15 Ağustos 2009 Cumartesi

Fubolcu Motivasyonları ve Profesyonellik –1

Hakeme itirazları, antrenörlere baş kaldırmaları ve saha içi kavgalarını kapsayan futbolcu motivasyonları ve bu bağlamdaki profesyonellik Türk futbolunun en ateşli konularından biridir. Ben de bu konuya seri bir yazı dizisi(yazı dizisi biraz iddialı oldu sanırım ama) ile değinmek istedim. İlkiyle başlayalım bakalım,

Hakeme İtirazlar ve Profesyonellik:

Hakeme itiraz sanırım bir çok takım sporunun sorunudur. Bir psikolog olmadığım için sahadaki sporcuların psikolojik durumunu bilimsel olarak analiz edemem, ama bir fiil, uzun bir süre takım sporu yaptığım için, sanırım sporcularla empati kurabilir ve bu sorunun nereden kaynaklandığı yönünde tahmin yürütebilirim. Öncelikle hakeme itiraz oyuncularda istem dışı başlıyor olmalı. Bunu tetikleyen de iki şey olabilir, oyuncunun ya sahada gerçekten yapmadığı bir hareket cezalandırılmıştır ya da oyuncu cezayı hak eden bir hareket yapmıştır, ama istem dışı olarak itiraz etmiştir. Yani profesyonel olamamıştır. İlki, abartmamak kaydıyla haklı bir tepki sayılabilir. Sonuçta hakem kararı değişmeycektir, ama hakemi gelişecek pozisyonlarda daha dikkatli olmaya sevk edebilir. İkincisi de yanlıştır, profesyonelce değildir ve altyapı eksikliğine dayanmaktadır diyebilirim.

İnsan yaşamının temeli alışkanlıklara dayandığından, futbolcular da spora ilk başladıkları anda edindikleri alışkanlıklarla varolurlar. Bu alışkanlıklar da gelecekteki temellerini oluşturur. Maalesef Türk futbolunda da en büyük sorunu bu kötü alışkanlıklarda yaratıyor. Çünkü oyuncu, saha kenarında antrenörünün haklı ya da haksız itiraz ettiğini görünce, başlıyor o da itiraz etmeye ve bu böyle böyle birikerek beynine kazınmaya başlıyor. Sonunda da Türkiye’deki gibi profesyonellikten uzak her şeye itiraz edip oyunu çirkinleştiren, hakemin işini devamlı zorlaştıran ve gereksiz bir gündem yaratan futbolcular çıkıyor. Tabi bu sınıfa giren futbolcular da ikiye ayrılıyorlar, 1-Sadece ulusal maçlarda her şeye itiraz edip, Avrupa’da sus pus kesilenler(sus pus kesilen diyorum, çünkü ingilizceden bir haber çoğu oyuncumuz. Yoksa yine itiraz edecekler), 2- Her yerde itiraz edenler(yani bağardığında ingilizce konuştuğunu sananlar). Yine ikinci sınıfa girenler, karşısında Türk hakem olduğunu sanarak genelde sarı kartı ilk baştan yiyip, susarlar. Hatta bazı antrenörler “Aman oğlum, burası Türkiye değil, size lig maçlarında her şeye itiraz edin diyorum, ama burada olmaz, aman ha” de diyorlardır. Ondan da susuyor olabilir bazıları. Aslında bir de bunlara ek olarak, sadece Türkiye'de görülen, bugün çok kötü oynuyorum, kesin yenileceğiz, bu taraftar ve basın yarın bizi bitirir, o zaman maç sonrası hemen hakemlere saldırayım, bunun için de maç bitmeden bol bol itiraz edeyim ki malzeme çıksın ekolü vardır. Bu da zaten başlı başına başka bir yazı konusu olabilir. Neyse, kısaca diyebilirim ki, sorun futbolcunun eğitiminden başlıyor ve antrenörlerimizin de büyük bir kısmı profesyonel olmadığı için, yanlış telkinlerle dağ gibi büyüyor. Ve olaylar zincirleme olarak ilerliyor.

Zincirleme diyince, bir de olayın diğer aktörüne bakalım. Peki hakemler profesyonel mi? Size hemen yakın zamandan da bir örnek vereyim. Geçen haftaki Gaziantepspor – Galatasaray maçında hakem anlamsız bir şekilde Arda’ya çıkması için bir yön işaret etti, Arda’da, belki de tek eksi yönü olan tavrıyla hakemi sallamadı, ama koşarak çıktığı için kurallara uygun davrandı. Bu noktada hakem de hiç profesyonelce davranmayarak, hayır ben senden üstünüm diyerek, sanki mahallede arkadaşıyla sürtüşüyor gibi, Arda’nın önünü kesip onu yönlendirmeye çalıştı. Peki onun yerinde kel, uzun boylu, italyan bir hakem olsa ne yapardı(evet, profesyonel bir hakemden bahsediyorum) kibarca kenara çekilir, güler yüzle Arda’ya kısa bir açıklama yapar, baktı Arda yavaş hareketlerle sahayı terk ediyor, sarı kartını çıkarır ve oyundan çıkmasını beklerdi. Bu iş bu kadar basit olabilecekken, hakemlerimiz de profesyonel olmadığı için olay devamlı büyüyen bir boyut kazanıyor ve yıllardır düzelemiyor. Sonuç olarak, birçok futbol severin artık sıkıldığı ve seyir zevkini düşüren bu konuya uzun vadede bir çözüm bulunur umarım diyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder