13 Ocak 2010 Çarşamba

Baba, Bu Amca Kim?

Dün akşam Arsenal'in West Ham ile yaptığı rezerv ligi maçında sahada tanıdık bir isim vardı: Sol Campbell. 34'lük defans oyuncusunu, Arsenal'in en yaşlısı 88'li olan rezerv kadrosunda görmek kimilerine göre sürprizdi, kimilerine göre ise beklenen bir olay.

Campbell, Arsenal'e çok parlak bir dönemde hizmet etmiş ve Gunners formasıyla büyük başarılara imza atmış bir isim olsa da, aslında üzerindeki tartışma hala devam ediyor. Arsenal taraftarı, Sol Campbell'ı, hiç bir zaman tam olarak kabullenemedi. Tottenham'ın kaptanıyken onlara attığı kazık, sanki Campbell'ın boynuna asılmış bir "güvenilmez" tabelası gibiydi. Hatırlamayanlar için hafızaları tazeleyim. 2001 yılında, Campbell'ın Tottenham ile sözleşmesi bitmeden önce, kulüp aylarca kendisini ikna etmeye çalıştı. Öyle ki, Campbell'a önerilen mebla, onu Tottenham'ın gelmiş geçmiş en iyi kazanan oyuncusu yapacaktı. Ancak Campbell, kontratı bitine kadar beklemeyi ve serbest kaldığında "Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyorum" diyerek ezeli rakip Arsenal'e imza atmayı tercih etti. 9 yıl oynadığı ve kaptanlığa kadar yükseldiği Tottenham'a attığı bu kazık, Spurs taraftarının onu "Judas" olarak adlandırmasına ve yıllar yılı kendisinden nefret etmesine sebep oldu. Hatta geçtiğimiz yıl 4 Tottenham taraftarı, Campbell'a yaptıkları kötü tezahüratın sonucu olarak, ömür boyu İngiltere'deki maçlardan men cezası aldı. Spurs taraftarının haklı nefretine ek olarak, Gunners tarafı da Campbell'ı, hep bir Tottenham'lı olarak benimsedi.

Wenger'in böylesine tartışmalı bir isim olan Campbell'ı gerçekten yararlanacağına inandığı için mi, yoksa eski dosta vefasından mı takıma aldığı benim için bir soru işareti. Wenger'in daha önce kimseye vefalı davranmadığı düşünürsek, Fransız'ın Campbell'dan sahada bir takım beklentilerinin olduğu sonucuna varabiliriz.

Geçen sene Portsmouth'u terk ettikten sonra, Notts County macerasında sadece tek bir maça çıkmış olsa da, Sol Campbell'ın fizik olarak iyi durumda olduğu bilinen bir gerçek. Zaten Wenger de kendisini 'kafa ve fizik olarak çok iyi durumda' olarak tanımladı. Ayrıca Redknapp ve Benitez gibi hocaların da kendisiyle ilgilenmesi, Campbell'ın henüz eleğini duvara asmadığının bir başka göstergesi. Sahada hiç bir katkı yapmasa bile, Campbell 2 Dünya Kupası ve 18 Premier Lig sezonu tecrübesiyle, genç Arsenal takımının ihtiyacı olan mentor görevini de üstlenebilir.

Arsenal açısından duruma baktığınızda Gallas ve Vermaelen'in yedeğinin olmamasının büyük bir problem olduğunu görüyoruz. Bu noktada Sol Campbell'ın forma için rekabet edeceği adamlar; 6 aydır sakat olan Djourou, Arsenal'de ne işi olduğunu anlayamamış durumdaki Sanderos ve her oynadığı maçta saatli bomba gibi ortalıkta dolaşan Silvestre. Fizik olarak iyi durumdaki bir Campbell, bu 3 adamı da cebinden çıkartır. Yani kendisinin bir mentordan daha fazla katkı yapması olası. 3 vadede Arsenal kulübesinde görürseniz şaşırmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder