14 Ocak 2010 Perşembe

Kral Çıplak mı?

Man Utd.'ın son finansal yıl verilerini açıklamasıyla, takımın sahibi Glazer ailesinin £500m dolarlık bono satışıyla borçlanacaklarını açıklaması üstüste geldi. Tabi ki bu tesadüf değil. Glazergiller, olası yatırımcıları, bilançodaki £45m kar ile kandırmaya çalışıyor.

Glazer ailesi, 2005'te, Man Utd'ı £810m'ye aldı ve bu paranın sadece £270m'lik kısmını peşin ödedi. Geri kalan £540m'lik kısmı için bankalara ve diğer finansal kuruluşlara borçlanıldı. O günden son açıklanan rakamlara kadar geçen sürede, United'ın sadece ödediği faiz miktarı £325m'a vardı. Henüz ödemesi gelmemiş faiz miktarını, ana paranın üzerine koyduğunuzda da toplam borç (son açıklanan rakamlara göre) £700m'i buluyor ve bunun £67m'lik kısmı sadece geçen sene ödenen faiz. Hissedarlara dağıtılan kar payının sadece £7m'da kaldığını düşünürsek faiz yükünün boyutlarını daha iyi anlıyoruz. Bu arada, geçtiğimiz 4 yılda, Old Trafford bilet fiyatları 2'ye katlanırken, Man Utd kasasından Glazer ailesinin cebine "masraf" ve "borç" olarak giden paranın da £20m olduğunu hatırlatayım.

Peki bu şartlar altında £500m'lik daha bono satmak isteyen Glazergiller, Man Utd'ın finansal geleceğine resmen ipotek mi koyuyorlar?

Büyük ihtimal.

Ailenin olası yatırımcılara gönderdiği rapora baktığımız zaman, 1 sayfaya sığdırılan 'strateji' bölümüne karşılık 15 sayfalık bir 'risk' bölümü olduğunu görüyoruz. Bu borcun ödenmesinde uygulanacak strateji basit. "Şu ana kadar yaptığımızı yapacağız". Yani, takımın son 20 senede yakaladığı başarılı dönemin bundan sonra da aynen devam edeceğini öngörüyoruz.

Peki ya risk derseniz, raporun risk bölümü gayet ilginç. Öncelikle yukarıdaki stratejiyle bağlı olarak, Man Utd'ın finansal durumunun sağlıklı kalabilmesi tamamen futbol takımının başarılı olmasına bağlı. Bu bono satışı gerçekleştiğinde borç öylesine bir boyuta geliyor ki, futbol takımı 2-3 sezon kötü gider ve gelirlerinde bir azalma olursa, kulüp kendini bir anda borç batağına saplanmış bulabilir. Yani en büyük risk kalemi futbol takımının başarısının yatırımcılara garanti edilememesi.

Ana risk kalemini detaylı inceleyen rapor, takımın başarısını engelleyebilecek faktörlere de yer vermiş. Mesela aynen şu cümle kullanılmış, "United'ın başarısı, futbol takım yönetiminin başarısına yüksek oranda bağımlıdır." Yani United'ın geleceği 70'ine merdiven dayamış Ferguson'a emanet. İskoç teknik adamın olası bir emeklilik kararı halinde ise yerine gelecek kişinin aynı başarıyı gösterememe olasılığı, raporda önemli bir risk faktörü olarak yer almış.

Bir başka alt risk kalemi ise maç günü gelirlerindeki olası azalma. 2004'ten beri ikiye katlanan bilet fiyatlarına rağmen iyi giden takımını yalnız bırakmayan United seyircisi, bu artış trendine takım kötü giderken de katlanır mı acaba? Hadi taraftar takımına sadık kaldı diyelim, global faktörler Manchester ahalisinin cebindeki parayı küçültürse ne olacak? Mesela kriz nedeniyle Old Trafford localarının %16'sı satılamamış durumda.

Raporda, United'ın başarısının engelleyebilecek bir başka faktör de rakiplerin ekonomik durumları gösterilmiş. Tabi ki burada kası City'nin ve Chelsea'nin para babaları tarafından finanse ediliyor oluşu ve Arsenal'in yaptığı yatırımların karşılığını kısa vadede almaya başlaması olasılığı var. United'ın ilk 4 dışında kalmasının kulübün ekonomisine büyük bir darbe vuracağı belirtilmiş.

Son olarak tüm raporun özeti niteliğinde olan bölümü aynen aktarmak istiyorum:
"Our ability to make payments on and to refinance our indebtedness will depend on our ability to generate cash in the future. We cannot assure you that our business will generate sufficient cash flow from operations, or that future borrowings will be available to us, in an amount sufficient to enable us to pay our indebtedness."
Yani diyor ki,
"Ödemelerimizi yapabilme ve borçlarımızı finanse edebilme kabiliyetimiz, gelecekteki nakit yaratabilme yeteneğimize bağlı olacaktır. Şirketimizin bu ödemeleri yapacak nakti operasyonlarından üretebileceğinin veya ödemeleri yapması için gerekli borçlanmayı sağlayabileceğinin garantisini veremeyiz."
United, Ronaldo'dan ettiği £80m'lik kara dokunmayınca, bunun sebebini Ferguson'un şişen piyasada kazıklanmak istemeyişine bağlamıştım. Oysa, sonradan ortaya çıktı ki Glazergiller bu paranın £70m'lik bölümünü %14.25'lik faiz oranıyla borçlandıkları bir yatırım fonuna aktarmak istemişler. Fergie, basının önünde "Bütçem var" dese de işin aslı öyle değil yani. Zaten yaz transfer sezonunda 'United, Villa ve Silva'yı alacak!" şeklinde atılan başlıklar bu ara "United, Rooney'i satacak mı?"ya döndü. Anlayacağınız, Manchester United, £700m borçla, başarıya muhtaç, geleceğe pek de parlak bakmayan bir süper kulüp.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder