köprünün altında çok sular aktı.

Brezilya Milli Takımı'ndan hiç haz etmeyen birisi olarak, kendimi bildim bileli Güney Amerika'daki favori takımım Arjantin olmuştur. Gel gelelim, Maradona göreve geldiğinden beri Arjantin'i öylesine antipatik bir takıma dönüştürdü ki, sırf kendisi dünya futbolundan elini ayağını çeksin diye Arjantin'in grubu 0 puanla sonuncu bitirmesini istiyorum. Tabi ki takımın barındırdığı yeteneklere baktığımızda, bunun Maradona'ya rağmen mümkün olmadığını söylemek mümkün. Çekilen şanslı kuranın sonucunda B grubunu oluşturan 3 takımdan hiçbirisi Messi, Tevez, Aguero, Higuain, Milito gibi adamlarla baş edecek kapasitede değil. Göreve geldiği ilk yılda 100'den fazla oyuncuyu milli takıma çağıran, Messi'den hiçbir şekilde yararlanamayışıyla tepki toplayan ve zoru başarıp az daha Arjantin'i Dünya Kupası'nın dışında bırakma noktasına getiren Maradona, turnuvaya götürdüğü takımın seçimiyle de tartışma yaratmaya devam etti. Yukarıda saydığım isimlerden oluşan, turnuvanın en yetenekli hucüm hattı elinde olmasına rağmen, 36'lık Martin Palermo'yu Güney Afrika'ya götüren adamımız, bu sene Şampiyonlar Ligi kupası kaldıran Cambiasso-Zanetti ikilisini görmezden geldi. Tüm bu cümayişin sonucunda da, Maradona'nın elinde başarılı olmaktan başka hiçbir seçenek kalmadı. Arjantin, dün akşam turnuva öncesi son hazırlık maçında Kanada'yı 5-0'la geçti. Son 5 hazırlık maçında Jamaika, Haiti ve Kosta Rika gibi takımları yenen Arjantin'in tek ciddi galibiyeti Münih'te Almanya'ya karşı geldi. Bu 5 maçlık serinin hemen öncesinde ise İspanya ve Katalunya'ya kaybedilen 2 maç var. Kaotik bir hazırlık döneminden sonra, son 18 günde herhangi bir hazırlık maçı yapmayacak olan Arjantin, barındırdığı yetenekler sayesine ilk turu her halükarda geçecektir. Tabi ki içinde bulundukları yönetim kaosu ile nereye kadar giderler orası büyük bir soru işareti.

94'te Nijerya, Arjantin ve Güney Kore'nin önünde grubu lider tamamladığında elinde çok yetenekli bir jenerasyon vardı. Aynı jenerasyon 96'da olimpiyatlarda altın madalya da aldı. Bugün ise benzer bir senaryo ile karşı karşıyayız. Pekin olimpiyatlarının altın madalyalı takımı Nijerya, Afrika Uluslar Kupası'ndaki 3.lüğün ardından bu kez Dünya Kupası'nda ses getirmek istiyor. Takım kısa bir süre önce 5 aylığına İsveçli taktisyen Lars Lagerback'a emanet edildi. İsveçlinin ana görevi, 12 ülkedeki 28 kulübe dağılmış olan oyuncularını bir araya toplayıp, ortaya bir takım kimyası çıkarmak. Çünkü bu başarıldığı takdirde, dağınık gibi gözüken bu oyuncuların beraberlerinde getirdikleri Avrupa tecrübesi önemli bir avantaja dönüşecektir. Nijerya'nın 30'yaş üzeri sadece 2 oyuncunun olduğu genç kadrosunun en önemli sorunu, eldeki oyuncuların büyük çoğunluğunun kulüp takımlarında düzenli oynamıyor oluşu. Takımın yıldızları Obi Mikel, Yakubu ve Obafemi Martins bile bu sorundan muzdaripler. Eski hocaları Amodu yönetiminde az gol atan ve yiyen bir takım görüntüsünde olan Nijerya, Lagerback ile oynadığı tek maçında Kongo'yu 5-2 yenerek bu anlayışta bir değişim olacağının sinyallerini verdi. Ben bu satırları yazarken, Suudi Arabistan ile bir hazırlık maçına çıkmaya hazırlanıyorlar, ki bu maçtan sonra oynayacakları Kolombiya ve Kuzey Kore maçlarında ortaya daha net bir tablo çıkar gibi. Arkalarına alacakları taraftar desteğiyle ve biraz da Afrika duygusallığı yaparak Nijerya'yı bu gruptan çıkacak ikinci takım adayı yapmak istiyorum izninizle.

Nijerya gruptan çıksın istiyorum çünkü Yunanistan'ı ne kadar az izlesek o kadar iyi. Üzerinde fazla konuşmaya gerek var mı bilmiyorum zira Otto Rehhagel'in yönetimindeki Yunanistan'ın ne oynadığını bilmeyen yok. Euro 2004'ten beri köprünün altından bayağı bir su aktı ve ülke futbolu, aynı bizimki gibi büyük bir düşüş içerisinde. 2004'ten bu yana beklenen jenerasyon değişimi yapılamadı ve takım hala Karagounis ve Katsouranis gibi oyuncuların ayağına bakmakta. 2006'ya gidemeyen ve 2008'de resmen çöken Yunanistan, Güney Afrika'ya da oldukça kolay bir eleme grubunda olmasına rağmen çok zor geldi. Play-off maçında Ukrayna'yı kendi klasikleri olan 0-0 ve 0-1'lik maçlar sonucunda geçen takım, o günden beri tek bir hazırlık maçı oynadı ki onu da kendi sahasında Senegal'e 2-0 kaybetti. Oyun anlayışları itibariyle tüm maçları beraberliğe kilitleme potansiyeli olan Yunanistan, Nijerya ve Güney Kore'ye kötü sürprizler hazırlayabilecek kapasiteye de sahip. Rehhagel büyük ihtimal tüm maçlara gol yememek için çıkacak ve bu 3 maçta atılacak tek bir golün kendilerini ikinci tura çıkarmasını umacak. Ha Yunanistan'ın en zayıf noktası olan forvet hattında golü kim atacak onu kestirmek zor.

Asya futbolunda mutlak bir güç olan Güney Kore, kendi evinden uzakta 6 Dünya Kupası oynamış ve bu turnuvalarda aldığı galibiyet sayısı 1. Yani anlayacağınız başka kıtaların havası kendilerine pek yaramıyor. Takımın Ağustos ayından beri oynadığı 14 hazırlık maçında aldığı 10 galibiyete bakarsak bu turnuvaya iyi hazırlandıklarını söyleyebiliriz. Kazandıkları bu maçlar arasında Fildişi Sahilleri, Japonya, Avustralya gibi ciddi rakipler de var. Japonya'yı, 5 ayda 2. kere, dün akşam yendiler ki deplasmanda aldıkları bu galibiyet turnuva öncesi takımın kendine güvenini arttırmış oldu. Bu turnuvada neler yapabilecekleri 3 Haziran'da İspanya ile oynayacakları hazırlık maçından sonra daha bir netleşir gibi. 2002'deki başarıdan sonra Güney Kore'li oyuncular yavaş yavaş dünyaya açılmaya başladı ve bu tabi ki takımın futboluna olumlu yansıdı. Takımın yıldızı, tabi ki, kaptanları Ji Sung Park. Bolton'lu Chung Yong Lee ve Monaco'lu Chu Young Park ise diğer dikkat çeken isimler. Ben şahsen, Kore'nin gruptan çıkmak için ciddi bir aday olduğunu düşünüyorum ve Nijerya'yı devirerek 2.liğe uzanmaları beni hiç şaşırtmaz. Bu yolda karşılarındaki en önemli engel Yunanistan ve Arjantin'in sert savunmaları olabilir, nitekim Güney Kore, tekniğe dayalı ve oldukça yumuşak futbol oynayan bir takım. Fiziksel yetersizliklerini teknikleriyle kapatabilirlerse ikinci tura çıkmaları çok da büyük bir sürpriz olmayacaktır.

Turnuva sonrası eğlencemiz olacak müneccimliğimizi de yapalım yazı tam olsun.

B Grubu G B M P
Arjantin
2
1
0 7
Nijerya
1
1
1
4
Güney Kore
1
1
1
4
Yunanistan
0 1
2
1

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder