15 Eylül 2009 Salı

Benim Hala Umudum Var

Bu hafta Premier Lig'de yaşanan tüm curcunanın yer aldığı binlerce sayfa yazı arasında tek bir tanesi çekti dikkatimi. Adebayor gibi adamlar yüzünden futbolculara güvenini kaybedenler için adeta ilaç gibiydi. BBC bloggerlarından Paul Fletcher'ın dünkü yazısında bahsettiklerini sizlerle de paylaşmak istedim.

Bu hafta İngiltere 1. Ligi'nde Stockport'un Yeovill deplasmanında, 2-2 berabere kaldığı maç pek çok açıdan kayda değmeyen bir mücadeleydi. Ancak bu maçı özel yapan Stockport'un gollerini atan ve İngiltere profesyonel liglerinin, 9 golle en golcü ismi olan Carl Baker'dı.

Bu maçtan 3 gün once Stockport hocası Gary Ablett, Baker'a, abisinin lösemiyle olan savaşını kaybettiği haberini vermiş ve Yeovil maçında oynamak zorunda olmadığını söylemişti. Ancak Baker, 1 gün sonra hocasını arayıp bu maçta oynamak istediğini belirtti.

Yeovil karşısında, Stockport'un 22. dakikadaki golünü atan Baker, yedek kulübesine koştu ve "For U Mike" yazılı tişörtü havaya kaldırdı, bu sırada kaleci dahil olmak üzere tüm takım kendisine doğru koşmaktaydı. Maç sonunda ise Ablett, kendisini Stockport taraftarlarının olduğu deplasman tribününe yolladı. Buradaki taraftarlar Baker'ı kucaklarken, ona tüm tribün tarafından imzalanmış bir taziye kartı verdi. Belki bu yaşanan duygusal an Baker'ın, bu maçta oynamasının altında yatan nedendi. Hem abisinin ölümünden duyduğu acıyı taraftarlarıyla paylaşmış oldu, hem de lösemiyle savaş konusuna biraz olsun dikkat çekti.

Mike Baker'ın ölümünü, Baker ailesi için daha da acıklı yapan bir gerçek var ki, o da ailenin küçük oğlunun da lösemiyle mücadele ediyor olması.

Tüm bu şanssızlıklar içerisinde Carl Baker'ın tek şansı şu an formasını giydiği kulüp. Stockport, oyuncusunun durumuna anlayış göstermenin de ötesine geçip elinden ne geliyorsa seferber etmiş durumda. Bu sezon öncesi maçları için özel hazırlanan Lösemi Vakfı logolu pembe-siyah formalar, şu an açık arttırmayla satılıyor ve elde edilen tüm gelir Lösemi'nin tedavisinin bulunması yönündeki araştırmalara gidecek. Bunun yanında kulüp, stadları Edgeley Park'ta kullanılmayan tüm reklam panolarına Lösemi Vakfı logosunu koymuş durumda. Bununla da yetinmeyip, satılan her panodan elde edilen gelirin %30'unu yine bu kuruma bağışlamakta.

Bir oyuncunun taraftarına ve kulübüne, bir kulübün ise oyuncusuna bağlılığını göstermek açısından çok önemli bir örnek aslında bu yaşananlar. Eski takım arkadaşının suratına kramponla basanların konuşulduğu günlerde, futbola ve futbolcuya olan umudunuzu biraz olsun tazeliyor. İlerleyen günlerde futbolun insani yönünün ortaya çıktığı daha başka örnekler de görürüz umarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder