6 Eylül 2009 Pazar

Başkanım Beni Teşvik Et

Chelsea'nin, Gael Kakuta transferinde yaptığı talimata aykırı uygulama yüzünden aldığı cezanın şoku atlatılmadan, bu cezanın örnek teşkil edebileceği bir dava daha gündeme gelmiş durumda. Fransız Le Havre'ın başkanı Jean Pierre Louvel, Man Utd'ın, Paul Pogba transferinde Chelsea'ye benzer yöntemler kullandığını belirterek, FIFA'ya bu konuda başvuru yaptıklarını açıkladı. 15 yaşındaki Pogba'nın kulübüyle, satış opsiyonu olmayan bir kontratı olduğunu ve ilk anlaşmasını kendi kulubüyle yapmak zorunda olduğunu belirten Louvel, "Pogba bu anlaşmayı yapmadı; çünkü Man Utd, ailesine bir servet teklif etti" dedi. Fransız başkan, büyük kulüplerin istedikleri gibi hareket etmelerinin önlenmesi için, Man Utd'ın da Chelsea gibi ağır bir ceza alması gerektiğini de belirtti.

Chelsea olayından önce FIFA'nın verdiği benzer cezalara bakarsak Roma ve Sion'un aldığı cezanın Chelsea davasına benzerlik gösterdiğini görüyoruz. 2006 yılında, Auxerre ile kontratı varken Roma'ya imza atan Mexes, FIFA tarafından suçlu bulunup 6 hafta ceza alırken. Roma'da, bu oyuncuyu konrata aykırı hareket etmeye teşvik ettiği gerekçesiyle 2 yıl transferden men ve 7 milyon euro para cezasına çarptırılmıştı. Roma'nın tahkima başvurusu sonucunda ceza 1 yıla inmişti. Yine benzer bir olayda İsviçreli Sion, Mısır'ın Al Ahly kulübünden transfer ettiği kaleci Essam El Hadary yüzünden 1 sene transferden men edilmişti. Onların da tahkime yaptığı itiraz sonuç verdi ve bu ceza şimdilik dondurulmuş durumda. Bunun dışında, kontratı varken başka takıma imza atan oyunculara verilen cezalar genelde kontrat ihlalinden doğan para cezaları. En güncellerinden birisi Shaktar'ın Brezilyalısı Matuzalem'in kulübe haber bile vermeden Real Zaragoza'ya imza atması ve 12 milyon euro gibi bir cezaya çarptırılması.

Yani özetle, FIFA, alıcı kulubün oyuncunun kontratını ihlal etmesinde etkisi olduğuna kanaat getirirse, bu kulübe ağır transfer yasakları koyabiliyor. Ancak benim merak ettiğim, böyle bir etkinin ne ölçüde kanıtlanabilir olduğu. Zaten bu yüzden de Chelsea'nin aldığı cezayı ağır buluyorum. Tabi ki dava dosyasını inceleme fırsatımız olmadığından ortada ne gibi deliller olduğunu bilmiyoruz. Mesela, Pogba'nın ailesine, Manu tarafından transfer gerçekleşmeden önce ödenen bir takım paralar belgelenebilirse bu sağlam bir delil oluşturabilir. Ancak, oyuncu kontrat yaptıktan sonraki ödemeler basit anlamda transfer taksitleri olacaktır. Roma ve Sion örneklerine bakarsak, her iki cezanın da tahkim tarafından indirildiğini görüyoruz. Bu, Chelsea'nin de benzer bir senaryoyla karşılaşacağına işaret ediyor aslında. Bu cezaların dayandırıldığı delilleri merak etmekle beraber, tahkimin etkisine bakarar çok da elle tutulur olmadıklarını düşünüyorum açıkçası. Mesela, Chelsea'nin cezasının gerekçesi "bazı teşvik edici ödemelerin önerilmesi". Bu ödemeler sadece önerilmiş mi; yoksa yapılmış mı; yapıldıysa bunların belgesi var mı gibi sorular geliyor aklıma. Bunların cevapları tahkim davası sırasında ortaya çıkar heralde.

İşin derin hukuki ayrıntısını bir yana koyup biraz yüzeysel düşünürsek, ben, Chelsea'nin, Avrupa'daki büyük kulüplerin her gün yaptığı bir şey yüzünden, ağır bir şekilde cezalandırıldığını düşünenlerdenim. Zaten cezayı ilk duyduğumda da "oha!" demiştim. Hatta sonra Hitler'in de bu konudan rahatsız olduğunu da duyurduk burda. "Kontrata aykırı davranmaya teşvik etmek" ciddi bir suç olabilir ama bunu yapan ilk Chelsea miydi, yoksa mali gücü olan her kulüp bunu öyle yada böyle yapıyor mu tartışılır. Türkiye liginde bile 3 büyük kulübün, Anadolu takımlarından koparmak istedikleri oyuncuların aklını çelmedikleri gün geçmiyor. Daha yeni dallı budaklı bir Mehmet Topuz olayı yaşadık mesela. Bu olayda kimse kimseyi birşeylere teşvik etmedi mi yani? Adam kaçırma olaylarına kadar yaşandı be güzel ülkemde. Tüm bunların belgesinin olmaması suç unsurunu ortadan kaldırdı mı yani? Oyuncu yetiştiren kulüplerin korunması tabi ki herkesin ortak dileği. Ancak bir yandan da bu oyuncuların, daha iyi kontratlara, bonservis bedeli boyunduruğuna girmeden imza atabilme özgürlükleri olması gerektiği konusu var. Bu tartışma Bosman Kuralı'nın uygulamaya girdiği yıllardan beri ilk defa tekrar alevlenecek sanırım önümüzdeki günlerde. Arada Wenger'in aklını çeldiği fransız gençleri yüzünden bi ceza da Arsenal'e patlamasa bari. Gerçi zaten transfer yapan bir kulüp değil Arsenal, vız gelir transfer yasağı.

3 yorum:

  1. Takımın adı "La Havre" değil "Le Havre"... Düzeltmek gibi olmasın ama.

    YanıtlaSil
  2. duzelttim, sagol. la havle!

    YanıtlaSil
  3. hmm transfer ve ayartmak... kısa zaman önce troisi olayını yaşadık. ben de o zaman ekşi sözlük'de şöyle bir hesap yapmıştım.

    "sözleşmesini, gençlerbirliği ile federasyona gönderilen esas sözleşmeden önce yaptığı ön protokole dayanarak 1 milyon dolar karşılığında feshetmiş.
    gençlerbirliği bu ön protokolün esas sözleşmenin imzalanmasıyla geçerli olmadığını iddia ediyor; kayseri ise tersini. bu maddeye takılmadan, kayserispor'un haklı olduğunu kabul ederek yapılacak hesap, olayın başka bir yüzünü gösteriyor.

    fesih için ödeden 1 milyon dolar banka kayıtlarına göre james troisi tarafından yatırılmış.
    gençlerbirliği james troisi'ye yıllık 275 bin dolar ödüyormuş ve iki sene daha sözleşmesi varmış.
    aynı troisi, kayserispor ile yıllık 500 bin euro karşılığında 4 senelik sözleşme imzalamış.
    bu rakamlar önümüzdeki iki seneye bakarsak troisi'nin 450 bin euro fazla kazanacağı anlamına geliyor. son iki seneyi de hesaba katınca 1.45 milyon euro için 1 milyon dolar ödediğini görüyoruz. an itibariyle euro/dolar çevrimi yapıldığında 1 milyon dolar 716 bin euro'ya denk geliyor. 1.45 milyon euro ile 716 bin euro arasında 734 bin euro fark var.

    görünüşe göre bu transfer ile troisi 4 sene sonunda 734 bin euro net kazanç sağlayacak.

    troisi, gençlerbirliği ile olan sözleşmesini tamamlasaydı iki senede 550 bin euro kazanacaktı. üstüne kayserispor ile yıllık 500 bin euro karşılığında iki senelik bir sözleşme imzaladığında 1.55 milyon euro kazanırdı yani bu yaptığı transferden 816 bin euro fazla.
    hatta 275 bin euro'luk sözleşmesini iki sene daha uzatsaydı 1.1 milyon euro kazanırdı ki, bu rakamda dört sene içinde kayserispor'dan alacağından 360 bin euro fazla.

    şimdi süleyman hurma çıkıp "etik, duruş muruş..." konuşmasın, matematik çalışsın. şu hesabı fifa'ya gösterseniz troisi'nin o parayı cebinden vermediğini on saniyede anlaşılır. söz konusu ön protokol maddesi geçerli olsa bile futbolcu ayartmanın da tek taraflı fesihe özendirmenin cezası da fifa nezdinde belli. kayserispor'a geçmiş olsun, federasyon da bir kere doğru iş yapsın..."

    peki o dönemde kayserispor'u tehdit eden gençlerbirliği ne yaptı? fifa'ya veya federasyon'a başvurdu mu? diyebilirsiniz ki; "sana ne? iki kulübün arasında bu..." ama öyle değil işte. temiz futbol, etik falan filan zırvaları arasında asıl bunların halledilmesi gerek.

    bir başka örnek, mehmet topuz... mehmet'in beşiktaş ile sözleşme imzaladığı defalarca yazıldı. bir programda eski menejerinin doğruladığını da duydum bunu. bir futbolcunun aynı transfer döneminde iki farklı kulübe imza atamayacağı ile ilgili düzenlemeler var. beşiktaş istese bu sözleşmeyi öne sürerek mehmet'in fenerbahçe'de oynamasını engellemeye çalışabilirdi ama yap(a)madı. neden? çünkü külübünden izin almadan oyuncuyla görüşmüştü ve bu sözleşmeyi açıklasaydı. beşiktaş zararlı çıkacaktı.

    garip olaylardan bahsederken bir de ankaraspor-ankaragücü olayı var ki; yaz yaz bitmez. federasyon'u da bu olayla ilgili yaptıklarıyla değerlendireceğim. ankaragücü'nü uyarmışlar. peki, ahmet gökçek perde arkasına geçip; kukla niyetine birini başkan yaparsa ne olacak? şu dünya genelinde şike ve bu gibi durumlar için kabul gören kanaat ilkesini neden kullanmıyoruz, anlayamıyorum. iki kulüp ortada, adamların niyeti ortada... düşür ikisini de kendilerine çeki düzen verip geri gelmeye uğraşsınlar. bu iki kulübün durumuyla ilgili olarak düşen takımlardan biri dava açarsa, fifa'ya veya uefa'ya giderse liglerin tescili tehlike altında olur. tescil edilmemiş liglerin de şampiyonları veya dereceye giren takımları avrupa kupalarına katılamaz. uyarayım..

    YanıtlaSil