15 Kasım 2009 Pazar

Kuytudaki Tehlike

Dirk Kuyt'ı nasıl bilirsiniz bilmiyorum. Mutlaka seveni çoktur Liverpool taraftarları arasında. Bu Kuytseverlerden hangisine sorarsanız sorun size "Çok koşuyor, mücadele ediyor, yorulmak bilmiyor" gibi meziyetler düzerler. Peki bunlar takımda sağ açık/forvet arkası oynayan birinden beklenen özellikler midir?

Öncelikle haftalardır Kuyt ile yazmak istediğimi belirteyim. Hatta daha bu blog ortada yokken bile sözlüğe yazasım vardı. Beni engelleyen elimde somut rakamların olmayışıydı. Elle tutulur veriler olmadan, oturup "Kuyt adam değil" tadında bir yazı yazmak da istemedim. Sağolsun Liverpool-Kop'un yazarlarından Jamie Kanwar bu tip bir yazıya temel olabilecek ilginç bir istatistik yayınladı geçenlerde. Buna göre, Dirk Kuyt, son 3 senede ligin önemli haftalarında kısır dönemler yaşıyor. Bunlardan en can alıcısını ise bu sene şu ana kadar oynanan maçlarda gözlemlemek mümkün.
Çift forvetli formasyonların tarih olmak üzere olduğu bir dönem yaşıyoruz ve ister 4-3-3, ister 4-5-1, 4-6-0 oynayın, en uçtaki adamın etkinliği büyük ölçüde arkadan aldığı desteğe bağlı. Bu desteği vermede de en büyük görev golcüye en yakın isim olan sağ/sol açıklara düşüyor. Dünyanın en pahalı 3 oyuncusunun da benzer 'destek' görevleri üstlenmiş adamlar olması tesadüf olmasa gerek. Bu 3 oyuncunun da değerlerini astronomik yapan, sahada ne kadar mücadele ettikleri değil, skora direk yaptıkları katkı.

Dirk Kuyt'un oynadığı mevkiye benzer görevler üstlenen oyunculara bir bakın: Ronaldo, Messi, Kaka, Arshavin, Anelka, Bellamy... Hepsinin ortak özelliği asist ve gol olarak skora yaptıkları direk katkı. Peki skora katkı yönünde 'kısır' bir sağ açığın, sadece mücadele ettiği için vazgeçilmez oyuncu yapılması ne kadar doğru?

Vazgeçilmez diyorum çünkü, Benitez'in bir röportajından da hatırlıyorum, Liverpool ilk 11'i yazılırken Gerrard, Reina ve ya Carragher'dan önce yazılan ilk isim Dirk Kuyt. Takım Lig Kupası maçına çıkarken bile A takımdan tek temsilci yine Kuyt. Benzer mevkide senelerdir yedeğe mahkum olan ve Ocak ayı satış listesinin tepesindeki Ryan Babel, gol atamadı diye apar topar yollanan Robbie Keane, Kuyt'ın ilk 11'deki garanti yeri yüzünden harcanan en son 2 isim.

Benim görüşüm, Dirk Kuyt'ın modern bir forvet arkasıdan beklenen özelliklerin hiç birisini taşımadığı yönünde. Herşeyi yapan ancak hiç birisini öldürücü keskinlikte yapamayan bir adam bana göre. Hızı bölgesindeki diğer oyuncularla karşılaştırıldığında idare eder, bitiriciliği vasat üzeri, hava hakimiyeti vasat üzeri, pas yeteneği vasat üzeri, şutları vasat ve belki de en önemlisi yaratıcılığı tek kelimeyle felaket. Yossi Benayoun'un oynamadığı bir maçtaki Liverpool'u izlerseniz, Dirk Kuyt'un kaç tane topu Torres'e geçiremeden ezdiğine bir dikkat edin. Zaten bu seneki 1 asisti de bu kısırlığın açık bir göstergesi.

Çok fazla uzatmak istemiyorum aslında. Dirk Kuyt'un parçası olduğu her takım için yararlı bir adam olduğuna ben de inanıyorum. Ancak şu anda oynadığı mevkinin gerektirdiği özelliklerden hiç birisini taşımaması bence Liverpool için gizli bir sorun gibi. Takıma ilk yazdığınız adam belki de yaşadığınız sıkıntının kaynaklarından birisi.

1 yorum:

  1. sanırım resim kaldırılmış. ya da bende feci bi sorun var bilemiyorum.
    bence kuyt futbolda herhangi başka bi mevki için de uygun değil. ha, çok güzel su topu oynar, bilardo oynar bilemem. ama mücadele ediyo diye bi adamı takımda tutmak saçmalığın daniskasıdır. onu her maç ilk on bir çıkarmak da acizliktir. asist yapmaz, gol atmaz, oyuna etki etmez, e ne yapar bu eleman?
    şu an aklıma gelen bişey daha, 3-1 kaybettikleri fulham maçında ,her zamanki gibi, oyuna katkıda bulunmayan bu vatandaş, üstüne bide ikinci golde taca çıkmak üzere olan topu oyunda tutmuş ve fulham atağını başlatmıştı. golün asisti de direk ona yazıldı sanırım.

    YanıtlaSil