11 Ağustos 2009 Salı

Dağdan Gelen Tehlike

Geçen sezon, Hull ve Stoke gibi son derece mütevazi iki takımın, Championship'ten gelip Newcastle ve Boro gibi köklü 2 kulübü Premier Lig dışına itmesine tanıklık ettik. Premier lig ve diğerleri arasındaki fark açılıyor teorisini çöpe atarcasına yaşanan bu gelişme, bu sene lige adım atan Wolves, Birmingham ve Burnley'in iştahını kabarttı. Peki bu sene bağdan kovulma tehlikesi yaşayacak Premier Lig sakinleri kimler?

Portsmouth
Pompey o kadar kotu bir yaz dönemi geçiriyor ki, bahisçilerin küme düşmelerine verdikleri oran 6/4'e kadar indi. Arap emlak kralı Suleyman Al-Fahim'in kulübü satın almasıyla düzelecek denilen finansal durumları, şeyhin henüz gerekli parayı bulamadığı iddialarıyla tekrar krize girmiş durumda. Transferde kaybedilen Crouch ve Glen Johnson gibi çok önemli iki oyuncunun yerine Lyon'dan kiralık olarak gelen Frederick Piquionne ve Epanyol'dan Steve Finnan alındı. Her ne kadar Piquionne başarılı bir hazırlık dönemi geçirse de takıma ne kadar katkı yapacağı belirsiz. Pompey'in elinde kalan belki de en kaliteli adam olan Niko Kranjcar ise yeni sözleşmeyi imzalamayı reddetti ve sezon sonunda ayrılacağını açıkladı. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de takımın önemli oyuncularından David Nugent ve Marc Wilson, Portekiz'de bir otelde, odalarının dolaplarından söktükleri demir raylarla birbirlerine girdiler. Sezona böylesine bir ortamda giren bir takım Premier Lig gibi zorlu bir turnuvada nasıl varlık gösterir bilmiyorum ama menejer Paul Hart bu takımı ligde tutmayı başarırsa büyük iş yapacak.

Hull City
Geçen sene ilk 9 mactan 20 puan alıp 3.'lüğe kadar yükseldikten sonra ipsiz bungee yaparak geri kalan 29 maçta 15 puan alan Hull için, bu sene rüya bitmiş gibi görünüyor. Transferde kime ellerini atsalar kuruttular. Şu ana kadarki tek dişe dokunur transfer Villareal'den kiralanan Jozy Altidore. Geçen seneki mucizevi 9 hafta gibi dönemi bu yıl da yaşarlarsa bir şansları olur aksi takdirde Wolves ve Birmingham tarafından kapı dışarı edilmeleri işten bile değil. Phil Brown'ın bluetooth kulaklığı bile yetmeyebilir onları ligde tutmaya.

Wigan Atlethic
Tamam Wigan'ın düşeceğini söylemek biraz karamsarlık olur. Hatta bu sene parlayacak takımlar listesi yapsam Wigan'ı oraya da yazardım. Gecen Ocak'ta kaybedilen Heskey ve Palacios gibi iki önemli oyuncunun üzerine bu yaz takımın en iyisi Valencia da ayrıldı. Ama bence takımın en büyük kaybı, Sunderland'e giden Steve Bruce. SB bu takıma çok şey verdi ve Wigan onun döneminde düzenli olarak iyi futbol oynayarak iyi sonuclar aldı. Onun ayrılışı üzerine kulüp başkanı David Whelan, 1995'te oyuncu olarak transfer ettiği, Swansea menejeri Roberto Martinez'i bu sefer teknik adam olarak aldı. Gerçi, Martinez'in yardımcısını, Swansea baş scout'unu ve en iyi oyuncusu Jason Scotland'i da transfer ederek Gallilere biraz ayıp etti. Whelan, ayrıca takım küme düşse bile teknik ekibin arkasında olduğunu belirtti ki geçen sene 11. olmuş takımın başkanının küme düşmekten bahsetmesi benim garibime gitti. Premier lig, alt ligden gelen başarılı antrenörlerin ne yapacaklarının kestirilmesinin zor olduğu bir yer. Eğer Martinez, kendisini bu ligde kanıtlarsa Wigan için düşme gibi bir problem olmaz. Aksi takdirde satılan yıldızlarını aradıkları bir korku filmi izleyebilirler.

Blackburn Rovers
Premier Lig kurulduğundan beri düzenli olarak ligin üst yarısında bulunan Rovers, Paul Ince sağolsun, geçen sene düşme korkusunu hafiften tattı. Neyse ki Big Sam imdada yetişti de Blackburn'u o sihirli 40 puan sınırının üstüne çekti. Bu sene beni endişelendiren takımın transferde yaşadığı hareketlilik. Man City'den sonra en cok oyuncu alışverişi (15) yapan kulüp Blackburn. Kaybettikleri en önemli isim tabi ki Santa Cruz. Ama Hajduk'tan aldıkları Nikola Kalinic gelecek vaad eden bir isim. Onun dışında Elrio van Heerden sağlıklı kalırsa yararlı olacaktır. Bu sene Allerdyce, takıma mutlaka daha istikrarlı bir futbolu aşılayacaktır ama yine de başarılar büyük ölçüde transferlerin tutmasına bağlı. Korkulu rüya görme ihtimalleri az da olsa var.

Manchester City
Tamam bu benim gönlümden geçen de olsa pek akıl karı değil. Ama kim ne derse desin ben hala City'nin son dörde, ilk dörtten daha yakın olduğunu düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder