27 Mart 2010 Cumartesi

Diaby ve 10 Cüceler

Arsenal üst üste 3. maçında iyi futbol oynamadı ve buna rağmen çekirge 3. kez zıplayacaktı ki, Arsenal'in kalesinde ne işi olduğunu, dünyada Wenger'den başka kimsenin bilmediği Almunia sahneye çıktı. Bugün izlediğim Arsenal için için "iyi oynamadı" demem de biraz insaflı gerçi. Maç boyu pozisyona giremediler neredeyse. Sahada ayakta kalan tek adam Diaby'di ve bunu göre göre çok bariz değişiklikleri yapmak için Wenger neden 70 dakika bekledi benim aklım almadı.

Etkisiz futbolun sebebi bariz bir şekilde orta sahada yatıyordu. Fabregas, belli ki aklı Çarşamba akşamında, sezonun en kötü maçını çıkarıp Denilson da her zamanki gibi berbat oynayınca, Arsenal orta sahası tek başına Diaby'e emanet kaldı. Fransız oyuncunun hakkını vermek lazım, 3, bazen 4 Birmingham'lı oyuncuya karşı tek başına mücadele etti. Ancak, Arsenal'in pozisyon üretmesi için gereken yardım Diaby'e ne kanatlardan ne de Fabregas'tan gelmeyince ilk yarısı tek kelimeyle haybeye oynanmış bir maç izledik.

İkinci yarı da ilk yarının kopyası şeklinde başlayınca, ben maçı izlemeyi bıraktım ve sürekli ekranın altına bakar oldum; Wenger, acaba ne zaman değişiklik yapacak diye. Arsenal'in golünün oyuna sonradan giren Nasri tarafından atılmış olması tesadüf değil tabi ki. Arshavin ile beraber oyuna girip birazcık gaza basmaları Arsenal'in golü bulmasına yetti. Bu gol, Birmingham'ın da iyi gününde olmadığı hesaba katıldığında Arsenal'e yetecek gibi görünüyordu.

Yazının son paragrafının içeriği konusunda blog içerisinde bir iç savaş var aslında. Almunia'nın, Arsenal'in ağlarına yolladığı bu kaçıncı gol ben artık saymayı bıraktım. İçimden, kendisine Arsenal kalesini emanet eden Wenger'e bir paragraf döktürmek geçiyor. Onursuz Kıl Adam'ın isteğiyle bu paragrafı sezon sonuna erteliyorum. Çarşamba günü sahaya bambaşka bir Arsenal çıkması umuduyla, izninizle gidip Polyanna kitabımı okuyacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder