17 Nisan 2010 Cumartesi

Dağ Fare Doğurdu

Son dakikada gelen gol olmasa son yıllarda izlediğim en sıkıcı derbi maçı yazacaktım. Gol geldi fikrim değişti mi emin değilim. City taraftarı, Manchester şehrindeki güç dengesinin değişmeye başladığından bahsetmeye bayılıyor. Belki kadrolardaki isimlere tek tek baktığımızda haklılar da. Ancak iki takım sahaya çıktığında görüyoruz ki hala United, Manchester'ın 'big brother'ı.

Manchester City'nin son maçlarda yakaladığı formu göze alındığında, bugünkü maçı kontrol eden takım olmaları, rakip United'ın ise kontralarla sonuca gitmeye çalışması bekleniyordu. Ancak, 90 dakikanın sonucunda gördük ki oyunu kontrolü altında tutan ekip United idi. Bunda, City'nin aceleci ve dağınık oyunun da yardımı oldu tabi ki. Mancini, sabırlı bir şekilde oyunu karşı yarı alana yığmak yerine, eline geçen tüm topları son sürat ileri üçlüsüne ulaştırma yolunu seçti. United savunması, Tevez ve özellikle Adebayor'a hiç adım attırmayınca da City'nin elindeki hucüm opsiyonları da bitmiş oldu. Opsiyonlar bitti diyorum çünkü City orta sahası, Hughes dönemindeki "düz" yapısını hala koruyor. Bu bölgeye ihtiyacı olan yaratıcılığı getirmek adına Boro'dan transfer edilen genç Adam Johnson, ilerki yıllarda adından bol bol söz ettirecek bir oyuncu ancak henüz United derbisi gibi maçların ağırlığını kaldıracak durumda değil. De Jong fazla defansif, Barry mecburen defansif ve Johnson da tecrübesiz olunca City, orta sahayı ve sonucunda maçı United'a vermiş oldu.

United'ın, Neville, Scholes ve Giggs gibi 35'lik oyuncularla ortaya koyduğu mücadeleyi takdir etmek lazım. 60 maçlık sezonun sonuna geldiğimiz bu noktada, bu oyuncuların hala City deplasmanına gidip 90 dakika rakibe adım attırmamaları inanılır gibi değil. United, maç boyu daha iyi oynayan taraftı ve golü daha erken de bulabilirdi. City'nin yapması gereken şey olan, sabırlı bir şekilde pas yaparak oyunu rakip sahaya yıkma olayını rakibe ders verircesine uyguladılar. Hatta Mancini, sadece topu United'tan alabilmek için Vieira-Johnson değişikliğini yaptı ki 3 ön liberoya dönen City orta sahası, Wright-Phillips oyuna girene kadar hiçbir şey üretemeyecek hale geldi. United'ın göbeği kontrol etmesine bir türlü çare bulamayan Mancini de, United'ın sabırlı ataklarının 93'de sonuç bulmasını izlemek zorunda kaldı. Aynı Hughes'un, ilk yarıdaki maçta aynı atakları, 96'ya kadar izlediği gibi..

United, City'i yendi; eğer Tottenham'da birazdan Chelsea'yi yenerse, sonuçlandı denilen Premier Lig, ilginç bir son 3 haftaya sahne olacak. Gerçi, son 3 maçının 2'sini içeride Stoke ve Wigan'a karşı oynacak Chelsea, hala şampiyonluğun bir numaralı favorisi. United'ın şampiyonluk şansı ise bu alanda 18-18 eşit durumda oldukları Liverpool'un, Chelsea'ye çelme takmasına bağlı. Liverpool bunu yapar mı; yoksa Chelsea'ye yavaştan yatar mı, hep beraber göreceğiz. Ha tabi Chelsea bu akşam kazanırsa, ligin de kapısına kilidi vurur o ayrı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder