26 Şubat 2010 Cuma

İroni


Dünkü maç üzerine, Bigboned'un yazdıklarından fazla söylenecek bir şey yok. Hakem artı Caner'in "gençlik" galeyanı maçı elimizden aldı götürdü. Benim söyleyeceklerim ise bazı ironiler üzerine olacak...

- Önce hakemlerden başlayayım. Bu maçla beraber gördük ki, asistan hakem sistemi bu gidişle ölü doğacak. Dünkü maçtan önce, gruplardaki Sturm Graz maçında da benzer bir pozisyon yaşanmıştı ve penaltıyı " verememişti" asistan hakem. Sırf bizim maçlarımızda da değil, birçok Uefa organizasyonunda bu hataları gördük. Peki burada ironi nerede mi? Dün gece neredeyse hatasız bir maç yöneten tek hakemin Türk olmasında. Marsilya - Kopenhag maçını süper yöneten Cüneyt Çakır'da...

- Servet'in yetersizliğine artık dayanamayan Rijkaard, Beşiktaş maçı sonrasında, başını Sergen, Hakan Ünsal, Hakan Şükür ve diğerlerinin çektiği "Türk Futbolu Mafyası" tarafından eleştirildi. Dünkü maçtan sonra ise, 1. golde kademeye giremeyen, 2. golde pozisyonu kaybeden Servet'i bir kere bile eleştirmediler. Gerçi artık bu normal bir Türk Basını davranışı olduğundan çok da ironik değil. Aslında daha da beteri, sakatlandığı için çıktığından bir haber olan yazarların, Elano'yu niye çıkardı diye yine Rijkaard'ı eleştirmesi.

- Yine, 2 maçtır niye oynatılıyor ki denen Giovanni, dün de niye oyuna alınmadı ki dendi ve eleştirler yine Rijkaard'a yönlendi. Tatminsizlik de kötü bir şey tabi...

- Grubumuzdan 2. çıkan Panathinaikos'un da Roma'yı içeride, dışarıda yenerek turu geçmesi de ironi sayılır mı bilemiyorum...

Son olarak, evet dediğimiz gibi, şu takımın başında Mourinho olsa, Wenger olsa ne fark edecek, takıma mevcut durumunda, Arda'nın yerine gökten zembille forvet mi inecekti? Ayhan hayatının futbolunu mu oynayacaktı? Caner büyük bir olgunluk mu gösterecekti...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder