22 Ocak 2010 Cuma

2. Boyut

Bir hafta içinde Merseyside'dan Florya'ya doğru yola çıkan 2. adam Jo oldu. Galatasaray, David Moyes'in defasta ve hucümdaki 2 opsiyonunu elinden aldı. Peki iyi mi yaptı? Sanırım herkesin kafasında bu transfer ile ilgili soru işaretleri var.

Öncelikle, Jo'nun tip olarak tam aranan forvet olduğunu söyleyebilirim. Rijkaard'ın bu transferi onaylamasının altında bu oyuncunun Galatasaray'ın oyununa bambaşka bir boyut katacağı gerçeği yatıyor.

Boyut kelimesini biraz açmak gerekirse. Kabaca bir sınıflandırma yaparsak günümüz futbolunda 2 tip target man olduğunu görüyoruz: Hızlı olanlar ve güçlü olanlar. Bu ikisinin yanyana konup çift forvet oynandığı 4-4-2 günlerini yavaştan arkamızda bıraktığımız son dönemde, Avrupa'nın önde gelen takımları, kadrolarında her iki tip target man'i de bulunduruyorlar . Chelsea'de Drogba-Kalou, Man Utd'da Berbatov-Rooney, Arsenal'de Van Persie-Bendtner, Liverpool'da Torres-Ngog, Barca'da İbra-Pedro, Real'de Higuain-Benzema gibi. Bu takımların tamamının ideal 11'lerinde bu 2 adamdan sadece 1 tanesine yer var. Her iki forvet oyuncusunun da sahada olduğu maçlar ya geriye düştükleri ya da karşı takımın yoğun defansını açmaya çalıştıkları maçlara denk geliyor.

Bu saydığım takımların her iki tip forveti kadroda bulundurmalarının nedeni basit: gerektiğinde oyunlarına yeni bir fiziksel boyut katabilmek. Barcelona ve Arsenal gibi yerden kısa pasları delicesine yapan takımlar bile zaman zaman bu ikinci boyuta ihtiyaç duyuyolar. Fiziksel boyuttan kasıt sadece "kafa topu alacak adam" olarak değerlendirilmemeli. Rakip defanslar ile arasında büyük fizik farkı olan takımlar için ileride bir güçlü forvetin varlığı kritik olabiliyor. Bu, rakibin sadece kaba kuvvet kullanarak sizi yıldırmasını önlemek için de bir emniyet sübabı adeta. Galatasaray'ın da ileri 5'lisinin fiziksel olarak zayıf adamlardan kurulu olduğunu düşünürseniz Jo'nun buraya yapacağı katkıyı daha iyi anlayabilirsiniz.

Dediğim gibi Barca ve Arsenal gibi kısa pas olayını yemiş bitirmiş takımlar bile böyle bir adama ihtiyaç duyuyor. Her iki takımın da eleştirildiği önemli noktalardan birisi paslaşarak kalenin içine kadar girme istekleri. Bu pas bağlantılarının tam oturtulamadığı maçlarda her iki takım da ceza sahasında hava hakimiyeti olan bir adamın varlığına ihtiyaç duyuyorlar. Galatasaray'ın, bu iki takım seviyesinde pas yapabilmesi için en 10 yıl boyunca çalışması gerektiği göz önüne alındığında, takımın hala Şükür dönemindeki "orta-kafa-gol" opsiyonuna ihtiyacı olduğu görülebiliyor. Burada önemli olan ileride 1.90'lık adam var diye şişirme oyunu tuzağına düşülmemesi. Yani her iki "boyut"un birlikte kullanılması. Galatasaray kanattan akın ettiğinde, rakip takımın, hem Jo'nun fiziksel tehdidine hem de Kewell, Arda ve Elano'nun ceza sahasına dalışına önlem almak zorunda bırakılması. Yoksa orta sahayı 5-10 metre geçen topu ceza sahasına şişirecekse yanarım halimize. Rijkaard'ın sisteminden ödün verip Baroş ve Jo'yu bir arada ilk 11'de sahaya çıkaracağını zannetmiyorum ancak ihtiyaç halinde maç içerisinde bu iki adamı çift forvet olarak oynatmak da Galatasaray'ın elinde olan değerli bir opsiyon. Kısaca özetlemek gerekirse ben alınan forvet tipinin çok doğru olduğunu düşünüyorum. Hepimizin kafasındaki soru işareti olan "isim" konusuna gelince.

Avrupa'da tek forvetli sistemler yaygınlaştığından beridir "güçlü target man" tipindeki adamların piyasası çok yükseldi. Premier Lig'de 'sıradan' olarak nitelendirebileceğimiz Carlton Cole, Bobby Zamora ve Emile Heskey gibi oyuncular bile el yakar hale geldi. Avrupa'nın bir çok kulübü tarafından istenmesine rağmen Dzeko hala Wolfsburg'un oyuncusuysa sebebi de bu piyasa zaten. Bu şartlar altında Jo, Galatasaray'ın bütçesinin yeteceği adamlar arasında en iyilerinden biri. CSKA günlerindeki performanslarını hepimiz biliyoruz. City formasıyla aynı başarıyı yakalayamamış olsa da Everton'da her geçen gün yükselen bir grafiği olduğu söylenebilir. Bu sene, Everton formasıyla izlediğim Jo, İngiltere'ye geldiğinden beri en iyi Jo'ydu. Zaten Everton'dan ayrılması da futboluyla değil izinsiz ülkesine dönmesiyle alakalı. Kendisinin çok disiplinli bir oyuncu olmadığı doğrudur ancak David Moyes de Premier Lig'deki geçinmesi en zor teknik adamdır. Rijkaard'ın, Jo'yu daha iyi yöneteceği inancındayım açıkçası.

Özetle, ben, alınan forvet tipinin çok doğru, alınan ismin ise biraz kapalı kutu olduğunu görüşündeyim. Kendisinin kiralık olarak gelmiş olması da alınan riski azaltan bir faktör. Uyum sağlayamadığı takdirde sezon sonunda geri gönderilir. Bu arada sözleşmesindeki opsiyonu merak edenler için, 9 milyon euro'luk bir satın alma opsiyonunun varlığını, pek de güvenilir olmayan bir kaynakta okuduğumu söyleyebilirim. Jo'nun Avrupa Ligi'nde oynayamayacak olmasını da pek kafama takmıyorum çünkü Avrupa Ligi benim için pek de önemli bir olay değil. Kendisi bu sene takıma uyum sağlar da önümüzdeki sene Şampiyonlar Ligi'nde yararlı olursa tadından yenmez. Bu Avrupa Ligi'nde oynamama meselesi yüzünden Galatarasaray yönetimini vizyonsuzlukla suçlayanları ise Galatasaray'ın bütçesine uygun aynı tipte kaç tane forvet olduğunu araştırmaya davet ediyorum. Bulurlarsa bize de haber versinler.

4 yorum:

  1. Evet ama sene sonu beklenip daha genis bir alanda daha dikkatli secim yapilamazmiydi?

    YanıtlaSil
  2. Galatasaray'ın bütçesi, tranfer piyasasının durumu, transferin kiralık olması ve Gs'nin oyun mantığına uygun yapısı vs. gibi faktörler göz önüne alındığında, şu an için oldukça olumlu bir transfer. Yazıda da belirtildiği gibi Rijkaard fakötürüyle bir araya geldiğinde neler yapabileceğini göreceğiz. Sene sonunda ise hem takımın hem de kendisinin performansına göre yeni bir değerlendirme yapılacaktır zaten...

    YanıtlaSil
  3. @Paranoid Android
    Sezon sonunda Jo'yu yine 8-9 milyon euro civarı bonservis bedeliyle alabilir miydik, bilemiyorum. Dünya Kupası etkisini de hesaba katarsak, sezon sonunda transfer piyasası çok zorlu geçecek. Ayırca 6 aylık bu kiralama takıma ve taktiğe uyum anlamında geçiş dönemi olacak. Herşey yolunda giderse bu transfer hamlesi çok önemli. 2010-2011 sezonunun transferi gibi değerlendiriyorum bunu.

    YanıtlaSil
  4. yapılamazdı.. forvette aydınla şampiyonlar ligine bursayı yollardık

    YanıtlaSil