11 Ocak 2010 Pazartesi

Fransa 2010

Şehir dışında bulunduğum dönemde, sağolsun, kar yağışı bütün maçları iptal ettirdi de fazla bir şey kaçırmamış oldum. Ortada izleyecek maç olmayınca, hafta sonunun gündemi Togo Milli Takımı'na yapılan saldırıya takıldı kaldı.

Gündemin orta yerinde Adebayor'un olması da benim için ayrı ilginç. Çok nefret ettiği birinin başına böyle şeyler gelince, insan, ahlaki ikilemler içerisinde buluyor kendini. Tabi ki Arsenal'e yamuk yaptı diye adamın ölmesini isteyecek kadar kafayı yemedim ama ister istemez de karışık duygulara sürüklendim. Sonra da kendisinin başına futbol sahasında bir şey gelmesini istediğim sonucuna vardım. Hani yakası sakatlıktan hiç kurtulmasın yada oynadığı takım küme düşsün gibi.

Bayor'u bir yana bırakırsak saldırının asıl etkisinin Afrika futbolu ve yaklaşan Dünya Kupası üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar yıllardır iç savaşla boğuşan Angola'daki koşulları Güney Afrika'yla kıyaslamak biraz acımasızca olsa da, tüm spor kamuoyu şu an Dünya Kupası'nın güvenli bir atmosferde yapılabilip yapılamayacağını tartışıyor.

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada organizasyonun patronu Danny Jordaan, "Avrupa'da bir terörist saldırı olduğunda kimse Londra 2012'nin tehdit altında olduğundan bahsetmiyor ancak konu Afrika olunca bu tip genellemelere daha çabuk gidiliyor" dedi. Haklı olmasına haklı ancak organizasyonun Afrika'ya verildiği günden beri en önemli sorununda güvenlik olduğu bir gerçek.

Daha geçen sene Konfederasyon Kupası'nı izlemeye gelen gazetecileri elektirikli teller arkasında ağırlayan ve onlara "Yürüyüşe çıkabilirsiniz ama Ipod takmayın" diye uyaran bir ülkeden bahsediyoruz; maçların oynanacağı stadlarda "Kapkaççılara dikkat edin" tabelası asılı olan Güney Afrika'dan. Biliniyor ki Johannesburg gibi büyük şehirlerde bile polisin, askerin etki etmediği bölgeler var ve yanlışlıkla kendilerini buralardan bulan meraklı turistleri tehlikeli sürprizler bekliyor olabilir. Johannesburg'a rugby izlemeye giden ve gpslerine güvenerek bahsettiğimiz mahallelere yaptıkları yolculukta kafalarına silah dayanıp soyulan İngiliz turistlerin haberleri daha hafızalarda. Ayrıca District 9'daki alien problemi hala bir çözüm bekliyor ki uzaylılarla uzlaşılmadan oynanacak bir Dünya Kupası, dünya dışı bir takım hareketlenmeye neden olabilir.

Olumsuz bir senaryo çiziyomuşum gibi gözükse de aslında bu tip olaylar neredeyse tüm büyük şehirlerde oluyor. Her şehirde, turistlere önerilen ve önerilmeyen şehirler var. Güney Afrika'daki güvenlik sorununun diğer büyük şehirlerdeki kadar olup olmadığının kararı ise dikkatlice alınması gereken bir karar. Dünya Kupası izlemeye gidecek binlerce insanın hayatı söz konusuyken, umarım "Afrika duygusallığı" bazı şeylerin göz ardı edilmesine yol açmaz. FIFA'nın her ihtimale karşı Fransa'yı hazırda beklettiği biliniyor. Yani Afrika Kupası'nda ve ya Güney Afrika'da bir takım üzücü gelişmeler olur da, organizasyonun yapılmasının fazla riskli olduğu kararı alınırsa, Dünya Kupası, son sürat Fransa'ya taşınacak. Kimsenin istemediği ve gerçekleşmesi düşük ihtimal bir senaryo olsa da Afrika ahalisinin ilk maçın düdüğü çalana kadar "Dünya Kupası yapıyoruz" demesini engelleyecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder