27 Mart 2010 Cumartesi

Yine St. Andrew's


Arsenal en son Birmingham'a gittiğinde tarihinin en talihsiz maçlarından birisini oynamış ve şampiyonluk umutlarını St. Andrew's Stadyumu'na gömmüştü. Hepimizin hafızalarına kazınan pozisyonda Martin Taylor, Eduardo'nun bacağını koparmış, Adebayor bomboş pozisyonda Bendtner'e atmadığı pasla maçın 3-1 olmasını engelleyip Wenger'i kendisinden soğutma yolunda bir adım daha atmış, maç sonrası Bendtner ile birbirine girmiş, Clichy'nin tertemiz müdahelesine hakem penaltı çalıp Birmingham'a bir gol hediye etmiş ve son olarak da maç sonrası yaptığı açıklamalar yüzünden William Gallas kaptanlığını kaybetmişti.

Bir önceki Birmingham seyahatinde yaşanan tüm bu talihsizlikleri hafızalarında taşıyan Arsenal takımı, bu akşam, bence sezonun en zorlu deplasmanına çıkıyor. Sezonun ilk yarısının flaş ekibi olan, ancak son 2 aydır yavaşlayan Birmingham'ın, sahasında iyi futbol oynuyor oluşu maçı zorlu yapan faktörlerden sadece birisi. Son dönemde eskisi kadar kırılgan olmadığının, iyi oynamadığı maçları da koparabildiğinin sinyalini veren genç Arsenal kadrosunun bu maça zihin olarak hazırlanmasını zorlaştıran 3 faktörden söz etmek mümkün. Bunlardan birincisi son Birmingham ziyaretinin kötü anıları. İkincisi, artık rakipleri tarafından da şampiyonluk yarışının önemli adayı olarak görülmelerinin yarattığı stres. Sonuncusu ise 4 gün sonra oynanacak Barcelona maçının kafalarda olması. Yani Arsenal'in bu akşam sahada kaybedeceği çok şey var. Bu gerçek, daha önce şampiyonluğun kaybedildiği bir sahaya çıkıldığı gerçeğiyle birleşince ortaya ekstra stresli bir maç çıkarıyor.

Arsene Wenger, bu haftaki basın toplantısında sürpriz bir açıklama yaparak, "Benim için en önemli maç, bir sonraki maçtır" dedi ve Birmingham karşısında defansta Sol Campbell'a görev vereceğini açıkladı. Bu, ben dahil olmak üzere çok Arsenalli için beklenmedik bir karar çünkü bildiğimiz üzere Sol Campbell, 3 günde 1 maç oynayacak kondisyona sahip değil. Yani ya Campbell kapasitesinin üzerine çıkacak ya da Wenger, Messi'nin karşısına Silvestre ile çıkacak. Düşüncesi bile korkutucu. Bu akşamki maça dönersek, Sol'un oynaması durumunda partnerinin kim olacağı hala bir soru işareti. Gallas ve Vermaelen'in yokluğunda ikinci stoper görevinin Song'a verilmesi büyük bir ihtimal. Bu durumda orta saha da Cesc, Denilson ve Diaby'den oluşacak.

Benim bu akşam özellikle sahada görmek istediğim adam ise Theo Walcott. Kendisinin, üstüste berbat maçlar çıkaran Arshavin ve bir iyi bir kötü Nasri'nin önünde bir şansı hakettiğine inanıyorum. Hafif sakatlığı bulunan Bendtner'in durumu maç saatinde kesinleşecekken, onun sahaya çıkamaması durumunda, Wenger'in, Eduardo'ya kariyerinin bitme noktasına geldiği sahada görev verip vermeyeceği ayrı bir merak konusu benim için. Sahaya çıkan onbir ne olursa olsun Arsenal'in takım olarak, West Ham ve Hull City maçlarından daha iyi oynamak zorunda olduğu bir gerçek. Nitekim, bu seneki performanslara bakıldığında, St. Andrew's, kötü oynayarak 3 puanla çıkılabilecek bir yer gibi gözükmüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder