6 Ağustos 2009 Perşembe

Arsenal ve Transfer Politikasi

Bu ara pek moda Arsenal’e ve uyguladıkları transfer politikasına laf söylemek. Eleştirmek demiyorum çünkü okuduğum yazıların çoğu temelsiz. Kulübün mali durumunu göz ardı ederek yapılan yorumları eleştiri olarak degerlendirmek biraz zor. Burada oturup çok detaylı bir mali tablo çizecek bilgiye tabi ki sahip değilim ancak en azından şu anki finansal yükün en büyük sebebi olan, kulüp tarihinin en büyük yatırımı Emirates Stadı’nın maliyeti hakkında genel bir bilgi verebilirim ki ilerde bu konu hakkında yorum yapacak herkese temel oluştursun.


Emirates’ın toplam maliyeti 430 milyon sterlin. Bunun ödemesi için Arsenal, ilk etapta liderliğini Bank of Scotland’ın yaptıgi bir bankalar konsorsiyumundan 260 milyon sterlinlik kredi aldi. Yaklasik 1 yil sonra bu kredinin 210 milyon sterlinlik kismi bono satisiyla kapatildi ki senelik taksitlerde 20 milyon sterlinlik bir dusus demekti bu. Bu bonolarin geri odemesi olan 25 milyon sterline geri kalan kredinin odemesini ekledigimizde, kulubun, toplam 30 milyon sterlinlik bir nakit odemesi oldugunu goruyoruz. Bunun da 23 milyonluk kismi 13 yil, 7 milyonluk kismi 7 yil daha odenecek.

Bu bahsettigim odemeler sadece kredi cekilen bolum icin tabi ki. Geriye hala 180 milyon gibi bir mebla kaliyor finanse edilecek. Bunun 100 milyon sterlinlik kismi Emirates ile yapilan 15 yillik sponsorluk anlasmasiyla kapatilmis durumda ancak burada uzun sureli bir sponsorluk gelirinin direk stadyuma yonlendirilmesi soz konusu. Takdir edersiniz ki bu da bir maliyet. Bu odemeden sonra geri kalan 80 milyon sterlinin de Highbury arsasina yapilan konutlarin satisi ve stadyum gelirleriyle kapatilmasi planlaniyor.

Bu bilgilerin isiginda soyleyebiliriz ki Arsenal’in transfer butcesi cok titizlikle yapilan ve kolay kolay da delinmeyen bir butce. Gectigimiz sezonlara soyle bir baktigimizda 10-15 milyon sterlin arasi bir meblaya denk geldigini soyleyebiliriz. Bu rakami oyuncu satislariyla arttirmasi mumkun tabii ki Wenger’in. Misal gecen sezon basindaki transferlere bakarsak, Nasri ve Silvestre’ye 23 milyon sterlin harcanirken Hleb, Hoyte ve Silva’dan 16 milyon gelir elde edildi. Yani toplamda 7 milyon sterlinlik bir harcama var. Ancak sezon icerisinde sakatliklar yuzunden sampiyonlar ligi tehlikeye girince alinan Arshavin butceye ekstra 17 milyon harcama yazdi. Bu paranin 10 milyon sterlinlik kismi 2009 butcesine yansidi ve daha gecen sezondan bu sezonki transfer butcesinin bir kismi yenmis oldu.

Butce deyince sadece odenen bonservisleri hesaba katmak cok yanlis. Kuluplerin belini asil buken maas ve pirim odemeleri oluyor cogu zaman. Adebayor gibi yuksek maas alan (bir onceki sezon %100 zam aldiydi kendisi) ama ayni oranda katki yapmayan adamlarin satisinda bu onemli bir etken. Arsenal’in Chelsea gibi milyonlarca sterlin maas odedigi bir yedek kulubesi olusturma luksu yok su anda.

2009 yaz transfer donemine soyle baktigimizda ilk gozumuze carpan ortada bir global kriz oldugu ve ingiliz sterlininin euro’ya karsi cok deger kaybettigi. Bu kosullarin kulupler icin yarattigi baskinin uzerine birde Real Madrid ve Manchester City gibi resmen para sacan iki kulubun yarattigi suni enflasyon eklenmis durumda. Oyle ki Manchester United gibi transfer gelirine bogulmus bir kulup bile ince eleyip sık dokuyor su anda. Abramovic, Zhirkov’dan baska transfere imza atmamisken, zaten agir bir finansal krizde olan Liverpool, Arbeola ve Alonso’yu satmak zorunda kaldi tek transferi Johnson’u finanse edebilmek icin.

Bu yaz Arsenal’de su ana kadarki tek transfer 10 milyon sterline malolan Thomas Vermealen. Buna karsilik Manchester City’e satilan Adebayor ve Toure’den 45 milyon sterlin gelir elde edildi. Arshavin’in boservisin odemesinin de bir kismi yapildiktan sonra 20 milyon sterlin gibi rakamin Arsene Wenger’in emrinde oldugunu soyleyebiliriz. Wenger, sadece basinin gozunu boyamak ve ya elestirilerden kurtulmak icin gidip bu parayi harcayacak bir hoca degil. Uygun sartlarda buldugu takdirde bir kac takviye yapacaktir. Ama daha once dedigim gibi transfer piyasasi cildirmis durumda. Gecen sene Wenger, Ispanya’nin avrupa sampiyonlugunun da etkisiyle fiyati yukselmis olmasina ragmen, Xabi Alonso’yu 12 milyon sterline neredeyse aliyordu (Benitez, Barry’i alamayinca vazgecti). Bugun ayni Alonso 30 milyon sterlin ediyor. Wenger ve Ferguson gibi tecrubeli teknik adamlar bu firtinanin biraz dinmesini beklemenin daha karli olacaginin farkinda.

Ozetle Arsenal’in transfer politikasi uzerinde mikro ve makro finansal kosullarin cok etkili oldugunu gozlemlemek mumkun. Bu Arsene Wenger’in sahsi secimi degil, kulup yonetiminin uyguladigi bir program. Yapilacak her turlu elestiri de bu kosullar goz onune alinarak yapilmak zorunda. Benzer temelsiz elestirilere Arsenal kadar maruz kalan diger bir isim de Wenger’in kendisi ki onu da bir sonraki postta aciklamaya calisacagim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder