15 Ocak 2010 Cuma

Var mı Arttıran?



Günün popüler konusu belli, Naklen Yayın İhalesi. Konuyla ilgili olarak da, birçok farklı sitede ve blog'da da gün içinde bir ton yazı yazıldı. Ben de ihale hakkında bir iki kelam etmek istedim.

Şimdiye kadar izlediğim ihaleler, genelde devletin satış ihaleleriydi(sanki başka bir ihale izleme şansım vardı da). Ve hiçbirisi bugün gerçekleşen Naklen Yayın İhalesi kadar heyecanlı olmamıştı. Ne yalan söyleyeyim, M. Emin Karamehmet mavi olsa Avatar niyetine izlenirdi, o derece büyülenmişcesine takip ettim. Gerçekten çok heyecanlaydı.

İhalenin öncesine gidersek, işin içindeki bazı tanıdıklarımızdan, Telekom'un ihaleye çok iddialı gireceğini ve almak için her şeyini yapacağını duymuştuk. Her şeyi de yaptılar, ama olmadı. Çünkü karşılarında tecrübeli bir Digitürk vardı. Klasik tabiriyle, derslerine iyi çalışmışlar.

Aslında bu ihalenin altmetninde inceden inceye bir savaş da yatmakta, ama bu kısım yazının konusu değil.

İhaleyi Ntvspor'dan takip ettim. Ntvspor gerçekten güzel bir programla ihaleyi bizlere sundu. Olayın her boyutundan uzmanlar programa katılarak görüşlerini bildirdiler. Ama benim en çok ilgimi çeken görüş şu oldu, "Bizi ilgilendirenin Digitürk'ün ne kadar kar edeceği ya da zarar edeceği olmamalı, bizi ilgilendirenin, bu ihalenin sonucunun, biz seyircilere ve kulüplere ne katacağı olmalı." Ben de, bakış açımızı bu görüş çervesinde şekillendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Önce kulüpler açısından bakalım ihaleye; herkesin ortak görüşü, ihalenin bu seviyelerde sonuçlanmasının kulüplere büyük katkı sağlayacağı yönünde. Bu konuda hemfikir olmayan yoktur herhalde? Burada gündeme gelen asıl soru ise, federasyonun, kulüplerin alacağı payları kontrol altınta tutarak, oluşacak yeni piyasayı da kontrolü altında işletmesi gerekip gerekmediği. Bence gerekiyor, çünkü mutlaka, sırf bu kaymağı yemek için hamle yapacak yöneticeler vs. olacaktır. Geçmişte de örnekleri olduğu gibi. Ve bu sonuç, uzun vadede, yine sağlaması gereken faydayı sağlayamayacaktır. Bu açıdan, çok başarılı bir ihaleye imza atan federasyonun, süreçle ilgili çok doğru kararlar alması gerektiğini düşünüyorum...

Olayın seyirci tarafına bakarsak da; gördüğüm kadarıyla, genel kanı Digitürk'ün fiyatlarını aşırı derecede arttıracağı yönünde. Ben ise böyle düşünmüyorum. Evet, Digitürk fiyatları arttıracaktır, ama bu normal seviyede bir artış olacaktır. Çünkü Digitürk'ün önceliğinin, fiyatları arttırmaktan çok, abone sayısını arttırmak olacağını tahmin ediyorum. Peki, bunu fiyatları arttırırken nasıl yapabilir? Farklı paketler yaratma yoluna gidebilir. Örneğin, sadece üç büyüklerden birinin maçlarının olduğu ayrı paketler yaratabilir ya da anadolu takımları için, uygun fiyatlı paketler hazırlayarak, Türkiye'nin her yerinden aboneler çekebilir. Böyle bir hareket anadolu takımlarının gelirlerin artmasına da büyük fayda sağlar. Bu kısım biraz da Digitürk'ün stratejistlerinin yaratıcılığına bakıyor tabi, ama açıkçası ben sonuçlarının olumlu olacağından umutluyum. Çünkü bu kadar büyük bir mebla ödeyecekken, Digitürk, abonelerini kaçırabilecek hamleler yapmayacaktır.

Tabi bir de şu sorular var; Türkiye ligi gerçekten bu değere sahip mi? Sahip ya da değil tartırşmasından önce, oluşan değerin, piyasa şartlarının ve rekabetin kaçınılmaz bir sonucu olduğunun farkına varmalıyız. O yüzden, bence fazla sorgulmamak lazım. İkinci soru da, Digitürk bu işten kar eder mi? Onu da M. Emin Karamehmet düşünecek biz değil, ama daha önce zarar eden birinin 2. defa, bir işe bu kadar istekli bir şekilde girmesi size mantıklı geliyorsa, orasını da bilemem...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder