31 Ekim 2009 Cumartesi

Bu Kadar Ekmekle Bu Kadar Köfte

Belki 3-0 kazanılan bir derbi maçı sonrası yazıya saçma bir giriş olacak ama Arsene Wenger'i, Arsenal'i, sahanın en kritik bölgesinde, Abu Diaby gibi bir adama mahkum ettiği için sabah akşam eleştirsek az gelir. Neyse ki bu eleştiriyi daha önce yaptım ki şimdi burda tekrarlamak zorunda değilim.

Harry Redknapp'a hak vermek lazım. Takımın en iyi golcüsü, en iyi orta sahası ve en iyi kanat oyuncusu yokken oynayacağınız yer Emirates ise, güvenliği ön plana almaktan başka çareniz kalmıyor. Bu kadar eksikle çıkıp, ligin en iyi topla oynayan takımına karşı 'possesion' oyunu oynamanız gerçekten zor. Bunu bilen Redknapp, 3 ön liberoyla orta sahayı sağlam tutup, Keane ve Bentley'in Crouch'a servis edeceği toplara bel bağlama yoluna gitti. İlk 30 dakika bu planı tutuyor gibiydi de. Bu bölümde, bu sene gördüğüm en düşük tempolu Arsenal vardı sahada. Paslar yerini bulmuyor, sağda Bendtner, ortada Diaby aldıkları tüm topları rakibe veriyordu. Arsenal'in golünün, Bendtner'in oyundan çıkmasını takip eden 3. dakikada gelmesi tesadüf müydü, yoksa Danimarkalı her zamanki gibi takımın el freni miydi yorumu size bırakıyorum.

Peter Crouch'un oynadığı takımlarda, bu oyuncunun fizik avantajını kullanmak ile topları ceza sahasına şişirmek arasında ince bir çizgi oluyor. Özellikle Arsenal gibi kısa bir takıma karşı çok cezbedici bir yöntem olsa da ortaları doğru yerlerden yapmadığınızda takımın hucümunu baltalayan bir hal alıyor bu şişirmeler. Wenger, Tottenham'ın bu yola başvuracağını bildiği için savunmayı neredeyse orta sahaya kurdu bu akşam. Göbeğe ara pas yeme riskini alarak, Bentley ve Keane'nin dip çizgiye inme şanslarını azaltmaktı planı. Clichy ve özellikle Sagna'nın muhteşem oyunları sayesinde bu plan çok iyi işledi diyebiliriz. Tottenham'ın dip çizgiye yaklaştığı tek bir pozisyon yoktu maçta ve Crouch'a atılan tüm toplar orta sahanın göbeğine yakın yerlerden geldi.

Tottenham'ın hucümunun işlemiyor olduğu gerçeği, Arsenal'in atacağı tek golle maçı kazanabileceğinin ve açılan Tottenham'a karşı daha fazla pozisyon bulabileceğinin göstergesiydi. Ancak Spurs'un gol yeyince bu kadar dağılacağını kimse tahmin etmiyordu sanırım. Yedikleri 2. golü Fabregas'ın muhteşemliğine mi yoksa yanyana dizilen 3 ön liberonun başarısına mı bağlayayım bilemedim. 3. gol zaten ondan da beter. Bu noktada farkı önleyen isim tabi ki Eduardo oldu ki kaçırdığı 2 pozisyon öyle böyle değildi. Eğer bu maç 0-0 bitseydi, Eduardo'yu ertesi gün Kuzey Londra'da çarmığa gererler miydi? İlk çiviyi çakan ben bile olurdum gibi.

Kaybedince hakeme kızıyorsun diyenler olur diye kazanınca da söyleyeyim. İlk 8 dakika içinde David Bentley'in çok bariz 2 sarı kart görmesi gerekiyordu. Hele ki, kasten topu elle kestiği pozisyonu es geçen hakemi burdan kutlamak istiyorum. 2. yarı Gallas'ın da elle oynadığı bir pozisyon var. Ona da kart göstermeyip tutarlı 2 hata yapmış oldu Clattenburg. Bu sene Premier Lig hakemleri evlere şenlik. Sonumuz hayra çıksın.

Hafta için "Biz artık Arsenal'in önüne geçtik" diyen Keane'de gerçek dünyaya dönüş biletini kesilmesi dışında, son yıllarda izlediğim en düşük tansiyonlu derbide Tottenham'ın 16 yıllık deplasman galibiyeti hasretine 1 yıl daha eklenmiş oldu. 2. yarı White Hart Lane'de kadrolar tam olursa daha güzel bir maç izleyeceğimiz kesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder