8 Nisan 2010 Perşembe

Bir Fransız, Bir Alman, Bir İtalyan ve Bir İspanyol

Hani Şampiyonlar Ligi yarı finaline Temel de katılsaymış güzel olurmuş. Dün akşam itibariyle İngilizlerin Şampiyonlar Ligi' üzerindeki 3-4 senelik hegamonyası sona mı erdi, yoksa bu sene şanssızlık mı oldu tartışılır. Man Utd ve Chelsea'nin çok yakın geçen maçlar sonucu, Arsenal'in de 3 yabancı kuralına uymayan Barça tarafından elendiğini göze alırsak, İngiliz futbolu için ağıt yakmamız gerekmediği sonucuna varabiliriz. Bu arada '3 yabancı'dan kastım, dünyamıza yabancı olan adamlar. Hani Messi dünyalıysa, Barış Özbek nereli? Değil mi?

Arsenal maçından sonra oturup yazı yazmadım çünkü ne gerek var değil mi? Neyini açıklayacaksın? Uzaylı Messi'yi, Silvestre ile savunmaya kalkarsan ne olur? Silvestre gider adamla verkaç yapar, gol pası atar. Yok; yenilgiyi bir adama bağlayacak değilim. Bunu yapmak Barcelona'ya haksızlık olur. Arsenal'e karşı ortaya koydukları istatistikler dudak uçuklatan cinsten. Arsenal'in %69 isabetle yaptığı 238 pasa karşılık, Barcelona %84 isabetle 508 pas yapmış. Bunun sonucu olarak da %61 topla oynamışlar. Zaten, daha ilk maçtan önce eşleşmenin kaderini, Arsenal'in ne kadar topla oynayabileceğinin belirleyeceğini yazmıştım. Arsenal, topu 2 maçta da göremedi. Gördüğü anlarda da, her iki maçta da kendilerinden daha fazla mesafe koşan Barça'nın presine boyun eğdi. Arsenal'li futbolcular, büyüyünce oynamak istedikleri futbolun ne kadar etkili bir şey olduğunu öğrenmiş oldu.

Arsenal - Barcelona eşleşmesi ne kadar beklendiği gibi gerçekleştiyse, Man Utd - Bayern maçları da bir o kadar olmadık işlere sahne oldu. Man Utd, ilk maçta yaşadığı şanssızlıkların kurbanı oldu ve sürpriz bir şekilde elendi. Oysa ki, Bayern savunması turu onlara hediye etmek için iki maçta da elinden geleni yaptı. Özellikle dün akşam Man Utd'ın attığı 2. golde, topla ceza sahası çizgisine kadar gelip, sonra durup bir 30 saniye boyunca atacağı pası hesaplayan Valencia'yı ve ceza sahaları içerisinde cirit atan Nani'yi izleyişleri gerçekten takdirimi topladı. Böyle sabırlı izleyici olsam 2012'yi bile sonuna kadar izleyebilirdim belki. Bayern'in berbat savunmasının yardımıyla 3 gol atmış olsalar da ilk yarı oyunu tamamen kontrolü altında tutan takım Man Utd idi. Buna rağmen, Olic'in attığı golden sonra soyunma odasına biraz tedirgin gittiler.

Bu noktada, Alex Ferguson'a bir paragraf açmak istiyorum. Kendisinin nasıl bir dahi olduğundan daha önce bahsettim. Dünyanın gördüğü en iyi teknik adamdır desem kendisine, başım ağrımaz. Ancak bir yenilgiyi de delikanlı gibi kabul etsin yahu. Oyunun kaderini değiştiren anın, Rafael'in gördüğü aptalca kırmızı kart olduğu bir gerçek. Man Utd sahada 11 kişi kalsaydı, Bayern'e büyük ihtimal 2 gol daha atacaktı; o da kabul. Ancak, Rafael'in gördüğü kartın tartışalacak bir tarafı yok. Tecrübesiz oyuncuların insanın başına ne işler açtığını bilmiyorsa Ferguson, Wenger'e bir telefon açsın. Maçtan sonra mikrofonu gören Fergie, "Klasik Almanlar işte, hakeme itiraz edip tecrübesiz çocuğu oyundan attırdılar" gibisinden, 17 yaşında yeni yetmenin yapacağı türden bir açıklama yaptı. Kendisinin yaptığı saçma sapan açıklamalara alışmış birisi olarak söylüyorumki, burada kendini de aştı Ferguson. Yahu, hakeme itiraz etmeyen millet mi var da bu "klasik Alman" davranışı oldu bir anda. Hayır, hakeme en çok bağıran adam Ribery de Alman değil üstelik. Rafael'in hareketi sarı kart, bunu Ferguson dahil herkes biliyor. Eh be arkadaşım bir maç sonrası da "Hata yaptık" de be.

Ferguson ağlayadursun, Şampiyonlar Ligi yarı finaller oynanmadan sonra erdi bile. Geri kalan 3 takımdan hangisi Barcelona'yı yenecek kapasiteye sahip hiçbir fikrim yok. Avrupa'da böyle bir takım var mı? Belki Chelsea. Onlar da Mourinho kurbanı olduklarına göre Barça'nın yolu bundan sonra yokuş aşağı. Ha, geçen gün bahsettiğim ihtimal gerçekleşir ve Messi'yi maymunlar dağa kaldırırsa o zaman işler değişebilir. Ama o zaman ben de çok kızacağım, neredeydiniz oğlum Pazartesi gecesi? Bak adam yaptı yapacağını.

Bir Fransız, bir İtalyan ve bir İspanyol barda oturuyorlarmış. İçeri Alman girince İspanyol atlamış:
- "Aha klasik Alman geldi, Fergie yolda düşmüş olmalı" demiş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder