28 Aralık 2009 Pazartesi

Gel de Ümitlenme

Dünkü Arsenal'i izledikten sonra insanın şampiyonluk hayalleri kurası geliyor. Ligin en iyi futbol oynayan bir iki takımından birisini 90 dakika boyunca sahadan silmek her yiğidin yapabileceği bir iş değil. Nitekim bu sezon Chelsea, Liverpool ve United üçlüsünün tamamı Villa'ya karşı yenilmiş durumdaydı.

Maçı izlemeyenler "İkinci yarı Fabregas girdi; kurtardı" şeklinde bir görüşe sahip olabilir ancak Arsenal, dün, ilk yarıda da topla %65 civarında oynayarak, Villa'ya tek bir pozisyon bile vermedi. İlk yarıda eksik olan ise takımın genel sorunu olan bitiricilikti. Tekrar tekrar söyleyerek baymış olabilirim ancak Eduardo'nun Arsenal'in golcüsü olmadığı her maçta bir kez daha kanıtlanıyor. Dün de, yine karşı karşıya kaçırarak, bu sezon belki onuncu defa bomboş bir pozisyonu harcamış oldu. Eduardo'nun etkisizliği, gol atma görevini Arshavin, Walcott ve Fabregas'ın üzerine yıkmış durumda ve özellikle ileri uca daha yakın oynayan Arshavin, son dönemde bu sorumluğun altında ezildiği görüntüsünü veriyor . İleride pozisyonları değerlendiren bir adamın varlığı, onun da asıl görevi olan pozisyon yaratmaya konsantre olmasını sağlayacaktır.

Dünkü maç, gidişatı itibariyle geçen haftaki Hull maçına çok benziyordu. Geçen hafta da ilk yarı rakibi açmakta zorlanan Arsenal, Denilson'un frikiğiyle rahatlamış ve skoru 3-0'a taşımıştı. Bu hafta da senaryo aynı, oyuncular her iki maçta da son golü atan Diaby hariç farklıydı. Villa'yı da Fabregas'ın frikiği açtı ve açılan rakibe Arsenal yine cezayı kesti.

Skor olarak Hull maçına benzeyen maç bana oynanan oyun anlamında Tottenham maçını hatırlattı. O maçta da ilerideki Crouch tehlikesine karşı savunmayı orta sahanın 1 metre gerisine kuran Wenger, dün akşam da aynı anlayışla sahadaydı. Defansın Arsenal ceza sahasına 40 metre uzakta oluşu Heskey ve Carew'in etkili olmasını imkansız hale getirirken, Aglonbahor ve Ashley Young gibi hızlı adamların alan bulma riskini arttırıyordu. Ligin en iyi kontraya çıkan takımı Villa'ya karşı bu durum takımın başına iş açabilirdi ancak başta Song olmak üzere Arsenal'in ileri 6'lısı karşı sahayı öylesine iyi daralttı ki rakibin pas yapan adamları, kafalarını kaldırıp Aglonbahor-Young ikilisine bakacak fırsatı 90 dakika boyunca bulamadı.

Arsenal'in dün oynadığı oyunun yanına Avrupa'da yaklaşacak tek takım Barcelona kanımca. Lig şampiyonluğundaki rakipleri Chelsea ve Man Utd'ın hali ortada. Ancak buna rağmen Arsenal şampiyon olur derken iki kere düşünüyorsak bunun sebebi takımın tecrübesiz oluşu. Tecrübesizlik, istikrarsızlığı da beraberinde getiren bir özellik. Bu noktada Wenger'in yapması gereken geçen sezon Arshavin ile yaptığı gibi, bu sezon da takıma 1 veya 2 tane tecrübeli oyuncu eklemek. Arsenal taraftarı da bu konuda teknik direktörlerine yalvarır hale geldi artık. Ben sezon başından beri takımın Ocak ayı başındaki yerinin Wenger'in transfer politikasını yönlendireceğini söyledim ve hala da bu düşüncem değişmedi. Eldeki maçını kazanan bir Arsenal Chelsea'nin 1 puan yakınına kadar gelecek ve bu kadar yakınında olunan şampiyonluk hedefine gidilmesi için yapılması gereken minimum transfer, Van Persie'nin yerine yapılacak bir golcü takviyesi. Wenger, tabi ki bunun farkında. Ocak ayında alacağı kararların hesabını da sezon sonunda verecek olan o. Umuyorum doğru kararları alır da "In Wenger We Trust" diyenleri bir kez daha haklı çıkarır.

3 yorum:

  1. maçın tamamını izledim ve "ikinci yarı Fabregas girdi; maçı kurtardı." demek istiyorum. villa'nın emirates'e bir puan için geldiği ilk dakikalardan belliydi. arsenal kendi kalesine atmazsa gol atma şansları yoktu. bütün maç agbonlahor'a düzgün tek bi top bile gelmedi zaten.
    arsenal bütün maç topla oynadı evet; ama bi sorun vardı: gol atamamak. fabregas girmeseydi takım bi anda uyanıp arshavin'e topu götürür müydü? eduardo kazması kendini aşıp hayatının golünü atar mıydı? sanmıyorum. cesc olmasaydı maç 0-0 biterdi. ama o girdi, gollerini attı, takımını kurtardı, çıktı.
    her neyse, yine de arsenal'in şu an chelsea ve manchester united'dan daha iyi olduğunu inkar etmemek lazım haklısın.

    YanıtlaSil
  2. 2 haftada 2 frikik golü hala inanamıyorum, istatistiklere bakmadım ama hatırladığım kadarıyla arsenalin henryden sonra attığı ilk frikik golleri bunlar( persieden çok bekledik çok zorluyo ama atamıyo ne yaparsın) bence arsenalin tek eksiği ok süper top oynuyo top çeviriyo ama gol atmakta zorlanıyo böyle frikik olsun uzaktan şutlar olsun gol olunca arsenalin tam işine geliyo rahat kazanıyo maçları.
    Bu arada wenger forvet arıyorum diyor bide eğer denilsonun sırtından sakatlığı ciddiyse bir tane de ortasaha alabilirim diyor eğer bir ortasaha bir forvet alırsa bence iyi olan şampiyonluk şansımız çok daha fazla olcak.

    YanıtlaSil
  3. böylesine baskıyı ilk kez göğüsledi arsenal. sahada kaptan ve van persie yoktu ama arsenal dayandı. maçın sonunda da spiker zaten bu akşamki arsenal ünvanı/premier lig şampiyonu alabilir dedi. bence de alabilir. ama chelseaden de iyi değiliz bunu kabul edelim. manudan iyiyiz ama chelsea taş gibi takım.

    YanıtlaSil