4 Ekim 2009 Pazar

3 > 5

Bugün, Ancelotti, sahaya Deco, Anelka, Drogba üçlüsüyle çıktığında acaba Chelsea orta sahayı Liverpool'a bırakır mı dedim kendi kendime. Çünkü, Essien, Lampard ve Ballack üçlüsünün karşısında Liverpool'un Gerrard, Mascherano, Lucas, Kuyt ve Riera beşlisi olacaktı. Ancak maç oynandıkça görüldü ki, Ancelotti'nin bu tercihi yaparak risk almıyor, tam tersi Liverpool dersine iyi çalıştığını gösteriyordu.

Ancelotti'nin çalıştığı ders şuydu: "Benitez, Stanford Bridge'de, kendi oyununu oynayacak kadar cesur bir hoca değil". İtalyan hoca rakibinin tamamı mücadeleci futbolculardan kurulu orta sahasının, kendilerini bozmaya odaklı bir futbol oynayacağını biliyordu. O yüzden sahaya, elindeki seçeneklerin en iyi pas yapanı olan Deco'yu sürdü. Oyunun büyük bölümünün oynanacağı Liverpool yarı sahasında, takımından maksimum verimi almak için pas bağlantılarının iyi yapılması gerektiğinin farkındaydı.

Buna karşılık Benitez de kendinden bekleneni yaptı. Orta saha oyuncuları içerisinde Gerrard'tan sonra tek yaratıcı ayak olan Benayoun'u kenarda oturttu. Yerine Lucas, Riera, gibi daha mücadeleci adamları sahaya sürdü. Ancak, bu orta sahada, Gerrard'ı bir kenara koyarsak, geriye kalan 4 oyuncu da pas yetenekleri ve yaratıcılıkları çok sınırlı adamlar. Yani top rakipteyken iyi basan ama top kendine geldiğinde sınırlı bir Liverpool var sahada. Rakip Gerrard'ı kitlerse, Liverpool'un da hucum üretimini tamamen kesmiş oluyor bu oyuncu profiliyle.

Chelsea'de tam da bunu yaptı zaten. Kağıt üzerinde 3'lü orta sahayla oynayan Chelsea, 5'li orta sahayla oynayan Liverpool'a bu bölgede üstünlük sağladı. Ama başta dediğim gibi Ancelotti, Benitez'in "Sen oyna, ben bozarım" mantalitesini biliyordu ve önlemini buna göre almıştı. Chelsea, iyi paslaştı. Liverpool'un istediği top kayıplarını yapmadı ve oyunu da istediği gibi yönlerdirdi.

Benitez'e korkak demek istemiyorum ancak bu "rakibi bozma" futbolu, onun Liverpool'un istediği hedefe götürmesindeki en büyük engel. Takımın hucümu tamamen Gerrard, Torres ikilisine bırakılmış durumda. Diğer 8 adam sadece mücadele etmek için sahada sanki. Eskiden iki kenara yakın oynayan Kuyt ve Riera da her geçen gün göbeğe daha çok yaklaşıyor. Bu da takımın kanat organizasyonlarını sekteye uğratıyor. Glen Johnson'un çabaları da olmasa neredeyse hiç kanada uğramayacak takım.

Liverpool için herşey çok olumsuzmuş gibi konuşsam da takımın potansiyelinin bu ligi kazanmak için yeterli olduğunu daha önce burda bir kaç kere yazdım. Bu potansiyeli, Premier Lig kupasına döndürmek için bu senenin Benitez'in son şansı olduğunu düşünüyorum. Transfer politikası yüzünden yönetimle, bir türlü gelmeyen istikrar yüzünden de taraftarla ipleri gerilmiş durumdaki Benitez bu beklentiye cevap verebilir mi bekleyip göreceğiz.

3 yorum:

  1. bu takıma karşı oynamak kolay değil. geçen sene katalanları ağlatan da guus hiddink ile birlikte yine bu takımdı. son saniye golleriyle aldıkları galibiyetlere, wigan'a karşı alınan hezimete rağmen hala büyük takımlara karşı oynamayı bilen bi takım chelsea. bu sene epl önceki senelere göre çok çok daha ilginç olacak gibi görünüyor bakalım neler olacak

    YanıtlaSil
  2. chelsea, boyle oynarsa epl pek ilginç olmaz adamlar 3-5 hafta önce bitirirler ligi bence.. takımın biraz yaşlı oluşu ligin sonunda belki yavaşlarlar mı dedirtiyor ama geçen sene maşallahları vardı aynı dönemde..

    YanıtlaSil
  3. şimdilik dört büyüklerin bi maçı diğer maçını tutmadı bence. ilk yarıları sallamayan manu, defans ve kaleci sıkıntısı çeken arsenal, son dakika golleriyle kazanan chelsea ve gerrard-torres ikilisine bağlı liverpool'u gördük şimdiye kadar. bunların yanına manchester city ve tottenham da eklendi. (gerçi modric olmadan ne kadar gidebilirler orası ayrı) bence ilginç şeyler görebiliriz ligin ikinci döneminde. belki de yeni bi şampiyon, sonunda, kim bilir.

    YanıtlaSil