20 Ocak 2010 Çarşamba

Bakın Ben Ne Oldum?

Anlaşılan o ki, Manchester City, ortada ne kadar kişiliksiz futbolcu varsa toplamış. Adebayor'un Arsenal taraftarına yaptığı rezillik kadar olmasa da dün de Tevez, attığı gollerden sonra mesaj kaygılı sevinçlere imza attı. Takımınızın yıldız oyuncularının, sürekli olarak, eski takımlarına bir şeyleri kanıtlama çabasında olmaları sinir bozucu bir durum olsa gerek. Gol attıklarında kendi taraftarıyla bütünleşeceklerine rakibe mesaj vermeye çalışan bu adamlar, zannediyorlar ki Man Utd ve Arsenal gibi dev kulüpler, yatıp kalkıp arkalarından ağıt yakıyor. Tevez'i bırak Ronaldo gibi bir adamı satan Manu dönüp arkasına bakmamışken veya Arsenal, Adebayor sonrası Premier Lig'in en çok gol atan takımı halindeyken, bu takımların taraftarları, satılan oyuncuların derdine mi düşer acaba? Yani Tevez'in yolladığı mesajı sallayan bir United'lı var mıdır yada "Evet, Tevez haklı, bize 33 tane kupa kazandıran Ferguson hata yaptı" diyen?

Eğer City, paragöz lejyonerler takımı olmanın bir adım ötesine geçmek istiyorsa aşması gereken en büyük engel bu düşünce yapısı. Sahaya "intikam" yada "para" için çıkan bu adamlarla çok uzağa gidilmez nitekim. Dün, United karşısında kendini parçalayan Tevez, 3 gün önce Everton karşısında neredeydi? Adebayor, Arsenal'e 2 gol attıktan sonra neden kontağı kapattı? Çünkü bu adamlar City forması için oynamıyorlar. Kendi cüzdan ve egoları, takımın ne yaptığından daha önemli onlar için. Neyse ki takımda Given gibi bir kaç kişilikli adam varda bu eziklerin arkasını toparlıyorlar.

Ne zamandır meşale görmüyorduk Premier Lig tribünlerinde. United taraftarının maçı önemsediğinin mesajıydı adeta. Hocaları Ferguson, kura ilk çekildiğinde, "Sahaya yedeklerle çıkabilirim" demişti ama Wenger kadar yürekli çıkmadı bizim Fergie. Lig kupası onbiri yerine ideal kadrosuyla çıktı maça. United iyi de oynadı aslında. Oyunun neredeyse tamamı kontolleri altındaydı; daha fazla topla oynayan, daha çok kaleye şu atan da onlardı. Mike Dean, ceza sahasının 2 metre dışında yapılan harekete penaltı vermeseydi daha da avantajlı bir skor alabilirlerdi. Bu skorun bile 2. ayak için yeterli olacağı inancındayım ben. Bu takıma daha Vidic ve Ferdinand'ın da katılacağı düşünülürse final United için çok uzak değil.

United, hala Manchester'in abisi olsa da bu aralar gazeteleri elinize alıp okuduğunuzda Manchester kentindeki güç dengesinin yavaş yavaş değiştiğini görüyorsunuz. City, arabın yağını arkasına sürmüş durumda ve talip olmadıkları futbolcu yok gibi. Takımın sahipleri, City'i dünya kulübü yapma konusunda ciddi olduklarını ve takıma nakit akışının devam edeceği mesajını da vermiş durumdalar. Öte yandan, yıllardır sadece şehri değil İngiliz futbolunu domine eden United'da bir dönem sona eriyor. Ferguson'un emekliliğinin yaklaşması, Giggs'in sonunu temsil ettiği bir jenerasyonun yaşlanması ve yerlerinin tam olarak doldurulamamış olması, Glazer ailesinin elinde kulübün devasa bir borç yükü altına girmesi gibi haberler bu aralar United taraftarının uykularını kaçırıyor. Tabi ki bu sezon yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen hala şampiyonluk yarışının içerisinde olmaları Manchester terazisinin hala United tarafında yere yakın olduğunun da bir kanıtı. Ama bu ne kadar daha böyle gider; herkesin de merakla cevabını beklediği soru da bu zaten.

2 yorum:

  1. Tevez'in gitmesi hoşuma gitmemişti,aslına bakarsan pek izlemesem de hırslı biri olduğunu görebiliyordum.Bilmem bana katılır mısınız.

    Ancak dün gece cidden haddini aştı.Yapmaması gerekirdi eğer kendini büyük futbolcu kategorisinde görüyorsa.Diğer maçlarını izlemişliğim yok.Yatmadan bi Arsenal maçına bakarken bi gol atmıştı Carling Cup'ta.Elimde 4-3 biten Manchester derbisinin cdsi var ve her izlediğimde eğer Tevez gol atıp maçı çevirseydi ne olurdu diye aklıma geliyordu.Ama dün gece ne olacağını görmüş oldum.Yapmaması gerekir,severim Tevez'i.
    Bellamy'i de ayrı severim.O Liverpool maçlarında böyle yapıyor mu peki?

    YanıtlaSil
  2. golü attıktan sonra yanına koşan arkadaşlarına "durun, durun" işareti yapıp united taraftarının önünde şu ilk fotoğraftaki hareketi yapması aklıma "be hey dürzü"yü getirdi nedense.

    YanıtlaSil