20 Aralık 2009 Pazar

Futbolun Adaleti

Arsenal'in sezonda 50 maçını izleyen biriyim, Arsenal'li oyuncuların karşı takımla dalaştığına çok ender şahit olurum. Arsenal kadrosu, şartlar ne olursa olsun işine bakan adamlardan oluşan bir grup genelde. Hatta bu özellikleri, "savaşmıyorlar" eleştirisini bile alıyor zaman zaman.

Hull City'nin taktik dehası, koçu Phil Brown Emirates'e, geçen sene kupada da denediği taktiği vermiş oyuncularına: "Kavga çıkarın". Arsenal maça ileride biraz etkisiz başlayınca bu taktikten de sonuç alacaktı neredeyse Brown. İlk yarının sonunda Nasri, kendisine faul yapan Garcia'ya diklenmek için bu oyuncunun yanına doğru iki adım atmıştı ki, hakemin arkasının dönük olduğunun farkında olan Garcia,'nın Oscar'lık performansına başlamış oldugunu gordu. Olayın başlamasını takip eden 5 saniye içinde 3 Hull City oyuncusu, 3 Arsenallinin boğazını sıkıyordu. Neyse ki futbolun adaleti bu maçta ilk defa devreye girdi ve bu olaydan 1 dakika sonra Arsenal golü buldu. Futbolun adaleti maçta ikinci kez devreye girdiğinde, Almunia, Steve Bennett'in verdiği saçma sapan penaltıyı kurtarıyor; bundan 1 dakika sonra da Arsenal maçı bitiren golü atıyordu.

Dün akşam, Arsenal bildiğimiz oyununu oynasa da, ligde 15 maçta, 14 gol, 19 asist yapmış Fabregas - Van Persie ikilisi olmadan skor üretmekte zorlanması beklenen bir durumdu. Özellikle ilk yarı Hull'un 10 adamla kendi sahasında kavga ettiği dönemde Eduardo, Nasri ve Arshavin, fizik gücü yüksek Hull savunmasının arasında kayboldu. Denilson'un frikiği bu kilidi açmasaydı sıkıntılı bir ikinci yarı izleyebilirdik. İkinci yarı açılmak zorunda kalan Hull karşısında pozisyon zenginliği geldi, ancak hem Eduardo, hem de Wallcott karşı karşıya kaldıkları pozisyonları değerlendiremeyerek, Wenger'e Ocak'ta forvet alması gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.

Sanırım bir takımın başına gelebilecek en tehlikeli şeylerden biri 'kaybetmeye alışmak' olabilir. Geçen hafta iyi oynadığı bir maçta kendi kalesine gol attığı anda maçı bırakan Liverpool, bu hafta da Portsmouth maçında yenik duruma düşünce kontağı kapatıverdi. Benitez, maç sonrası yaptığı açıklamada yenilgiyi Mascherano'nun atılmasına bağladı ancak Arjantinli atıldığında Liverpool zaten yenik durumdaydı ve iyi oynadığı ilk 20-25 dakikalık bölümde pek de bir şey üretememişti. Mascherano'nun kartını ağır bulanlar olabilir ancak bir ikili mücadeleye tabanla giriyorsanız ve topu ıskaladıysanız, kart görmeye hazır olmanız gerekir. Ha bu kartın rengi tabanınızın isabet ettiği yer ve hakemin takdirine kalmış bir şey. Dün akşam bu takdir kırmızı oldu ve fazla da tartışılacak bir şey yok diyebiliriz.

Benitez hakeme iğneyi batıracaksa kendisine batıracak bir çuvaldız bulmak zorunda. Bu sezon işlemeyen taktiğin, inatla ve inatla daha kaç defa kaybetmesini izleyecek aklım almıyor gerçekten. Takımı 8 defansif oyuncuyla sahaya sürüp, Torres ve hemen arkasında oynayan Gerrard'dan mucizeler beklemek, Liverpool teknik direktörünün en yaratıcı taktiğiyse üzgünüm kırmızılar için. Dün akşam lig sonuncusu karşısına toplam yaratıcılıkları bizim Mustafa Sarp kadar etmeyen Lucas, Masche, Kuyt ve Dossena ile çıkan Benitez, bir kez daha Liverpool'un sonunu hazırlayan adam oldu. Liverpool 1-0 yenikken, Wigan maçında çok iyi oynayan N'gog, takımın en yaratıcı oyuncusu Benayoun, resmen harcanan Babel ve 20 milyonluk Aquilani 'nin hemen yanında oturan Ispanyol, oyuna başka bir defans oyuncusu olan Fabio Aurelio'yu sürüyordu. Benitez'i şu an takımın başında tutan tek şey 'Kovaman'da bahsettiğim 2 neden. Ancak düşme hattına ligin tepesinden daha yakın (Chelsea ile puan farkı 13, Wolves ile 11) bir Liverpool, kendisine daha ne kadar katlanacak göreceğiz.

Man Utd 10 gün içinde 3 maç yaptı. Bu 3 maçın 2'sinde karşı takım sahaya normal kadrosuyla çıktı ve Manu'yu yendi. United için böylesine kötü bir haftada, 1 sivri zekalı Manu karşısına yedekleriyle çıkmayı akıl etti ve doğal olarak maçı da kaybetti. O sivri zekalı McCarthy, baskı altına soktuğu takımıyla bu akşam Burnley karşısına çıkıyor, olası bir kötü sonuç durumunda taraftarın ne tepki vereceği ise benim merakımı dürtüyor.

Hiçbir takım için kolay olmayan Fulham deplasmanı, sakatlıklar yüzünden 4 defans oyuncusunun 3'ü orta saha adamı olan Manu için hiç kolay olmayacaktı. Man Utd'ın defansif sıkıntısını bilen Hodgson, sahaya oldukça agresif bir takım sürdü ve maçı kolay bir şekilde kazandı. Fulham'ın attığı 3 golde Carrick-Fletcher ikilisinin pozisyonları izleyişine bakılarak Manu'nun nasıl defans yaptığı gözlemlenebilir. Ferguson'dan Ocak ayına hızlı bir giriş bekliyorum. 60 milyon poundluk bütçesiyle aksayan takımı toplaması şart gibi.

2 yorum:

  1. garcia'nın yaptığı her ne kadar abartılı olsa da, nasri de suçsuz değil. garcia'nın yanına gidip ayağına basıyor. apaçık belli.

    YanıtlaSil
  2. ne olursa olsun bir arsenal futbolcusu kavga etmemelidir. sahada itişen futbolcu görmek istesem turkcell süper lig izlerim. ha bu pozisyonda evet kavga edin diye bir direktif verilmiş hull cityli oyunculara. ama yine de yapmamalıydılar.

    YanıtlaSil